SATICI

SaticiWordPress.com

HER ZAMAN MI DUA ETMELİ?

Her Zaman mi Dua Etmeli?

Insan kendini mustagnî gormeye, yani kendini kendine yeterli gormeye basladigi zaman, Allah’tan uzaklasmaya baslamis demektir. Cunku dua insanin kendi kendine yetmediginin gostergesidir.

Sosyal hayatimizda emir, tavsiye ve ricalarini pek yerine getirmedigimiz, bu konuda onem vermedigimiz bir kimseye gunun birinde isimiz dusse, kendisine gidip isimizi halletmesini rica etsek, o bize soyle demez mi? "Hangi yuzle geldin? Sen benim dediklerimi yerine getirdin mi ki, ben de seninkileri yerine getireyim?"

"Ey Iman edenler! Eger siz Allah’a (yani O’nun dinine) yardim ederseniz, Allah da size yardim eder. Ayaklarinizi sâbit tutar, kaydirmaz." (Muhammed, 47/7) Allah’a yardim etmek, O’nun dinine hizmet etmek ve isteklerini yerine getirmektir. Biz Allah’in dinini yasar ve hayatimizi O’na gore tanzim edersek, Islâm yolunda calisirsak Allah da bizi gozetir. Allah’in helâllerini helâl, haramlarini da haram kabul etmez ve hayatimizi rastgele surdurursek, dualarimizi hangi yuzle yapacagiz? Bu, hic samimiyetle bagdasir mi?

Dunya hayatinda, gunu geldigi halde borcumuzu odemedigimiz bir sahsin kapisinin onunden gecmeyiz. Hatta onun evine, dukkânina yakin yerlerde dahi dolasmayiz, kaciniriz, belki karsimiza cikar diye. Kulluk borcumuzu odemedigimiz ve isteklerini yerine getirmedigimiz bir zâtin mulkunde dolasirken de benzer duygular icinde mahcûbiyet duymali ve dua edip bazi isteklerde bulunmak icin O’nunla aramizi devamli sicak tutmaliyiz.

Yine cogu zaman yaptigimiz gibi, sadece sikisik anlarimizda ve caresiz kaldigimizda el acip ‘Ya Rabbi!’ diyoruz. Diger zamanlarda Allah’a ihtiyacimiz yok zannediyoruz. Hâlbuki insanin Allah’a muhtac olmadigi bir saniyesi bile yoktur. Nedense insan sanki sadece darda kaldigi anlarda Allah’a muhtac oldugunu zannederek dua eder. Oysa o her an muhtac oldugunun suurunda olmalidir. Iste bu noktada suuru yakalamis olmak, hayatin rahat zamanlarinda da dua etmeyi gerekli kilar. Zaten duanin ayni zamanda bir ibadet ve kulluk oldugunu soylemistik. Kulluk ise sureklidir. O halde dua da sadece dar zamanlarda yapilmamalidir. "Sana olum gelinceye kadar Rabbine kulluk et." (Hicr, 15/99) Rahat oldugumuz zamanlarda yapacagimiz dualar darda kaldigimiz zaman yapacagimiz dualarin kabul edilmesini kolaylastirir. Bir hadîs-i serifte soyle buyurulur: "Kim zor ve sikintili zamanlarinda dualarinin kabul edilmesini istiyorsa, rahat zamanlarinda cok dua yapsin."

Allah’in Dinine Hizmet Edenler de Dua Etmeli midir?

Allah’in dinini teblig eden, yani baskalarina anlatan bir kimsenin dua yani onemlidir. O kimse, sozlerinin tesirli olmasini ancak Cenâb-i Hak’tan bekler. Mulk sahibi O’dur. Kalbler O’nun kudret elindedir.

Evet, en guzel ve buyuleyici ifadelerin dahi tesir etmedigi nice insanlar vardir ki; onlar, yurekten ve candan yapilan dualarla hidayete ermisler, Musluman olmuslardir. Dua mu’minin silahi oldugu gibi, teblig adaminin da ilk ve son siginagidir. O, evvela kendilerine Islâm’i anlatacagi kisilere dua eder, sonra da soyleyeceklerini soyler. Boyle yapmasi, hicbir zaman onun akil ve mantik zemininden ayrilmasi anlamina gelmez. Aksine her ikisinin de yerini cok daha iyi anlama ve kavrama mânâsina gelir. Islâm’i anlatma ve tesirde duanin ne muthis bir tesiri oldugunu gosteren bir-iki misal:

Allah Resûlu (s.a.s.), insanlarin hidayeti icin dine uygun olan her yolu denemistir. Ama, duayi da hicbir zaman elden birakmamistir. Mesela O, Hz. Omer’in (r.a.) hidayeti icin daima dua edip durmus ve nihayet bir gun, hem de hic umit edilmeyen bir zamanda Allah (c.c.), Hz. Omer’e (r.a.) hidayet nasip etmistir. Buna, Allah Resûlu’nun (s.a.s.) duasinin bereketi denebilir.

Yine bir gun Ebu Hureyre (r.a.), Allah Resûlu’ne (s.a.s.) gelerek annesi icin dua talep etmistir. Cunku o gune kadar kadinin gonlune bir turlu Islâm yol bulup girememistir. Ebu Hureyre’nin istegi uzerine Allah Resulu (s.a.s.) ellerini acar ve: "Allah’im Ebu Hureyre’nin annesine hidayet et." diye dua eder. Ebu Hureyre sevinerek mescitten cikar ve kosarak eve gelir.. tam kapiyi acacagi sirada iceriden annesi Ebu Hureyre’ye, "Oldugun yerde kal, iceriye girme." der. Ebu Hureyre (r.a.) kapinin onunde beklerken kulagina bir su sesi gelir. O, ihtimâl annem yikaniyor diye dusunur. Biraz sonra da bu yasli kadin kapiyi acar ve disariya cikar, kelime-i sehadet getirir ve Musluman olur. Evet, Ebu Hureyre (r.a.) yanlis duymuyordu. Annesi kelime-i sehadet getiriyor ve Musluman oldugunu mujdeliyordu. O gune kadar hidayete ermesi icin onca ugrasilan bu kadina da Allah Resûlu’nun (s.a.s.) duasi yetivermisti.

Sadece Belâ ve Musibet Anlarinda mi Dua Etmelidir?

Bir Musluman’in, sadece belâ ve musibet anlarinda dua edip, daha sonra duayi terk etmesi dogru degildir. Cunku boyle bir durum, Kur’ân-i Kerim’de anlatilan kâfirlerin durumuna benzemektedir. Kâfirler, sikintiya dusunce yana yakila Allah’a kendilerini kurtarmasi icin dua ettikleri halde, sikinti gecince Allah’a duayi terk ettikleri gibi, O’na sirk kosmaya baslarlar. Bir Musluman olarak biz de ayni duruma dusmemeliyiz.

Allah’in izniyle biz gunluk duamizi okur ve devam edersek Kur’ân’da anlatilan kâfirlere benzememis oluruz. Onun icin bos kaldigimiz anlarda dudaklarimiz devamli dua ile kipirdamalidir.

Bu hususta Hz. Yunus’un hali bize ornek olmali. Yunus (a.s.), kavminin kendisine inanmamasi sonucu, gecmis kavimleri helak eden bir kisim bela emareleri zuhur edince, bulundugu beldeden, Allah’tan acik bir emir almadan ayrilmis ve yuklu bir gemiye binmisti. Geminin yuku fazla oldugundan gemi tasiyamamis, yolculardan birini denize atmak gerekmisti. Atilacak kisinin tespiti icin gemidekilerle kur’a cekti. Kur’ân’in ifâdesiyle "Kur’a cekti, (kur’a kendisine isabet ettigi icin) yenilenlerden oldu. Yunus (a.s.) yaptigindan oturu pisman bir vaziyette iken balik onu yutuverdi." (Sâffât, 37/141-142).

Hz. Yunus (a.s.), ic ice uc karanlik icinde Rabbine dua etti; deniz, gecenin karanligi ve baligin karni. Yunus(a.s.) duasinda; "Senden baska ilah yoktur. Sen butun eksiklerden uzaksin, yucesin, ben zâlimlerden oldum" (Enbiyâ, 21/87) diyerek yalvardi. Yuce Allah da; "Biz de onun duasini kabul ettik ve onu tasadan kurtardik. Iste biz, inananlari boyle kurtaririz" (Enbiyâ, 21/88) diyerek cevap verdi.

Daha sonra Cenâb-i Hak, Yunus(a.s.)’i kurtarmasinin sebebini onun rahatlik ve bolluk aninda da Allah’i cok zikretmesi oldugunu bildirdi: "Eger (rahatlik ve bolluk aninda da) tesbih edenlerden olmasaydi, (insanlarin) diriltilecekleri gune kadar onun (baligin) karninda kalirdi" (Sâffât, 37/143-144).

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), bir hadislerinde; "Kederli, huzunlu bir kimse, kardesim Yunus gibi dua ederse, Allah onun duasina cevap verir. O dua da لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنْ الظَّالِمِينَ duasidir." Oyleyse, "Sikintili aninda Allah’in, duasini kabul etmesi kimin hosuna gidiyorsa, rahatlik ve bolluk aninda Allah’a cok dua etsin."

Kisi bolluk ve mutluluk zamaninda Allah’a dua etmeye devam ederse, daha sonra basina siddetli belâ ve musîbetler geldiginde yine Rabbine dua ettigi zaman melekler; "Ya Rabbi! Bu ses, tanidik bir kuldan ve tanidik bir ses. Allah’im, onun duasini kabul et" derler. Bundan dolayi bazi buyuk kimseler soyle dua etmislerdir:

"Ya Rabbi! Bana dua etmem emredildi ve duama cevap verilecegi de vaat edildi. Senin emrettigin gibi sana dua ediyor ve senden istiyorum. Vaat ettigin gibi duama icâbet et."

Bu yazi Yeni Umit Dergisi internet sitesinden alinmistir.

http://www.yeniumit.com.tr Sayi : 76 Nisan-Mayis-Haziran 2007

http://www.yeniumit.com.tr/konular.php?sayi_id=76&konu_id=808&yumit=bolum2

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Mayıs 25, 2008 by in DUALAR, DİNİ BİLGİLER, insAnlar ve yaşam.
%d blogcu bunu beğendi: