SATICI

SaticiWordPress.com

Konut Piyasası Başımıza mı Yıkılacak?


Konut Piyasası Başımıza mı Yıkılacak?

Tarih: 1 Ağustos 2008 Kaynak: Building Design Yazan: Will Henley Çeviren: Cansu Cürgen – Arkiparc.com.tr

Konut fiyatlarındaki düşüş, bazı mimarların işsiz kalmasına da yol açarak, komisyonlarda dramatik bir çöküşe neden oldu. Will Henley, uygulamaların kredi sıkışıklığıyla nasıl başa çıktığını ve uzun vadede karşılaşılabilecek sorunları araştırıyor.

Ekonomik çöküş, geliştirici ve yüklenicileri de etkisi altına aldığından yüzlerce mimarın işlerinin, önümüzdeki aylarda ne olacağı bilinmeze giriyor. Dünya piyasalarındaki likidite gibi, yeni konut komisyonları da tükendi. Peki bu kriz ne kadar sürecek ve durumdan sektördeki kaç mimar daha etkilenecek?

“İnsanları işten çıkartmak zorunda olmak çok yürek burkan bir olay,” diyor konut projelerinde uzman, HTA yöneticisi Ben Derbyshire. Geçtiğimiz ay, yeni işlerinin bozulmaya başlamasıyla Derbyshire, içlerinde nitelikli mimarların, peyzaj mimarlarının ve destek elemanlarının da bulunduğu 100 kişilik güçlü kadrosundan 12 elemanını işten çıkartmak zorunda kaldı.

“Çeşitli uygulamaları beraber yürüttüğünüz bir ekip oluşturuyorsunuz, herkesi çok iyi tanıyorsunuz, birlikte çalışıyor, birlikte yiyip içiyorsunuz ve birbirine sımsıkı bağlanmış bir grup haline geliyorsunuz. İşte bu yüzden, durum hiç de kolay değil,” diyor.

Bu konuda HTA yalnız değil. Düzinelerce firma ki bunların bir çoğu ismini vermek istemiyor, projeler rafa kaldırıldıkça ya da terk edildikçe, eleman çıkarıyorlar. Durdurulan en büyük projeler arasında, Ian Simpson’ın Leeds’te gerçekleştireceği Lumiere Tower’ı ve Carey Jones’un Liverpool Uluslararası Bahçe Festivali için planladığı 1.000 ünitelik projesi bulunuyor.

Konut sektöründeki mimarların lobi çalışması yürüttükleri Design for Homes grubu, özellikle taşrada, neredeyse sadece özel konuta yönelmiş olan küçük firmaların durumdan en kötü şekilde etkileneceğini düşünüyor. Baş yönetici David Birkbeck “İnsanların, elemanlarının %20 ya da daha fazlasını kaybedebilecekleri gerçek bir risk var,” diyor.

Acı Dersler
1990’ların başındaki krizden kurtulan firmalar, bir sektöre yüklenilmemesi gerektiği konusunda acı bir ders almış oldular. Takip eden yıllarda, pek çok firma, kamu sektöründeki işlere ya da denizaşırı projelere yöneldi. Diğerleri ise konut geliştiricilere olan inançlarını kaybederek özel işlerle sosyal konut planlarını dengelemeyi tercih etti.

Geçtiğimiz yılın kredi sıkışıklığında, prefabrik konut tasarımında uzman olan Cartwright Pickard’dan Peter Cartwright, özel konut komisyonlarına güvenmekten kaçınarak oluşturduğu portfolyosunu yeniden dengelemeye çalıştığını ifade etti ve ekledi, “Geçtiğimiz yılın işlerinin %75’ini konut oluştururken, bu yılın konut oranı %50’lerde kaldı.” ve “Diğer işleri hedefledik çünkü girişimler oldukça azdı.” Ancak en sonunda bu değişimin acısı çıkacak. Firma bir yandan işe alımlarda durdurma kararını etkili bir şekilde yürütürken, Cartwright da hala işten çıkartmanın berteraf edilebileceğinde ısrar ediyor.

Conran & Partners, bu süreçte iş yükünü “kasıtlı olarak çeşitlendiriyor,” diyor yönetici Paul Zara. “Pek çok ortaklıklar kurarak konut projeleri gerçekleştirdik, bunun için de oldukça fazla bir hükümet desteği var.” Bu ay, City Lofts’un iflasa gitmesine neden olan erken kayba rağmen, önemli bir geliştirici olan Zara’ya göre, Japonya ya da Kuala Lumpur kadar, olabildiğince uzak yerlerde çalışılarak en az şekilde zarar görülebilir.

Ancak, izolasyondan çeşitlenmeye giden girişimlere rağmen, temponun düşmesi ve işlerin yavaşlamasıyla pek çok mimar sorunlar yaşamaya başladı. London merkezli ve ödüllü küçük bir uygulama ofisinin BD’ye aktardıklarına göre, kendilerininin bu alanda uzman olmasına rağmen Kasım ayından bu yana, hiç yeni konut işi alınamamış.

Korkulan şu ki, 1980’lerin sonu ve 1990’ların başında görülen işten çıkarmaların, acı bir gerçek şeklinde yeniden yaşanılacağı düşünülüyor. Kapsamlı konut uygulamaları üreten PCKO’dan Peter Chlapowski’ye göre, “ Daha önceki gerilemelerde, ekonominin genel durumu çok daha kötüydü, daha fazla işsizlik ve düşük performans görülüyordu. Bu kriz ise, çok daha çabuk gerçekleşti.”

Daha genç mimarlar ise, maaş kesintileri ve kaçan fırsatlarla dolu bu durumdan en kötü şekilde etkilenen kesimde yer alıyor. İş arayanlar artarken ve firmalar işe alımları durdurmuşken, hala eleman alanlar ise fiyatı artan gayrimenkullerini satıp, düşük olanları elde tutmaya aday gibi görünüyor.

İşe alım acentası Hunter Dunning’ten yönetici müdür Roger Dunning’e göre, “Firmalar artık çok daha seçici. Aslında, 3 yıllık tecrübeye sahip biri, normal olarak oldukça yeterli olsa da, firmaların tercih etmesi ve işe alması için yeterli görülmüyor. İnsanlar ihtiyaçları doğrultusunda artık çok daha seçiciler. Seçecekleri kişi, tam anlamıyla doğru aday olmalı.”

Gelecek, yeni mezunlar için oldukça aldatıcı görünüyor, öyle ki denizaşırı işlerde çalışmak daha iyi bir fikir olabilir. “Yabancı piyasalar hala oldukça hareketli –Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya’nın bazı kısımları, Dubai ve Abu Dhabi de bunlardan birkaçı. Bu piyasalarda patlayan bir iş hacmi görülüyor, iş fırsatları çok daha fazla,” şeklinde düşünüyor. “Birleşik Krallık’takiler dünyada en çok rağbet görenler. Avustralya’da vize sorunları olsa da Birleşik Krallık mezunları en çok tercih edilenler.”

İşbirlikli Seçenekler
Ancak yine de, Birleşik Krallık’taki manzara o kadar kasvetli değil. Konut piyasasındaki içe akış sayesinde, reform, birleşme ve yeniden canlanma için fırsatlar da ortaya çıkıyor. Mimarlar, artık işin büyüklüğüne göre, bağımsız kalabileceği ya da bir takım oluşturabileceği ortak çalışmalara her zamankinden daha sıcak bakıyor. RIBA başkan adayı ve Hanson & Confederates yöneticisi Andrew Hanson, “Büyük bir ofise, tek bir oluşuma dahil olacağınızı düşünerek girebilir ve aynı anda farklı işlerin gerçekleştiğini görebilirsiniz. Bu durum 5 milyon Pound değerindeki büyük projeleri müşterilere sunma imkanı yaratır,”diyor.

Adrem İşbulma’dan yönetici müdür Del Hossein’e göre, sağlıklı bir sürecin aksine, mimarların tercihen ya da zorunlu olarak anlaşmalarını bozduğu ve tek başlarına ayakta kalmaya çalıştıkları riskli zamanlarda, daha fazla iş girişimi başlıyor. “Burada eğlenceli olan, böyle sıkıntılı dönemlerde daha küçük uygulamaların başlamasıdır.”

Del Hossein, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar orta ölçekli firmaya, daha küçük uygulamalarda karşılaşılabilecek potansiyel yatırımlar konusunda tavsiyelerde bulunuyor. “Kısa sürecek küçük uygulamalara göz atıyorlar. Bir çırpıda iyi bir kadro toplayabilirsiniz. İyi hazırlanmış bir takım elde edebilirsiniz. Bu oldukça fırsatçı, bir o kadar da iyi iş algısı sağlıyor. Küçük beylerin çoğu da bunlara göz atmaktan mutluluk duyuyor,” şeklinde ekliyor.

Konut mimarisinde uzman ofis Proctor & Matthews’dan Andy Matthews’e göre, gelecek “belirsiz alan”. Firmanın çığır açan projesi Rochdale, şimdilik askıya alınmış durumda ve Matthews, 2 çalışanının da işine son vermek zorunda kalmış. “İş yüküne bakılırsa, sektör hızı baş aşağı döndü ve çok keskinleşti. Buna rağmen biz yine de altında yatan konut talebinin hala mevcut olduğunu biliyoruz,” diyor.

Matthews, bazı iş yüklerinin sıkıntıda olduğu konusunda kararlı; ona göre mimarlar, geliştiricilerin hala büyük tabloda gözü olduğunu asla unutmamalı. Geliştiriciler uzun süreli projelerde, yaklaşık 4 yıl alan master planlarda ve işin anahatlarını planlamada yer almak istiyorlar. Piyasaların bu durumda kalamayacağı görüşünden yola çıkarak, ortada hala konut talebinin olduğunu vurguluyorlar.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Ağustos 1, 2008 by in dünya, ekonomi, şehir, İNSAN.
%d blogcu bunu beğendi: