Balkon Sebzeleri için Damla Sulama Yöntemi

NOT;Tatile gidenler için önerilir
 
Hem bir süre evde olmadığımız durumlar için, hem de bitkileri az su ile hayatta kalmaya alıştırmaya çalıştığımızdan, damla sulama yöntemini balkonda uygulamaya çalışdık. Birkaç farklı yöntem denedik. Gece gündüz sıcaklık farkları, hortumların sıcakta genleşmesi, suyun sıcakta buharlaşıp şişelerdeki basıncı arttırarak çok akması gibi başarısızlıkla sonuçlanan denemelerimizden sonra en kontrollu olduğunu gözlemlediğimiz yöntemi bulduk.
5 ve 8 litrelik pet şişelere; her üç bitkiye bir şişe gelecek şekilde; en dipten küçük delikler açtık. (Salatalıklar daha çok su istediği için üç salatalığa sekiz litrelik, her üç domatese ise 5 litrelik pet şişeler hazırladık.) Bu deliklere serum hortumları geçirdik, hortumların etraflarını silikon tabancasıyla silikon sıkarak yalıttık. Şişelerin kapaklarına birer küçük delik açtık, bu önemli bir detay, kapakta delik olmazsa şişeler bir süreden sonra iç basınç azalmasından deforme oluyorlar, su da akmıyor.

Serum hortumlarının en ucuna serum muslukları taktık. Damlama sıklıklarını ayarladık. Her bitkinin; hem saksısının boyuna hem de bitkinin boyuna bağlı olarak ihtiyaç duyduğu su miktarı farklı, bu sebeple en önemli aşama muslukların damlama sıklığını doğru ayarlayabilmek.

Beş litre su üç orta boy dometes bitkisi için (baştan saksı tabaklarını suyla doldurduktan sonra) sıcaklığa da bağlı olarak 7-8 gün süresiyle yeterli sulama sağlayabiliyor. Ancak üzerinde çiçek olan ve sebze vermeye başlamış bitkilerde damla sıklığı daha fazla olmalı; buna bağlı olarak da suyun kullanım süresi daha kısa olacaktır. Üzerinde çok çiçek ve sebze olan domatesler için beş litre suyu 5 günde verecek şekilde musluk ayarı yapmak daha uygun olabilir. 5 litreyi beş günde verme durumunda, sıcak ve kurak zamanda çiçekli ve sebzeli bitki başına günlük su kullanım miktarı 0,35 lt gibi bir miktar oluyor, bunun belirli bir kısmı da buharlaşmaya gidiyor.

Reklamlar

ORKİDELER (Orchidaceae)

 

ORKİDELER (Orchidaceae)

Orkideler narin, cazip güzellikte, egzotik görünüşlü çiçekleri ile bütün dünyada en kıymetli çiçeklerin başında yer alır. Bu çiçeklerin uzun ömürlü ve dayanıklı olması kesme çiçek olarak değerini daha da artırır.
Orkide sanılanın aksine sadece tropik bölgelerde yetişmez. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20.000 den fazla orkide çeşidi mevcuttur. Mesela Anadolu ve Kıbrıs’da yetişen bir çok orkide cinsi vardır. Bunların bir bölümü "Sahlepgiller" olarak tanınır. Ülkemize has sahlep tozu bu bitkilerin yumrularından elde edilir.

Yazımızın konusu olan orkideler ise tropik veya yarı tropik iklimlerde yetişen ve süs bitkisi olarak kullanılan cinslerdir.
Bu orkidelerin çoğu tabii olarak ağaç üstlerinde yaşayan fakat parazit olmayan bitkilerdendir. ( Epiphytes)
Bu cinsler çiçekçilikte ilerlemiş ülkelerde, uygun sera şartları sağlanarak yıllardır yetiştirilmektedir. Hatta bir çok amatör meraklı kendi imkanları ile sera şartları hazırlayarak zengin canlı koleksiyonlar meydana getirmiş, bu işi hobi olmaktan çıkararak amaç edinmişlerdir. Biz sade vatandaşların ise ev bitkisi olarak orkide yetiştirebilmesi yakın zamanlara kadar akla bile gelmezdi. Fakat son zamanlarda yine batıdan başlayan bir akımla ev şartlarında en kolay yetişen orkideler keşfedildi veya melezleri üretildi. Adım başı rastlayabileceğimiz büyük marketlerde, seralarda satışa sunuldu. Bu işin heveslileri günden güne çoğaldı. Artık salonumuzda başdöndürücü güzellikleri ile bu zarif çiçeklerin boy göstermesi hiç de hayal değil..
Orkideler diğer bitkilerden daha fazla ilgi bekler. Ancak onları ev şartlarında hayatta tutmak pek zor değildir. Önemli olan en uygun ortamı sağlayarak bol çiçek açmalarını sağlamaktır.

Orkide yetiştirmenin kuralları genel özellikler taşıdığı için aşağıda ana başlıklar halinde belirtildi.
Cinsine göre değişen özellikler ise her bitkiyi tanıtan bölümde ayrıca anlatılıdı.

GENEL KURALLAR

                                                                                                               Orkide yetiştirmeye yeni başlanıyorsa mutlaka üzeri bol tomurcuklu ve birkaç çiçeği açmış olgun bir bitki satın alınmalıdır. Bitkiyi almadan önce evde en uygun ortam ve şartlar ayarlanmalı, mevsim kış ise eve getirene kadar soğuktan muhafaza edilmelidir. (Çiçeğin naylon muhafazasının üzerine gazete kâğıdı sarılabilir.)

ISI: Güzel ve uzun ömürlü çiçekler için orkidelerin gece ve gündüz arasında 6-8 derece bir ısı farkına ihtiyaçları vardır. Cinsine göre biraz değişmekle beraber, gündüz:20-25, gece:16-17 derece idealdir.

IŞIK: Direkt güneş almayan bol ışıklı, aydınlık bir yer lazımdır. Sabah veya akşam güneşi alan bir pencerenin yakını idealdir. Penceredeki bir tül perde ışığı yeteri kadar filtre edecektir. Kış aylarında yapay ışık kullanılabilir. Floresan lambalar bu durumda yeterlidir.Yalnız, ışığı direkt bitkiye değil de, başka bir yerden bitkinin üzerine yansıyabilecek şekilde yerleştirmek gerekir. Bitkinin günde 12-14 saat ışık alması çiçek yapımını hızlandırır.

  • Yapraklar ışık açısından iyi bir göstergedir. Koyu yeşil, yumuşak yapraklar bitkinin az ışık aldığını, cinsine göre sarımsı-yeşil veya kızarmış yapraklar ışığın fazla geldiğini gösterir. Yeterli ışık alan orkidenin yaprakları açık , canlı bir yeşil olur.
  • Orkideler yandan değil, tepeden gelen ışıktan daha çok hoşlanırlar.

  • SULAMA: Musluk suyu kireç ve klor taşıdığı için sprey veya sulama suyu olarak kesinlikle uygun değildir. Yağmur suyu veya memba suyu kullanılmalı, su oda sıcaklığında olmalıdır. Saf su gerekli mineralleri taşımadığı için kullanılmaz. Çoğu cinslerde iki sulama arasında üst toprağın hafif kuruması beklenir.Toprağın tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Toprak ıslak değil, nemli olmalıdır. Yaprak ve çiçekler ıslatılmadan sulanır. Saksı tabağında su biriktirilmez. Orkideler genelde ağaç üstlerinde veya geçirgen ormanaltı çürüntülerinde yetiştikleri için çok iyi drenaj gerektirirler.

    • Sulama ve püskürtme daima sabahları yapılmalıdır . Akşam sulamalarında bitki kurumaya fırsat bulamaz ve hastalanır.

NEM: Yüksek nem oranı şarttır. Bir püskürtücü ile yapraklarına her sabah ılık su püskürtülmeli,çiçekler ıslanmamalıdır. Daha iyi bir metod çakıllı tepsi kullanmaktır. Bu aynı zamanda drenaj problemini azaltır ve bitkiyi sıcak tutar. İki metod aynı anda kullanılabilir.

BESİN: Orkideler için hazırlanmış bir sıvı gübre ile yaz aylarında 2, kışın 4 haftada bir beslenir. Aşırı gübreleme faydadan ziyade zarar verir. Önerilere dikkatle uymalıdır.

SAKSI DEĞİŞTİRME: Bitki sağlıklı görünüyorsa mümkün olduğu kadar saksı değiştirilmemelidir. Saksıdan çıkan birkaç kök önemli değildir. Değiştirme yapılacaksa çiçeksiz bir döneme denk getirilir. (Normal toprak kullanılmaz. Bulunabilirse orkide için hazırlanmış özel torf kullanılmalıdır.( ağaç kabuğu, yaprak çürüntüsü, yosun ve bitkisel kömürden hazırlanmış karışımlardır).
Uygun torf bulunamazsa bahçe ürünleri satan her yerde bulunabilen hindistan cevizi lifleri kullanılabilir. Yeni saksı eskisinden sadece bir numara büyük olmalıdır.
HAVALANDIRMA:
Orkideler aşırı sıcak, kuru ve havasız ortamları hiç sevmez. Kış aylarında bile havadar mekan ister. Ancak hava cereyanından korumak şarttır. Pencere önleri bu yüzden pek ideal değildir. Bulunduğu ortam bitkiye direk rüzgar gelmeyecek şekilde her gün havalandırılır. Cam açılamadığı zaman vantilatör çalıştırılması da gerekli sirkülasyonu sağlayacaktır. Bitkiler ilkbahar sonlarında korkmadan dışarı çıkarılabilir. Orkideler bundan hoşlanır ve sağlıklı gelişir. Balkon veya bahçenin rüzgardan korunaklı, gölge bir yerinde havalar soğuyana kadar tutulabilir.Güneş yaprakları yakabileceğinden gölge şarttır. Gölge yoksa koyu renk bir tül veya şemsiye ile de korunabilir.

Orkideler çiçeksiz iken de dikkatle sulanıp bakılmalıdır. Orkidelerin çiçekleri geçtikten hemen sonra sapları 2-3 boğum üzerinden kesilir.

Orkidelerin çiçeklenme zamanı cinsine göre değişir. Aşağıda belirtilen zamanlar şartlara göre değişebilir.

Yapraklarda kahverengi nokta veya lekeler

Lekeler sert ise direkt gün ışığından olabilir. Lekelere dokunulmaz. Bitki biraz gölgeye çekilir. Lekeler yumuşaksa mantar demektir. Hasta dallar derhal kesilip alınır.

Büyüme bozukluğu

Dallar yan veya aşağı sarkarak büyüyorsa ışık veya sulama yetersiz olabilir.

Küflenme
Yapraklarda küflenme görünüyorsa serin ortamda aşırı nemlendirme yapılıyor olabilir. Akşamları sulama ve püskürtmeden kaçınılmalıdır.

Çiçek açmayan bitki

Bakımı doğru yapılıyor ve bitki sağlıklı ise daha fazla ışık gerektiğini gösterir. (Yapay ışık)
Gece-gündüz yeterli arasında ısı farkı yoksa çiçeklenme olmayabilir. Zira bitkinin tomurcuk yapabilmesi için gün ışığında ürettiği besini gece dinlenme sırasında depolaması gerekir. Gece yüksek ısı varsa bu besin harcanır. Dolayısı ile tomurcuk yapamaz.

Tomurcuk dökülmesi

Büyük ihtimalle sulama yetersiz veya ortam fazla kuru olabilir. Yeni alınmış bitkilerde çok görülür.

Hijyen

Bitkinin sararmış yaprak ve çiçek sapları mutlaka steril bir makasla kesilmelidir.

Böcek türü zararlılar orkidelerde pek görülmez. Seyrek olarak kabuklu bit olursa alkollü bir pamukla temizlenir.

SOĞANLI BİTKİLERİN EVDE YETİŞTİRİLMESİ

SOĞANLI BİTKİLERİN EVDE YETİŞTİRİLMESİ

Baharı salon veya mutfağınızda açan mis kokulu sümbüllerle karşılamak ister misiniz? Öyle ise üç günde soluveren kesme çiçekler yerine saksıda yetiştireceğiniz soğanlı bitkilerle haftalarca bu güzelliğin keyfini sürebilirsiniz.
Bunun için bir alışveriş merkezinin bahçe bölümünü ziyaret etmeniz yeterli.. Eylul ayından itibaren bahçe soğanları satılmaya başlanıyor. Ev için safran (crocus) ve sümbülün her çeşidi,nergis ve lalelerin kısa boylu ve erken açan cinsleri uygundur.
Saksıların dibine drenaj için kiremit parçaları veya çakıl koyun. Yarıya kadar toprak doldurun. Soğanları birbirine değmeyecek şekilde bastırmadan yerleştirin.. Üzerine soğanlar örtülünceye kadar toprak ekleyin. Hafifçe bastırın ve sulayın. Saksıları soğuk ve karanlık bir yere yerleştirin. Bodrum,camekanlı balkonda bir dolap içi olabilir veya saksıların üzerine siyah naylon poşet geçirebilirsiniz. Saksıları 2 ay kadar öylece bırakın. Ara sıra kontrol edin.Toprağı kurumuşsa biraz sulayın.
6-10 hafta içinde soğanlar uç verecektir. Karanlıktan önce gölge,bir iki gün sonra da aydınlık bir yere alın.Yapraklar uzayıp tomurcuk sapları kendini gösterince saksıyı evde direkt günışığından uzak aydınlık bir yere yerleştirin. Düzenli olarak sulayın.Saksıları ara sıra çevirin. Çiçekler bittikten sonra saksıları dışarı çıkarabilirsiniz. Yapraklar kuruyuncaya kadar sulamaya devam edin. Soğanları kuru bir yerde saklayın. Sonbaharda bahçeye ekebilirsiniz.
Alacağınız soğanlar çürüksüz,hastalıksız olmalıdır. Sümbülleri tek dikebilirsiniz ancak diğerlerini grup halinde dikerseniz daha gösterişli durur. Paketin üzerinde çiçek açma tarihi yazar. Farklı zamanlarda açan soğanlar seçerseniz,şubattan mayısa kadar sürekli çiçek elde edebilirsiniz.

Eski kütüphaneden çiçeklik…

 
      Eski kütüphanenizi kullanmıyorsanız ve evinizde bol miktarda çiçeğiniz gelişigüzel yerlerde durup, zaman zaman canınızı sıkıyorsa size bir önerimiz var. Kütüphaneyi solvent bazlı bir boya ile boyayın.
     
     Bozuk va pürüzlü yerleri zımparalamayı, yağlı boyayı iyi havalandırılan bir yerde yapmayı unutmayın. Tüm çiçeklerinizi içine yerleştirin. Hem daha şık dururlar hem de derli toplu bir kış bahçeniz olur.
     
Bitkilerinizin sağlıklı yetişmesi için bilmeniz gereken sırlar
Kaktüs: Kaktüslerinizi gün ışığı alan bir yerde, torflu toprak içerisinde kuru kalmayacak biçimde çiçekli bitkilerde çiçeklerine su püskürtmeyecek şekilde yetiştirmelisiniz.

Aşk merdiveni: Gün ışığı gereklidir, ama bahar ve yaz aylarında direk güneş ışığından korunmalıdır. Toprağı nemli olmalı, ama asla üstten sulanmamalıdır. Sulama, saksı dibinden yapılmalıdır. Yapraklarına su püskürtülmelidir.

Aechmea: Gelişme döneminde 22 derece sıcaklık ve direkt güneş ışığı almayan bir ortam gereklidir. Dinlenme döneminde ise su azaltılarak serin bir yerde bulundurulmalıdır.

Bonsai: Nem oranı yüksek bir ortamda, torflu toprak içerisinde kuru kalmayacak şekilde, ancak az sulanmalıdır. Gelişme döneminde yapraklara su serpilmelidir.

Dieffenbachia: Kısmen nemi yüksek bir ortam ister. Gelişme döneminde 20-25 derece, kışın ise 15-16 derecelik sıcaklıkta yetiştirilmelidir. Yazın yapraklara bolca ılık su püskürtülmelidir. Dinlenme döneminde toprak nemli tutulmalıdır.

Orkide: Yaz aylarında direkt güneş ışığından sakınılması gereklidir ama genelde bol ışık ister. Çiçeklerine su püskürtülmeden, haftada bir kez sulanmalıdır. 18-22 derece sıcaklıkta yetişmektedir.

Huzurlu evler yaratmanın pratik yöntemleri

İş hayatı ve trafik derken gün içinde stressiz kalmak çok zor! Herkesin ortak arzusu ise yoğun bir günün ardından evde dinlenebilmek. Bu ayki House Beautiful dergisi huzurlu bir mekan için önerilerde bulundu.

* Duygusal denge için güneş evinize alabildiğine girmelidir. Işığın ulaştığı yöne mobilyalarınızı yerleştirin. Ağır perdeler yerine, ince ve şeffaf olanları kullanın.

* Toprak tonları konforu, olgunluğu ve tabiatla bağlantıyı çağrıştırır. Kahverengimsi sarı, saman, haki, kahvemsi gri ve taş renkleri ortama otantik bir hava katar. Ev-ofisler, eğlence mekanları ve mutfaklarda kullanılan tabiat renkleri makinelerin soğuk etkisini yumuşatır.

* Sarı, turuncu ve kırmızı gibi sıcak renkler uyarıcıdır. Nabız atışını hızlandırdığı, heyecan ve endişe duygusunu çağrıştırdığından yoğun aktivite alanları için uygundur.

Romantizmi ifade eden pembe ve tonları ise yatak odaları için idealdir.

Cennet ve evren
* Beyaz, maneviyatı ve meditasyonu temsil eder. Yaratıcılığı destekler, diğer renkleri açığa çıkarır. Beyaz bir mekandaki sarı detaylar mutluluğu çağrıştırır ve aile birliğini temsil eder.

* Mavi gökyüzünü; deniz ise cennet ve evreni hatırlatır. Toz mavisinden koyu kobalt tonlarına kadar olan renkler, endişeyi ve stresi azaltır. Daha koyu tonlar ise konsantrasyonu destekler. Dinlendirici bir mekan için maviyi toprak tonlarıyla kombinleyebilirsiniz.

* Mutfak ve

yemek odasını düzenlerken iştah artıracak renk ve kokuları seçmeye özen gösterin. Kırmızı, sarı ve turuncu tonları iştah artırır, mavi ise azaltır.

Dağınıklığa dikkat
* Evde güven hissini güçlendirmek için antre ve merdivenlerde gece ışıkları, evin dışında harekete duyarlı aydınlatmalar, yatak odanızın yakınında duman ve karbon monoksit dedektörleri kullanın.

* Dağınıklık stresi körükler. Bu yüzden özellikle çok fazla dağılan odalarda bolca depolama ünitesi bulundurun.

* Sağlıklı ve deliksiz bir uyku; huzurlu ve abartıdan uzak mekanlarda gerçekleşir. Yatak odanızı çevresel
Huzurlu evler yaratmanın pratik yöntemleri

İş hayatı ve trafik derken gün içinde stressiz kalmak çok zor! Herkesin ortak arzusu ise yoğun bir günün ardından evde dinlenebilmek. Bu ayki House Beautiful dergisi huzurlu bir mekan için önerilerde bulundu.

* Duygusal denge için güneş evinize alabildiğine girmelidir. Işığın ulaştığı yöne mobilyalarınızı yerleştirin. Ağır perdeler yerine, ince ve şeffaf olanları kullanın.

* Toprak tonları konforu, olgunluğu ve tabiatla bağlantıyı çağrıştırır. Kahverengimsi sarı, saman, haki, kahvemsi gri ve taş renkleri ortama otantik bir hava katar. Ev-ofisler, eğlence mekanları ve mutfaklarda kullanılan tabiat renkleri makinelerin soğuk etkisini yumuşatır.

* Sarı, turuncu ve kırmızı gibi sıcak renkler uyarıcıdır. Nabız atışını hızlandırdığı, heyecan ve endişe duygusunu çağrıştırdığından yoğun aktivite alanları için uygundur.

Romantizmi ifade eden pembe ve tonları ise yatak odaları için idealdir.

Cennet ve evren
* Beyaz, maneviyatı ve meditasyonu temsil eder. Yaratıcılığı destekler, diğer renkleri açığa çıkarır. Beyaz bir mekandaki sarı detaylar mutluluğu çağrıştırır ve aile birliğini temsil eder.

* Mavi gökyüzünü; deniz ise cennet ve evreni hatırlatır. Toz mavisinden koyu kobalt tonlarına kadar olan renkler, endişeyi ve stresi azaltır. Daha koyu tonlar ise konsantrasyonu destekler. Dinlendirici bir mekan için maviyi toprak tonlarıyla kombinleyebilirsiniz.

* Mutfak yemek odasını düzenlerken iştah artıracak renk ve kokuları seçmeye özen gösterin. Kırmızı, sarı ve turuncu tonları iştah artırır, mavi ise azaltır.

Dağınıklığa dikkat
* Evde güven hissini güçlendirmek için antre ve merdivenlerde gece ışıkları, evin dışında harekete duyarlı aydınlatmalar, yatak odanızın yakınında duman ve karbon monoksit dedektörleri kullanın.

* Dağınıklık stresi körükler. Bu yüzden özellikle çok fazla dağılan odalarda bolca depolama ünitesi bulundurun.

* Sağlıklı ve deliksiz bir uyku; huzurlu ve abartıdan uzak mekanlarda gerçekleşir. Yatak odanızı çevresel gürültülerin uzağında bir yere taşıyın.

* Koton çarşaflar ve alçak yastıklar kullanın. Toprak rengi tonları, kuru dallar ve beyazlatılmış koton, huzurlu bir yatak odasında rahatlığı çağrıştırır.

* Kavisli formalar ve pamukla doldurulmuş yastıklar, rahatlamaya ve meditasyona uygun bir ortam yaratır.

* Floresan lambalarını, yumuşak ışık veren dolaylı aydınlatmalarla değiştirin. Sert ve aşırı parlak aydınlatmalardan kaçının.

* Yeşil gözleri dinlendirir, acıyı hafifletir, sağlığı ve dinlenmeyi çağrıştırır. Zeytin yeşilini ahşaplarla ve kızılımsı kahvelerle, denizköpüğü yeşilini kum ve mercan tonlarıyla kombinleyin.

Manolya

Limon çiçeği kokusunda iri beyaz çiçekli bir süs ağacıdır. İri parlak yeşil yaprakları vardır. Kuzey Amerika’ nın güneydoğu bölgeleriyle Güney Asya’ da tabi olarak yetişir. Çok makbul bir süs ağacı olduğundan parklarda bahçelerde yetiştirilir. Bir çok çeşitleri vardır. Kışın yapraklarını dökmeyen Amerika’ da yetişen bir manolya cinsinin yüksekliği 30 m ye erişir. Bizdeki manolyaların boyu ortalama 5 m kadardır. Bazı çeşitleri erguvana yada kırmızıya yakın renkte çiçekler açar. Manolya nazik bir bitkidir. Çiçeği koklanınca sararır. Fidanı da ilk yıllarda oldukça büyük bir özen ister. Büyük saksılarda yetiştirilen fidanlar sonradan kökleri zedelenmeden toprağı ile birlikte başka yere dikilir. Manolyalar 6-9 yıllıkken çiçek vermeye başlar. Kökleri yayvan toprağın yüzüne yakın olduğu için bellerken zedelememeye dikkat edilmelidir. Dökülen yaprakları dibindeki toprağa karışıp çürürse ağaç için iyi bir gübre olur. Manolyagiller bitkiler aleminin ayrı taç yapraklı ikiçeneklilerinin bir bitki familyasıdır. Manolya yıldız, anason gibi bitkiler bu familyadandır.

Nilüfer

İkiçenekli bitkilerin çok meyveyapraklılar grubu olan nilüfergiller ailesi su bitkisidir. Bu ailede yaprak sapları uzun, kök sapları yatay durumlu olan su bitkileri bulunur. Yaprak ayası tam kenarlı yada taban kısmında yarılmıştır ve su üzerinde yüzer. Uçtaki tek olarak bulunan çiçekler de su üzerinde bulunur. Çiçek yapısında, dışta birkaç çanak yaprağı, en içtekileri biraz erkekorgan biçimine dönüşmüş çok sayıda taç yaprağı, esas erkekorganlar ve yumurtalıklar bulunur. Nilüfergiller bir çok cinsi kapsar. Nymphaea cinsinden nilüferler arasında, Batı Avrupa’ ya özgü tek tür olan beyaz nilüfer yada aksu gülü (Nymphaea alba) ile mavi nilüfer, Mısırlıların Mısır lotusu (bir nilüfer çeşidi) ve doğu Hintlilerin kırmızı nilüferi bulunur. Tüm Avrupa’ da çok rastlanan sarı nilüfer (Nuphar luteum) Nuphar cinsine aittir. Hindistan nelumbosu yada pembe lotus (Nelumbo nucifera) beyaz taçyaprakları ve anason kokusuyla en güzel çiçeklerden biridir. Bununla birlikte, boyu 30 sm’ ye ulaşan bu çiçek, ailenin en büyük bitkisi değildir. Gerçektende Victoria’ nın yapraklarının boyu 1 m’ yi aşar. Kalkık kenarları ve su üzerinde yüzebilmesi sayesinde, onlarca kilo ağırlığı batmadan kaldırabilir. Simgesel bitkiler olan nilüferler aynı zamanda yaralı da olabilirler. Mavi nilüferin ve özellikle Mısır lotusunun kökleri nişasta bakımından zengindir ve besleyici özelliği nedeniyle Mısır’ da hala besin olarak tüketilmektedir. Yenebilen tohumları da bir çeşit darı gibi kullanılmaktadır. Kökleri nişasta bakımından zengin olamayan beyaz nilüfer ancak önemli kıtlık durumlarında işe yara. Uzun süre sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılmış, daha sonralarıysa bir uyarıcı olarak değerlendirilmiştir. Günümüzdeyse hiçbir özel etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır.