SATICI

SaticiWordPress.com

Hz.Fatıma yaşamımızın neresinde?

aşamının her ayrıntısı, gönüllere kazınılması gerekilen Hz. Fatıma-ı Zehra.

O âlemlere nur olarak gönderilen Kur’an’ı kendi yaşamına geçirmiştir*. Bir
başka deyişle Fatıma Kur’an’ın pratiğe geçirilmiş hali yani yaşayan
Kur’an’dır.*

Bu yüzden Allah(c.c.)’ın övgüsüne nail olmuştur. Resulullah (s.a.a) Hz.
Fatıma’yı şöyle tanımlar: "Kızım Fatıma (s.a) geçmiş gelecek bütün
kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır, gözümün nuru ve kalbimin
meyvesidir. O benim ruhumdur. O insanlardan olan bir huridir. Rabbinin
huzurunda ibadete durduğunda yıldızların yer ehli için parladığı gibi, onun
nuru da gökteki melekler için parlar ve Allah(c.c.) Teala meleklerine şöyle
hitap eder. "Ey melekler, bakın benim cariyem (kulum) Fatıma’ya; o benim
huzurumda durmuştur, korkudan titriyor; kalbiyle benim ibadetime
yönelmiştir. *Sizleri şahit kılıyorum ki, ben onun takipçilerini ateşten
koruyacağım." [2]
*
Öyleyse Allah(c.c.)’ın merhametine, sevgisine muhtaç olan bizler,
Allah(c.c.)’a götüren rehber olarak Fatıma’yı izlememiz gerekir.

İlahi aydınlığa koşmak isteyen kadınların Fatıma’dan daha aydınlık bir
nurları yoktur. Onun hayatına baktığımızda kısacık ömründe iman, takva,
ilahi aşk ve ilimle; fedakârlık, iffet, mazlumiyet ve sabrın birleştiği
mükemmel bir şahsiyetin, asırlara nasıl ders verdiğini görürüz.

Fatıma’yı örnek almak, rehber seçmek kolay değildir. Onun taraftarı,
takipçisi olabilmek için,

ilk önce onu tanımak gerekir. *Zira tanımadığımız bir Fatıma’yı sevmek
kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.* Onu bir evlat, bir eş, bir
ana ve bir mumine olarak tanıyıp idrak etmek ve yaşamımıza geçirmek gerekir.

Fatıma’yı anlamadan dinleyenler, onun ismini duyunca ağlayıp sızlarlar ama
yaşamlarına da karıştırmazlar. Özlerinde Fatıma’dan bir şey yoktur aslında.
Başörtüsünü en ufak bir zorlukta açan bir Müslüman kadın, sizce" *Kadının
salahı, onun, yabancı bir erkeği görmemesi ve yabancı erkeğinde onu
görmemesidir*."[3] diyen ve vefatından sonra bile mübarek vücudunun hatları
belli olmasın diye kendisi için Umeys kızı Esma’ya özel tabut hazırlamasını
vasiyet eden, Fatıma’nın iffet ve din anlayışını yeterince kavrayabilmiş
midir.?

*Evini lüks eşyalarla döşeyip, marka düşkünü, bakışlarıyla bile fakirleri
ezen bir kadın;* yoksulluk içinde ömrünü geçiren, evde çalışmaktan elleri
nasırlaşan, kendisi ve çocukları aç iken, evindeki son yiyeceği bile
fakirlere veren Fatıma’nın yaşam felsefesini idrak edebilmiş midir acaba?

Fatıma taraftarı olabilmek, onu rehber, şefaatçi edinebilmek için,
Fatımalaşmak, yani Fatıma gibi düşünmek, Fatıma gibi yaşamak gerekir.

Kalbimizde Fatıma’nın imanından, ilahi aşkından, yaşamımızda Fatıma’nın
mücadelesinden, ibadetinden, fedakarlığından, iffetinden, merhametinden eser
yoksa; çocuklarımızda Fatıma’nın çocuklarından izler yoksa; başımızda
başörtü ama gönlümüzde sefa arzusu, kibir yada zulme duyarsızlık varsa biz
Fatıma’nın taraftarları değiliz demektir.

Allah(c.c.)’ın kadınlara verdiği en büyük lutuf, şeref ve izzet Fatıma gibi
bir şahsiyetin kadın oluşudur. Bu değerleri göz önünde bulunduran aziz İmam
(r.a.), günümüz dünya kadınlarına

Bu büyük kadına sarılıp onun değerlerine sahip çıktığımız müddetçe pusulamız
hiç şaşmayacaktır. Allah(c.c.) bizleri gerçek Fatıma taraftarları olmayı ve
onun şefaatine nail olmayı nasip etsin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Temmuz 1, 2008 by in söyleşi.
%d blogcu bunu beğendi: