SATICI

SaticiWordPress.com

Afrika’nın Gizli Modernist Şehri

Tarih: 14 Temmuz 2008 Kaynak: Archi-Afrika, Wallpaper Derleyen: Emine Merdim Yılmaz – Arkitera.com

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/07/14/asmara.jpg

Doğu Afrika’daki Eritre’nin başkenti Asmara etrafı dağlar ile çevrili yüksek bir platoda konumlanıyor. 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden bu genç ülkenin başkentinin en önemli özelliği Dünya’daki modern mimarlığın en önemli seçkin örneklerini barındıran şehirlerden bir tanesi olması. Şehirde art-deco ve modernizmden etkilenmiş, UNESCO Dünya Mirası statüsüne geçmesi beklenen toplam 400 adet bina bulunuyor.

1861-1945 yılları arasında İtalyan Kolonisi olan Eritre’nin başkenti Benito Mussolini’nin Afrika’da bir İtalyan İmparatorluğu kurma isteği üzerine ülkeye gelen İtalyan mimarlar önemli eserlere imza attılar. Bu sayede 1931-1945 yılları arasında küçük bir şehirden, İtalyan Modernist hareketin örneklerini taşıyan bir Afrikalı metropole dönüştü.

İkinci Dünya Savaşı, 40 yıllık Etiyopya işgali ve 30 sene süren iç savaşın ardından günümüzde Asmara’ya bakıldığı zaman 1930’ların İtalyan şehirlerini görmek mümkün. Şehirde yer alan önemli binalar arasında anıtsal geometrisi ile Fiat Taglieri Servis İstasyonu, saf rasyonalizmi ile Selam Oteli, Art Deco barı ile Cinema Odeon’u vermek mümkün.

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/07/14/cinema_odeon.jpg
Cinema Odeon’un Art Deco Barı

Eritre’deki modenizmin en erken örneği Asmara’daki eski Eritre Tarım Ofisi olarak gösterilebilir. 1935 yılında inşa edilen bina modernizmin çok açıkça olmasa da klasik akımın ve Novecento Mimarlığı’nın benzer geometrik özelliğini taşıyor. Bir başka önemli özelliği ise geleneksel formlar ile Asmara’daki popüler modern örnekler arasında bir bağlantı kurması. Devamındaki 2 sene içinde Asmara’daki binaların stilleri modernizmi destekleyecek şekilde göz alıcı ve acemiydi. Avrupa’daki tutucu atmosferden sonra özgür kalan İtalyan mimarlar, fazlasıyla dikkat çeken çözümler sundular.

Modernist Deneyimler
Aralarında İtalyan mimar Guiseppe Pettazzi tarafından tasarlanan 1938 yılında inşa edilen Fiat Tagliero Servis İstasyonu’nun bulunduğu olağanüstü örnekler bu dönemde tasarlandı. Basit bir petrol istasyonu olarak düşünülen binayı Petazzi bir uçak gibi tasarlamıştı. Merkezindeki kulede, ofis mekanları, kasa ve mağaza, esas kulenin her iki tarafında 30 m uzunluğunda konsol kanatlar yer alıyor.

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/07/14/fiat.jpg
Fiat Tagliero Servis İstasyonu

Adeta havada süzülür gibi duran bu ilginç binanın kanatlarının oldukça ilginç bir hikayesi var. Kanatlar öngermeli betondan yapılmış ve strüktürel olarak desteklenmemişti. Fakat o dönem İtalya’da -dolayısıyla kolonisi olan Eritre’de de- kanatların yasal olarak desteklenmesi zorunluydu. Dolayısıyla binanın teknik çizimlerinde kanatları destekleyen ahşap dikmeler görülüyordu. Açılıştan bir gün önce çalışanlar, kanatların çökmesinden korktukları için destekleri çıkarmayı reddettiler. Bunun üzerine kanatların üstüne çıkan Pettazzi, şantiye şefinin başına silahı doğrultarak, eğer destekleri çıkarmazsa onu öldüreceğini söyleyerek tehdit etti. Sonuç olarak dikmeler söküldü.

Havailik konusunda Fiat binası ile yarışmasalar da sinemadan mağazaya, endüstri binasından konuta kadar modernizmin özelliklerini yansıtan pek çok bina bulunuyor. Asmara’da yoğunlaşan bu stil, ülkedeki diğer şehirlerde de görülebiliyor.

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/07/14/selam_hotel.jpg
Selam Hotel

İtalyan mimar Rinaldo Gorgnino tarafından 1937 yılında tasarlanan Selam Hotel, Afrika’daki rasyonalist mimarlığın en saf örneklerinden birisi. Bir İtalyan otel zincirinin halkası olarak yapıldı. Otel, süssüz, iç mekanın fonksiyonlarını yansıtan dikkat çekici bir cepheye sahip. Birinci kattaki odaların gösterişsiz gömme balkonları, zemin kattaki dikkat çekici kare pencereler ile hizalı. Binanın merkezinde yer alan girişi de radikal şekilde binanın modern görünüşünü destekliyor.

Anıtsal Politika
Asmara’daki modernizmin politik şekilde açıkça desteklendiğini gösteren örnekleri Casa del Fascio ve Belediye Binası olarak gösterilebilir. Şu an Eğitim Bakanlığı olarak kullanılan 1940 yılında Bruno Sclafani tarafından tasarlanan Casa Del Fascio’nun cephesi arkasındaki daha geleneksel binaya ek olarak Romanesk stilde yapılmış. Ek bina Faşist Dönem anıtsal mimarisinin iyi bir örneği olarak gösterilebilir. Belediye Binası ise, İtalyan Dönemi’nin sonlarında tasarlanmış fakat 1950’lerde inşa edilebilmiş. Anıtsal kulesi iki katlı binanın merkezinde konumlanıyor.

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/07/14/fasist.jpg
Casa del Fascio

1941’den Sonra Modernizmin Düşüşü
İkinci Dünya Savaşı ve İtalyan ekonomisindeki düşüş ile paralel olarak Eritre’de de çöküş yaşandı. Mimaride en çok dikkat çeken değişiklik geleneksel binalara dönüş şeklinde oldu. Fakat bu dönemdeki iki istisna 1950’lerde inşa edilen Belediye Binası ve ona bitişik olan Palazzo Mutton’du. Bu kamusal ve konut binaları orjinal olarak olarak 6 kat yüksekliğinde Como’daki Giuseppe Terragni’nin Novocomum Apartman Binası’na (1927-1929) benzer olarak tasarlanmıştı. İtalyan Faşist Partisi’nin yenilgiye uğramasının ardından Antonio Vitaliti’nin tasarladığı Palazzo Mutton, Eritre’de bu dönemde inşa edilmiş modernist binaların önde gelen örneklerinden birisi olarak gösterilebilir.

http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2008/07/14/palazzo_mutton.jpg
Palazzo Mutton

1952’de Birleşmiş Milletler komşusu Etiyopya ile Eritre’yi birleştirdi. Bu birliktelik 1962 yılında başlayacak ve sonraki 30 yıl boyunca sürecek bir savaşın başlamasına sebep oldu. Bu dönemde kabuğuna çekilen Eritre’de kentlerin gelişmesi de yavaşladı.

Modernizmin İkinci Dönemi
Bütün dünyada 1950 ve 1960’lar yüksek katlı betonarme apartmanların ve ofis binalarının yükseldiği bir dönemdi. Eritre’nin o dönemde ikinci büyük kenti olan Asmara’da yüksek katlı pek çok proje tasarlandı fakat sadece birkaçı inşa edilebildi.

Yapılan bu yüksek katlı binalar Asmara’nın alçak katlı binaların hakim olduğu silüetinde hemen dikkat çekiyor. Bunların arasında 1972 yılında inşa edilen, Katedral’in hemen karşısında yükselen Ambassador Otel örnek gösterilebilir.

1950 ve 1960’larda Eritre ve Etiyopya’da çalışan Modernizm’in verimli örneklerini sunan mimar Arturo Mezzedimi’ydi. İlk projesi 1945 yılında tasarladığı Halk Yüzme Havuzu’ydu. Asmara’da arasında yüksek katlı binaların olduğu büyük çaplı projelere ve Etiyopya’da saha çok kamusal, özel ve dini projelere imza attı.

Afrika’nın en eski modernist mimari mirasına sahip Asmara’daki bina örneklerini çoğaltmak mümkün

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Temmuz 18, 2008 by in doğa, gezi rehberi, KÜLTÜREL; DOĞA, şehir, şehir rehberi, İNSAN.
%d blogcu bunu beğendi: