SATICI

SaticiWordPress.com

Felak suresi

De ki: Yaratılmışların şerrinden, karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
düğümlere
üfleyenlerin şerrinden ve haset edenin, içindeki hasedini dışarıya vurduğu
vakit,
şerrinden; şafak aydınlığının Rabbine (Allâh’a) sığınırım.
Tefsir – Felâk Sûresi bize dört şeyden korunması ve bunların şerrinden
Allâh’a sığınmayı tâlim ve
emrediyor:
1- Yaratılmış ve dünyada mevcut olan herhangi bir şeyden, herhangi bir vakit
ve zamanda
gelecek her türlü şer, zarar ve kötülüklerden.
Allâh’ın yarattığı şeylerin hiçbirisi bizâtihi kötü ve şer değildir. Hepsi
Allâh’ın yarattığı bir şey
olduğundan dolayı, hayırdır, iyidir. Çünkü varlıktan, İlâhî hikmete göre,
mukadder olan yerini ve
nasibini almıştır.
Bununla beraber herhangi bir şey kendi hilkati bakımından hayır olduğu
halde, bize olan zararı
bakımından bizim için şer olabilir. Zehirli ve yırtıcı hayvanlar da kendi
zatları bakımından şer ve
kötü değildirler. Bunlardaki şer ve zarar nisbîdir. Binaenaleyh bize zararı
dokunacak, bize kötülük
getirecek şeylerden bizi koruması için daima Allâh’a sığınmak ve O’na
yalvarmak ve korunmasını
bilmek lâzımdır. O cihet bize düşen bir vazifedir.
2- Gece, gündüze bakarak bir vahşettir, korkunçtur. İnsana korku verir.
Fakat gecenin bir de tam
karanlığı çöktüğü, "kapkara, zindan gibi, göz gözü görmez" dediğimiz çok
korkunç zamanı
vardır. Gece bu hali aldığı vakit, insana şer ve kötülük daha kolay şekilde
gelebilir. Yolcu yolundan
çıkar ve nereye gideceğini şaşırır, düşman da böyle bir zamanı kollar. İşte
böyle bir gecenin
şerrinden, böyle bir zamanda insana gelebilecek zararlardan da Allah’a
sığınmak lâzım olduğunu
yine bu sûre bize tâlim etmektedir. Demek ki gecenin bu hali de bilhassa
korunulmayı ve Allah’a
sığınılmayı icap ettirmektedir.
İnsanların hak ve hakikat ışıklarından mahrum bir duruma düşmeleri de böyle
karanlık içinde
kalmaya benzer. Bu da her türlü kötülüklere sebeptir. Böyle bir duruma
düşmekten de Allâh’a
sığınmak lâzımdır. Böyle zamanlarda gelebilecek olan şerleri, kötülükleri,
dünya ve âhiretle ilgili
zararları ancak Allah görür ve O önleyebilir. Böyle bir duruma düşmekten
koruması için de daima
Allâh’a yalvarmak lâzım olduğu bu âyetten anlaşılmaktadır.
3- İpliklere düğümler bağlayarak onlara, şunun bunun hesabına üfleyen, efsun
yapan, yahut
insanlara kötü ve aldatıcı telkinler yapan birtakım büyücüler ve kötü ruhlu
insanlar vardır ki bunlar,
yakaladıkları kimseleri karanlıklar içinde kıvrandırırlar ve hakikatı
görmelerine engel olurlar.
Kendilerini birer kurtarıcı ve her şeyi bilir gibi gösteren ve aldatıcı
muskalarla veya telkinlerle
insanları sapıtan bu sahtekârlar, aile ve insanlar arasında sevgi bağlarını
çözerler. Bunların
tuzağına düşmek, aslanların pençesine, yılanların zehirli dişlerine
yakalanmaktan daha korkunçtur.
İşte bunun içindir ki, bunların şerrinden de Allâh’a sığınmak ve kendisini
bu gibi kimselere
kaptırmamak lâzım olduğunu Kur’ân’ın bu sûresi bize tâlim ediyor.
4- Başkalarının elindeki nîmeti kıskanan, nîmeti çekemeyen herhangi bir
hasedcinin ruhunu sarmış
olan kıskançlık ateşi dışarıya vurduğu zaman, haset ettiği kimseye karşı
elinden gelen fenalığı
yapmaktan çekinmez. Onu hiçbir şey memnun etmez. Böylelerinin şerrinden de
Allâh’a sığınmalıdır.
İşte yukarıdan beri saymış olduğumuz bu kötülüklerden, fenalıklardan insan,
her vakit için Allâh’ına
yalvarmalıdır. Bu sûre bize bu gerçekleri tâlim etmektedir.
Her insan daima bunlardan korunma çerelerini aramalı ve Allâh’a
sığınmalıdır; bunlardan gelebilecek
şeylerden ve zararlardan kendisini koruması için Allâh’a yalvarmalıdır. Duâ
ibâdetin özüdür;
dindarlığın iliğidir. Asıl duâ, Allâh’a sığınıp O’na doğrudan doğruya
yalvarmak ve duâsına
başkalarının tavassutunu istememektedir.
Allâh bu sûre ile bütün şerlerden, doğrudan doğruya kendisine sığınmamızı
emreylemiştir. "Bana
duâ ediniz, şer ve kötülüklerden bana sığınınız" diye duanın kabul edileceği
kapıları herkese
açmış, herkesi o kapıdan içeri girmeye çağırmıştır. Binaenaleyh doğrudan
doğruya Allâh’a iltica ve
duâ etmiyerek duâ tellâlı aramak ve şunun bunun efsunlarından, yapacağı
büyülerden medet
ummağa kalkışmak diyanetin icabı değil, cahiliye âdetidir ve en büyük
günahtır. Esasen büyücülük
ve efsunculuk büyük günahlardandır.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Temmuz 1, 2008 by in DUALAR.
%d blogcu bunu beğendi: