SATICI

SaticiWordPress.com

BESİN ELEMETLERİ VE GÜBRELEME


Toprak, bitkilerin beslenmesinde su ve besin maddelerini içinde bulunduran, depolayan ve bitkiye yarayışlı hale dönüştüren ortamdır. Bu nedenle bitkilerin beslenmesi yönünden su ve mineral maddeler birbirini tamamlayarak tünlük gösterirler. Makro ve mikro besin elementlerinin kökler tarafından alınabilir formda ve suda erimiş halde olmaları gerekir. Köklerin besinleri, çok az da olsa, doğrudan toprak kolloidlerinden aldığı da bildirilmektedir. Su yeterli değilse besin maddeleri yeterli olsa bile kökler tarafından alınamazlar. Bu nedenle beslenme yönünden besin maddeleri ve su miktarları ile topraktan alımları arasında yakın ilişki vardır.

11.1. Asma için gerekli besin elementleri, noksanlığı ve uygulanmaları

Canlı bitkilerin yapısının çoğunluğunu su oluşturur. Kuru maddenin de önemli bir kısmı karbon, hidrojen ve oksijen içeren yapı maddelerinden meydana gelmiştir. Sayılan 3 elementin dışında bitkiler için 13 mineral madde daha gereklidir. Bunlar makro elementler (N,P,K,Ca,Mg,S) ve mikro elementler (Fe, Mn,Zn,Cu,Br, Mo ve Cl) olarak ayrılırlar. Bütün bu elementler asmanın düzenli büyümesi, bol ve kaliteli ürün vermesi için gereklidir. Elementlerden bir kısmı dokuları doğrudan oluşturur, oluşuma yardım eder veya enerji kaynağı olarak kullanır. Bir kısım elementler doğrudan yapı maddesi olarak kullanılmadıkları halde birçok kimyasal olayda katalizör rolü oynar, bitki gelişim ve değişimi ile ilgili olayları düzenler veya diğer elementlerin alınması ve kullanılmasında rol oynarlar. Sayılan elementlerden karbon havadaki CO2 den alınır. Oksijen ve hidrojen topraktan kökler yardımı ile alınan sudan sağlanır. Diğer elementler de suda erimiş halde topraktan ve yapraklardan alınır. Diğer kültür bitkilerine göre asma topraktan az besin maddesi kaldırır. Ancak düzenli ve kaliteli ürün alabilmek için kaldırılan besin maddeleri toprağa geri verilmelidir. Çeşitli yol ve şekillerde yapılan bu kültürel işlemler gübreleme olarak adlandırılır. Makro ve mikro besin elementlerinin bitki bünyesinde kullanımı ve eksikleri durumunda ortaya çıkacak belirtiler şu şekilde özetlenebilir.

Azot(N): Hücrelerde protoplazmayı oluşturan proteinlerin yapı maddesidir. Hücrelerde depo edilen maddeler içinde yer alır. Bundan başka klorofil, amino asitler, alkoloidler ve hormonlar gibi birçok maddenin oluşumunda kullanılırlar. Bitkinin gelişme hızı üzerine doğrudan etkilidir.

Azotun eksikliği durumunda yaşlı yapraklarda renk açılır ve yapraklar sararır, yaprak sapları kızarır. Sürgünler zayıf gelişir ve kısa kalır. Verim azalır, küçük ve soluk kalan yapraklar erken dökülür. Bitkide azot eksikliği belirtileri görülmeden önce, düşük azot uzun yıllar verim düşüklüğüne yol açabilir.

Fazla azot sürgün gelişmesini hızlandırır, ancak salkım gelişmesi ve tane tutumu zayıf olur, ürün olgunlaşması gecikir, çubukların odunlaşması yetersiz olur. Ürün hastalıklara duyarlı olur, ürün olgunlaşması gecikir, çubukların odunlaşması yetersiz olur. Ürün hastalıklara duyarlı olur, depolamaya uygun olmaz. Azot toprakta su ile yıkanıp aşağılara doğru iner. Bu nedenle azotlu gübreler çabuk etki eder. Toprakta depolanamadığından, fazlalığında doğan arazlar sık görülmez.

Toprakta bulunan organik materyal mikroorganizmalar tarafından ayrıştırılarak azotlu bileşiklere dönüştürülür. Bitkinin alabileceği nitrat KNO3 veya Ca(NO3)2 şekline dönüşen organik atıklar ancak bu yolla gübre olarak değerlenir. Baklagil grubun giren bazı bitkilerin kökleri havadaki azotu köklerindeki küçük yumrulara depo eder. Bunların toprağa geçmesi azot gübrelemesi yerine geçer. Yurdumuzda birçok yörede orta verimli bağlar için sulanmayan topraklarda 6-8 kg/da saf azot verilmesi önerilmiştir. Sulu koşullarda bu miktar 2 kg arttırılır.

Bitkinin topraktan yeteri kadar azot alıp yararlanabilmesi için fosfor ve potas miktarının yeterli olması gerekir. Aksi halde tek taraflı gübreleme ile beklenen yarar sağlanamaz ve ürün kalitesi yönünden olumsuz sonuçlar doğurur. Kireçli topraklarda amonyum sulfat (%21 N) tercih edilmelidir. Diğer azotlu gübreler üre(%46N) ve amonyum nitrat (%21-26 N) dir. Asmalar azota en çok gelişmenin hızlı olduğu, erken ilkbaharla çiçeklenme arasındaki dönemde ihtiyaç duyarlar. Bu dönemlerde azot kök bölgesinde ve alınabilir forma dönüşmüş olmalıdır. Bunu içinde yağış ve su durumu da etkilidir. Bölgelere ve yağış durumuna göre azotlu gübrenin tamamı veya yarısı 2 defada şubat ortası ile mayıs ortasında verilmelidir. Tane tutumundan sonra azot fazla gerekli olmaz. Olgunlaşmaya yakın dönemlerde ve nemli veya sulanan topraklarda azotlu gübre çok olumsuz etki yapar.

Fosfor(P): bitkide hücre çekirdeklerinin yapılarında bulunan nükleik asit ve proteinin bileşimlerine yer alır. Özümleme için gerekli olduğu gibi nişasta ve şekerlerin karşılıklı birbirine dönüşümlerinde de gereklidir. Terleme içinde aynı şey söylenebilir. Bitkilerde en çok meristem parçaları çimlenen tohum ve meyve gibi hızlı büyüyen organlarda bulunur. Fosfor, asmada ürünün olgunlaşmasına ve çubukların odunlaşmasına etki eder. Verimliliği de arttırır. Yetersiz fosfor kök gelişmesine de olumsuz yönde etkiler.

Asmalarda fosfor eksikliğini belirlemek çok güçtür. Yaprak rengi normal olur. Ancak asit topraklarda yaşlı yaprakların kenarları önce kahverengileşir ve kurur, üzerinde koyu noktacıklar bulunan sarılık iç kısma doğru ilerler. Fazla fosfor olgunlaşmayı hızlandırır. Bu durum azot eksikliğinde de görülür. Fosforun fazla oluşu azot alımını azaltır. Sonuçta azot azlığı olgunlaşmayı hızlandırır. Yaklaşık 1 ton üzüm ve 600 kg çubuk ve yaprak, topraktan 3 kg saf fosfor kaldırır. Bu miktarın gübreleme yoluyla toprağa geri verilmesi gerekir. Yıllık gübrelemede sulanmayan bağlarda 4-6, sulanan bağlarda 6-8(Marmara da 8-10) kg/da saf P2O5 kullanılmalıdır. Piyasadaki ticari gübrelerden süperfosfat %16-18, triple süperfosfat %42-44 saf madde içerir. Fosforlu gübreler suda yavaş eriyen gübrelerdendir. Bu nedenle kök bölgesine verilmelidir. Yüzeye uygulanacak gübrenin büyük kısmı üstten 15 cm’lik kısımda birikir. Fosforlu gübreler sonbaharda veya kış sonunda genç bağlarda gövdeden 0.5 m uzağa, yaşlı bağlarda sıralar ortasına açılacak çizilere, pulluk tabanına verilmelidir. Aksi halde yüzeye serpilen fosforlu gübreden uzun yıllar yarar sağlanamaz.

Fosforlu gübreler suda güç eridiğinden toprakta yıllarca kalabilir. Bundan yararlanarak taban ve depo gübrelemesi denilen gübreleme yapılır. Bunun için bağ tesisinden önce pulluk tabanına veya dikim çukurlarının diplerine gübre verilir. Bu gübre yavaş yavaş eriyerek uzun yıllar bitkiye yaraşlı olur. Bu tip gübrelemede saf madde olarak dekara topraklarda 20-30, normal topraklarda 15-20 kg gübre verilmelidir.

Asit karakterli topraklarda bağlanan fosforu bitki alamaz. Bu gibi topraklarda fosforlu gübrenin yanında toprağı kireçlemek de gerekir. Diğer taraftan orta ve yüksek aklkali topraklarda da fosfor tutulur. Bu topraklara kükürt ve kara boya gibi oluşturan maddeler verilmeli veya asit köklü amonyum sülfat gübresi kullanılmalıdır.

Potasyum(K): Bu element hücre bölünmesi, karbonhidratların oluşumu ve taşınması, klorofil oluşumu, meristem hücrelerinde protein yapımı ve stomaların açılıp-kapanmalarında ve meyvede renk oluşumunda rol oynar. Bitki bünyesinde yaşlı dokularda veya yapraktan meyvelere taşınabilir.

Potasyum eksikliği kolay tanınır. Sürgünlerin orta kısımlarındaki yapraklarda beyaz çeşitlerde yaprağın kenarları önce açık yeşil renk alır. Sonra görünüş damar aralarından içeri doğru ilerler, açık yeşil sarıya döner. Sonunda kahverengileşir, kurur ve yapraklar dökülür. Bu gibi aşırı durumlarda ürün olgunlaşamaz, salkımlar sıkı, taneler küçük kalır. Yaprak dökümünden sonra koltuk sürgünleri oluşur. Kırmızı ve siyah çeşitlerde yaprak kenarlarında renk kırmızı ve bronza dönüşür. Diğer belirtiler beyaz çeşitlerle aynı olur. Çubuklarda uyanan göz sayısı azalır.

Toprakta yeterli potas olmaması durumunda noksanlık belirtileri görüleceği gibi, başka nedenlerle de görülebilir;

-Fazla azot, Ca ve Mg içeren topraklarda potas alımını azaltacağından noksanlık belirtisi görülür.

-Organik maddelerce fakir kumlu topraklarda görülür.

-Killi topraklarda potasyum toprakta bağlandığından noksanlık belirtileri ortaya çıkar.

-Baklagiller gibi topraktan fazla potas sömüren bitkilerden sonra dikilmiş veya bunların ara bitkisi olduğu topraklarda noksanlık görülür.

-Kuru ve soğuk topraklarda potasyum alımı azalır.

Topraktaki potasyum ve magnezyum alımı arasında bir ilişki vardır. Bunların yeterli miktarda alınabilmeleri için uygun bir ortamda bulunmaları gerekir. Genel olarak K/Mg 2-10 arasında olması durumunda K yeterli olur ve noksanlık görülmez. Potasyumla azot arsında da bir ilişki vardır. Fazla azot ile beslenen bitkiler fazla potasa gereksinim duyarlar. Potasyum asmada en çok tane tutum devresinde kullanılır. Toprakta yeterli potasyum olması dane tutumunu arttırır. Ayrıca kaliteyi olumlu yönde etkiler. Yeterli potasyum alan asmalarda şırada asit azalır, çubuklar iyi olgunlaşır, hastalıklara direnç artar.

Toprakta asmanın da en çok kaldırıldığı element potastır. Bir ton ürün ve 600 kg yaprak ve çubuk, topraktan 10 kg saf potas(K2O) kaldırır. Bu miktarın gübre olarak geri verilmesi gerekir. Gübreleme de verilecek miktarlar da bölgelere ve sulama durumuna göre 4-10 kg (K2O) arasında değişir.

Potaslı gübrenin verilme zamanı ve şekli fosforlu gübrelerde olduğu gibidir. Taban gübrelemesi olarak dekara fakir topraklarda 40-60 kg, normal topraklarda 30-50 kg saf K2O verilmelidir. Ticari gübre olarak piyasadan temin edilecek potasyum sülfat % 48-50 K2O içerir.

Kalsiyum(Ca): Bu element hücre duvarının yapı taşlarındadır. Bitkide bazı zararlı maddelerle erimeyen bileşikler oluşturarak zararsız hale getirir. Amino asitlerin karbonhidratların taşınmalarını düzenlerler, kök ve sürgün ucu gelişimini etkiler. Ca eksikliği seyrek görülür. Genelde bağcılık yapılan bir çok toprak yeterli Ca içerir. Besin elementi olarak toprağa verilmez. Ancak asit topraklarda toprağı ıslah için, fazla sodyum içeren topraklarda da toprağın su geçirgenliğini artırmak için kullanılır.

Magnezyum(Mg): Bitkilerde klorofil oluşumunda yer alan tek mineral maddedir. Ayrıca bazı enzimlerin etkinliğinde katalizör rolü oynar. Eksikliğinde yaşlı yaprakların kenarlarında renk değişimi görülür. Beyaz çeşitlerde damarlar arasında renk sararır ve kloroz görülür. Kırmızı ve siyah çeşitlerde ise aynı yerler kırmızı veya kestane rengi alır.

Magnezyum noksanlığının görülmesi ve belirlenmesi halinde topraktan veya yapraktan uygulama yapılabilir. Eksikliği gidermek için toprağa MgSO4 uygulanabileceği gibi yapraklara da %2’lik MgSO4 ilkbaharda 2 kez püskürtülebilir. Toprak uygulamaları ilk yıl etki göstermez. Toprakta fazla potasyum oluşu magnezyum alımını azaltır. Özellikle sık potas gübrelemesi yapılan yaşlı bağlarda bu duruma rastlanabilir.

Kükürt(S): Bitkide amino asitler ve bazı hormonlarının yapısında yer alır. Ayrıca tat ve koku maddelerinde de kükürt bulunur. Asmalarda kükürt eksikliği görülmez. Kükürt kontrolü için uygulanan kükürt yeterli olmaktadır.

Demir(Fe): Bu element klorofilin yapısında yer almadığı halde klorofil yapımı için zorunludur. Bu nedenle eksikliğinde kloroz görülür. Araz önce uç yapraklarda ve mevsim başında görülür. Yaprak açık sarı renk alır. Damarlar ve etrafı yeşil kalır. Aşırı durumlarda yapraklarda damarlar bile beyaz renk alır ve yapraklar dökülebilir. Çiçeklenme veya öncesi görülürse tane tutumu zayıf olur.

Demir noksanlığı toprakta demir olmasına karşılık fazla kalsiyum nedeni ile alınamaması durumunda görülür. Ağır topraklarda ve fazla yağışta da aynı durum ortaya çıkar. Bu durum yerli asmalardan çok Amerikan anaçlarında sorun yaratır. Bu nedenle anaç seçiminde topraktaki kireç göz alınır. Sarılık görülen asmaların yapraklarına demir sülfat (FeSO4) veya organik demir bileşiklerinin (demir-kileyt) (Chelate) çiçeklenmeden önce birkaç kez püskürtülmesi sarılığı ortadan kaldırır. Demir bitkide en az taşınan minerallerden birisidir. Püskürtmede yalnız eriyiğin geldiği kısımlar yeşil renk alır. Bu nedenle tüm yapraklara püskürtme tekrarlanmalıdır.

Demir eksikliğinde etkin bir tedavi yöntemi de taç izdüşümüne bant halinde 1-3 kg/da Sequestren 138 Fe kullanmaktır. Ayrıca fazla kireçli topraklarda asit köklü gübreler kullanılmalıdır.

Çinko(Zn): Bitki bünyesinde yer almayan bazı kimyasal reaksiyonların oluşumunda katalizör rolü oynar. Eksikliği daha çok kumlu, alkali veya yeni açma topraklarda aşırı fosfat gübrelemesinde görülür. Noksanlığı halinde yaz ortalarında ana ve koltuk sürgünlerinin uç yapraklarında küçülme olur. Sap cebi genişler, ana damarlar arası açı daralır, dişler keskinleşir ve yaprak yelpaze görünümü alır. Bu nedenle çinko eksikliği belirtileri tane tutumu azalır, salkım seyrek ve küçük taneli olur. Ransey ve Dogridge gibi kuvvetli gelişen anaçlar üzerinde çinko eksikliği daha çok görülür.

Topraktaki çok az çinko asma için yeterli olmasına karşılık toprakta bağlandığından, bazı ülkelerde azottan sonra en çok kullanılan elementtir. Eksikliğinde geçmiş yıllarda geniş budama yaralarına ZnSO4 sürülerek tedavi edilmiştir. Yapraklara yakmayı önlemek için, yarısı kadar kireç katılmış %0.5-1.2’lik ZnSO4 eriyiği veya organik bileşiklerini 1-2 kez püskürtmek yeterlidir. Tane tutumunu arttırdığı için bazı ülkelerin belli yörelerinde her yıl çiçekten önce Zn uygulaması yapılmaktadır.

Manganez(Mn): Bu element yağ asitleri, klorofil oluşumu, özümleme ve birçok enzimin etkinliğinde rol oynar. İz elementlerden olduğundan noksanlığı seyrek görülür. Noksanlığında Zn eksikliğinin dip yanaklarda çiçeklenmeden 3-4 hafta sonra ana ve yan damarlar arasında sarılık görülür. Sap cebi açısı değişmez. Eksikliğinin olması halinde demiri bağlar ve demir eksikliği görülür. Ayrıca fazla Mn zararlı etki de yapar.

Bor(B): Bu element meristem dokularında oksin oluşumunda önemli rol oynar. Bor eksikliğinde ve fazlalığında araz ve anormallikler görülür. Noksanlığında polen tozlarının çimlenme gücü azalır, çiçekler kurur, salkım çok seyrekleşir, taneler gelişemez, yaprak kenarları aşağıya kıvrılır. Ana sürgünün uç yapraklarının ana ve yan damarlar arsı sararır, beyazlaşır ve durum yaprak kenarlarına ilerler. Bazı çeşitlerde beyaz renk sonraları kırmızıya döner. Sürgünün uç kısımlarında ve sülüklerde anormallikler oluşur. Bor noksanlığı asit yapılı,kumlu ve fazla yağış nedeni ile bor’un yıkandığı topraklarda görülür. Noksanlığı gidermek için yapraklara uygun dozda borik asit veya boraks eriyiği püskürtülür.

Asma bor fazlalığına duyarlı bitkilerdendir. Sulanan bağlarda, suda en çok 0.5 ppm bor olmalıdır. Aksi halde yapraklarda kıvrılma ve buruşmalarla fazlalık arazları başlar.

Bakır(Cu): Bazı enzimler sistemlerinde yer alan bakır bitkide eseri miktarda,en çok da kök uçlarında bulunur. Mantari hastalıklara karşı bakırlı ilaçlar yaygın olarak kullanıldığından noksanlığı ile karşılaşılmaz.

Topraktaki mineral maddelerin seviyeleri ve bitkiler için ne kadar daha verilmesi gerektiği toprak analizleri ile saptanır. Ancak bunların alınabilir yapıda olup olmadığı ve bitki tarafından ne kadar alındıkları toprak analizleri ile belirlenemez. Bitki analizleri içinde en geçerli yol yaprak analizleridir. Asmalarda yaprak analizleri ile mineral besin maddelerinin seviyeleri bulunur.

2. Çiftlik gübresi ve yeşil gübreleme

Bu iki gübre doğrudan bitkinin besin maddesi ihtiyacını karşılamaktan çok, toprağı ıslah etmek amacı ile kullanılır. Bununla birlikte toprağa azımsanmayacak besin maddesi verirler. Çiftlik gübreleri %2-5 azot, %1.5-3 fosfor ve potas içerir. Çiftlik gübreleri yanmış olmalıdır. Serpildikten sonra derine kapatılmalıdır. Asma gövdesi dibine değil, sıra aralarına verilmelidir. Uygulama miktarı olarak 2-3 yılda bir dekara 2 ton uygulanır.

Yeşil gübreleme, baklagil familyasına giren bazı türlerin sonbaharda sıra arlarına ekilip ilkbaharda çiçeklenmeleri sırasında sürülerek toprağa gömülmesidir. Yeşil gübreler dekara 1-3 kg saf azot bağlarlar. Tohumluk ekim ve sürüm masraflarının, bağladığı azot gelirinden fazla oluşu azotu bitkiye gerekli olan erken ilkbaharda bağlayıp gerekli olmadığı hasat öncesi serbest bırakması gibi sakıncaları, yeşil gübrenin yararlarını tartışma konusu yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Haziran 9, 2008 by in gübreler.
%d blogcu bunu beğendi: