SATICI

SaticiWordPress.com

Insan Hayvandan Gelmemistir

Insan Hayvandan Gelmemistir

Kainatin ve en seçkin varligi olarak yaratilan insani, bütün serirler kiskandi. Ve onu o yüce makamindan alasagi etmek için akil almaz planlar yapildi. Fakat insanin vicdanindan yükselip ona gizliden gizliye gerçekleri fisildayan bir ses, her seferinde bu planlari akim birakiyordu. Bunun farkina varan ser kuvvetler, hayvanlari dahi utandiracak bir yola basvurarak dehsetli bir plani tatbike koyuldular:

Esref-i mahlukat, yani yaratilanlarin en sereflileri olarak dünyaya gönderilen insanoglu, ne yapip bir hayvan olduguna inandirilacak ve gönül baglarindan kopartilarak vicdanindan yükselen sesleri duymaz hale getirilecekti. Tabii ki bunun için ilk önce hayvanlardan bir ata, sonra da hayvani fikirler üretip hayvani bir hayat yasayan sözde bir ilim adami bulunacak ve ateistlerin bütün imkanlari bir araya getirilerek “Allah inanci”nin reddedilmesi saglanacakti.

Neticede, sahteciligin her nev’i mübah sayilarak ve üstelik insani hayvandan ayiran yüce hasleti olan akli da vasita kilarak: “Sen hayvanlardan evrimle gelisen ve sadece maddeden ibaret bir varliksin ve maymunun bir türünün” iddialari ortaya atildi. Büyük maddi kaynaklarla tek tek satin alinan sahte ilim adamlari ve ele geçirilen haberlesme vasitasiyla baslatilan bu hücum o kadar siddetliydi ki, bütün akil sahipleri bile dilini yutmus gibi sustu direnemedi.

Halbuki bu korkunç oyunu, Kainatin en yüce varligi olan Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v.) daha 14 asir öncesinden görmüs ve mucizeler mucizesi bir ifadeyle Veda Haccinda açikça haber vermisti:

“Ey insanlar. Hepinizin atasi birdir ve Adem (a.s.)’dir. Kim onu inkar ederse; inananlarin ve meleklerin laneti onun üzerine olsun!”

Ne yazik ki insanlar Efendimizin (s.a.v.) bu açik ikazina ragmen, kendisine “Hayvanzade” diyen maymun kilikli ateistin suratina tükürüp:

“Hayvanlik sana aittir, biz Ademzadeyiz” diyerek uzun müddet ciddi bir mücadele baslatamadi.

Hamdolsun, Efendimizin (s.a.v.) bu emrine uyarak 40 yildir marksist, ateist ve darwinistlere karsi mücadele vermekteyiz.

Ben, yukaridaki gerçegi, bu saskin ateistlere bir türlü anlatamadim. Evrim bir teori degil, faraziyedir,bir tarz varsayimdir. Evrimcilerin halini tespit için, faraziye sahibi Darwin’i mutlaka tanimakta fayda vardir. Ateistlerin “dahi ilim adami” diye yutturduklari bu saskin, Ingiltere’de her türlü fakülte oldugu halde hiçbirinde dikis tutturamamis, papaz okulunu da yarisina kadar okuyabilmistir. Üstelik çaginda ileri sürdürü “insanin maymundan evrimle gelistigini” bildiren faraziyesi, bir biyoloji master ögrensisinin edebi açidan tashihlerini yapmasi için kendisine verdigi notlardir. Yani Darwin, akil almaz bir piskinlikle ve tam maymunlara yakisir bir vaziyette adamin master tezinin üzerine oturuvermistir. Sonraki gelismeler ise malumdur ve pek çok biyoloji uzmani, çig gibi büyüyen ateist firtinaya kapilarak bir sürü sahte bilgileri Darwin’in faraziyesine yamamislardir. 1950’den bu yana Watson’un DNA’yi kesfiyle beraber bu yamalar teker teker düsmüs ve su anda ortada Darwin’den bile daha fazla prestije sahip olan maymunlardan baska birsey kalmamistir.

Darwin faraziyesini yerle bir eden ilmi delilleri beraberce inceleyelim:

1- Evrimciler, canlilari basit, gelismis, ve çok gelismis olmak üzere üç grupta toplamislardi. DNA ‘nin kesfinden sonra bütün canlilarin kimyevi yapilarinin hemen hemen ayni oldugu anlasildi. Bu canlilarin hücreleri arasindaki tek fark, program farkindan ibaretti. Yani kimyevi yapi açisindan safra hücresi, ot hücresi veya beyin hücresi ayniydi ve bunlarin arasindaki tek fark, belirttigimiz gibi matematik programlarindaydi. Su halde Evrim düsüncesi, temelden yikiliyordu. Matematik program paketinin ilkeli, gelismisi olmaz ki evrimi olsun. Bu pogramlar, hücrelerin genetik sifrelerindeki degismez dizilerdir. Ve ilim adamlari tarafindan defalarca ortaya konmustur. Mesela genetik mühendisleri, yirmi yildir çalismalarina ragmen birbirine tipatip uyan, fakat sadece beslenme farkliliklari arzeden paratifo A bakterisini paratifo B bakterisine veya tersine dönüstürememistir.

2- Evrimin milyonlarca yillik zaman dilimlerinde yavas yavas gelistigini savunan evrimcilere, 1965 yilanda Izlanda yakinlarinda aniden ortaya çikan Surtsey adasindan da bir tokat gelmistir. Çünkü bu yeni adada, 2 yil içinde yüzbinlerce tür böcek ve bitki ortaya çikmistir.

3- Evrimcilere göre evrim, mutasyonlardan yani genlerin degismesinden dogar. Oysa ki Nobel mükafati kazanan Müller’in x isinlariyla yaptigi deneyde, sirke sineklerinde gen degisimi olmamis ve genlerin imha edilmesi konusunda yesil gözlü sinekler dogmustur. Günümüzde bile genetik sifrelere yeni bir istidat, bir sifre eklemek mümkün degildir, ancak bir sifre çikartilabilir. Bu ise gelismeye degil, ilkellesmeye yarar.

Yani mutasyona (genlerin degismesine) bakip, evrime çanak tutamazsiniz.

4- Insanla maymun arasinda yasamis oldugu ileri sürülen eskiçag insani diye bir insan kesinlikle yoktur. Zaten böyle bir sey olsa, maymunluktan çikarak az insanlasmis, orta derecede insanlasmis, insana çok yaklasmis gibi görüntüler arzeden insanla maymun arasi en az on tür canli bulunmasi gerekir.

Bugün maymunlarin beyni 150 gram, insanin beyni ise 1850 gram civarinda iken, beyin agirliklari 300, 500, 700 ve 1000 gram olan yan insan yan maymun türleri nerededir? Tabiatta maymunlarin bütün türleri yasadigina göre, bu ara türlerin (veya en azindan iskeletlerinin) adim basi ortaya çikmasi gerekmiyor mu? Yüz milyon yil önce yasayan dinazorlarin binlerce iskeleti bulunmus olmasina ragmen, maymunla insan arasinda bir fizyolojik yapi arzeden tek bir iskeletin dahi bulunamamis olmasi, bu maymun kilikli sahtekarlarin yüzünü kizartmiyor mu?

Çesitli müzelerde insanla maymun arasi bir canli iskeleti diye teshir edilen 6 adet kafatasinin, insan ve maymun kafatasi veya dislerinin biraraya getirilerek ortaya çikan montajlar oldugu, Amerikan Yaradilis Enstitüsü Baskani Duane Gish tarafindan bütün dünyaya ilan edilmistir.

Nebraska insani,Cava insani, Pekin insani, Pitdown (Ingiltere) insani gibi adlar verilen bu iskeletIerdeki sahtekarligi Zafer Yayinlari’nda daha önce detayli olarak size ulastirmistik.

5- Darwin’cilerin akil almaz bir gafleti de, evrimin bir gelisme ve yücelme meselesi oldugunu iddia etmeleridir. Allah’a (C.C.) inanmadiklari halde, bu yücelmeden neyi hedeflediklerini anlamak mümkün degildir. Mesela bu yücelme, acaba biyolojik bir suur açisindan mi, yoksa elektronik bir mükemmellik noktasindan mi söz konusudur? Eger elektronik mükemmellik deniyorsa, o zaman evrimin en uç halkasi yarasalar olmalidir. Çünkü yarasalarda bulunan radar sistemi, hiçbir canlida yoktur.

Evrimcilere göre eger mücadele ve savas kabiliyeti ölçü ise, bu durumda da en gelismis canli,modern kimyevi silahlariyla savasma özelligine sahip olan termit böceklerdir.

6- Evrimci Darwinistler, güçlünün zayifi tasfiye ettigini ve çevrelerine uyum saglayamayan canlilarin seleksiyona ugradigini savunurlar. Halbuki:

a) Deve ot yiyen bir hayvan olmasina ragmen Afrika’nin veya Amerika’nin dev ormanlarinda degil de çöllerde yasar.

b) Kör yilan aslinda bir kertenkeledir. Ayaklari olmadigi için hayati çok zordur. Milyonlarca senedir arzda yasar ama ayak mekanizmasini gelistirememistir. Üstelik hayat sahnesini de terk etmemistir.

c) Bir tür Avustralya kirpisi, dikenli yavrularini kanguru gibi karninda tasir ve aci çekerek onlari büyütür. Neden o da diger hayvanlar gibi yavrusunu disari salivermez?

Bu tür örnekleri çogaltmak mümkündür.

d) Insanoglun tahripkar eli karismamak sartiyla tabiatin dengesinde hiçbir tasfiye yoktur. Milyonlarca hayvan kendilerine tahsis edilen nüfus sayisini asamadan milyonlarca yildir nüfuslarini koruyarak yasamistir.

7- Darwin ve saskin müridlerinin akil erdiremeyecekleri bir baska husus da türlerin çoklugudur. Eger genetik sifreler yoluyla bir türden diger türe atlama olsaydi, amipten sonra tek tip bir solucan, ondan sonra da tek tip bir balik türü dogacakti. Dünya tabiatinin güzelligini tamamlayan milyonlarca farkli tür, bir zincirlesme olayinda yatay olarak nasil gelisti?

8- Matematik olarak da genetik kartlarda evrim imkansizdir. Çünkü genetik sifrelerin incelenmesi göstermistir ki, bir solucanin bir amipten genetik sifre programlari üretebilmesi için 39 x 10 üzeri 20 mitoz çogalma denemesi gerekir. Sadece bu islem için 10 milyon yil geçmesi lazimdir ki kainatin ömrü buna yetismez. Çünkü ondan sonraki safhalar için de yüzmilyonlarca yil gereklidir. Yani matematik olarak da evrim imkansizdir.

9- Evrimin milyon yillara taksimi uydurmasini ise, Prof. Maxwestenhafer temelden yikmistir. Bu ilim adami, sürüngenlerin ve memelilerin ayni anda dünya sahnesine çiktigini ispatlamistir.

Yani evrimciler ne uydurmussa, hepsi de teker teker ve ilmi delillerle çürütülmüstür.

10- Önemli bir Darwincilik uydurmasi da, vahsi (ilkel) insan kavramidir.

Adem (A-S.)’dan türeyip bütün dünyaya yayilan insanlar, çok çetin tabiat sartlariyla karsilasarak medeniyetleri gelistirmekte zorluk çekmislerdir. Bunun en enteresan örnegi, Afrika’da Büyük Sahra’da yapilan arkeolojik kazilarda tespit edilmistir. Büyük Sahra çöllesmeden önce burada eski Misir tarzinda medeni insanlar yasiyordu. Çöllesmeden sonra buradaki insanlar iki yöne hicret etti. Doguya gidenler Misir medeniyetinin temsilcisi oldular. Güneye gidenlerse zor tabiat sartlarinin altinda düzenli topluluklar kuramadilar. Yoksa orada vahsi insan yaratilmadi!

Simdi sonuç belgemize geliyoruz:

Insan, madde ve manadan kurulu olup Allah’in çok seçkin bir kuludur. Maddesiyle temsil ettigi bedeni, bir biyoloji saheseridir ve hiçbir canliya nasip olmayan mekanizmalarla donatilmistir. Gönlü ve kalbi ile bütün kainatlara ve sonsuz boyutlara açilmasi ise, akil almaz bir sanat eseridir. Insanin su dünyadaki maddi hayati, onun ebedi hayati yaninda bir nokta gibidir. Fakat bu kisacik madde hayatinda bile akliyla, ilmiyle, sanatiyla ve hele gönlünden cosan sonsuz duygularla öylesine farklidir ki, ne evrim masali, ne de çikar kavgalari onu yok edemez. Buna ragmen insan, diger canlilara benzer sekilde yaratilmistir. Allah bu görüntü ile bizlere:

“Ey insan, gönlüne ve manana dönmez ve sadece maddeden ibaret kalirsan, iste o zaman aynadaki hayalin gibi hayvanliga mahkum olursun” mesajini vermektedir.

Evet sen insansin ve kainatin göz bebegisin. “Sakin aynadaki simana aldirip, kendini diger canlilara benzetme. Aksine gözlerinin ardindaki gerçegi ara, kendi özündeki sirra ermeye çalis.”

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Ağustos 19, 2008 by in alimler, DUALAR, evliyalar, Hadisler, söyleşi, İBADET.
%d blogcu bunu beğendi: