SATICI

SaticiWordPress.com

sıkıntı ve gerilimden uzak kalmak için doğru düşünebiliyor musunuz?

 

Sikinti ve gerilimden uzak kalmak icin dogru dusunebiliyor musunuz?

Dindar insanlar cogu zaman inanclarina aykiri dusen tutum ve tavirlardan rahatsizlik duyar, gerilime girerler. Ancak bu gerilimleri azaltacak olculeri dusunurlerse rahatlamalari da soz konusu olabilir. Yeter ki gerginlige sebep olan olaylarin etkisinden kurtaracak olculeri iyi dusunsunler… Bu olculeri kisaca soyle siralamak da mumkundur.

***

1- Siz mi bir yanlis yapiyorsunuz, yoksa yapani goruyorsunuz da ondan mi gerginlige giriyorsunuz?

Once bunu tespit gerekir. Eger gerginliginiz kendi yanlislarinizdan kaynaklaniyorsa bunun caresi bellidir. Yaptiginiz yanlisi birakincaya kadar tovbe, istigfar halinde olmak. Kendi yanlisinizin gerginliginden kurtulmanin tek caresi, yanlisi birakma azim ve kararinda olmaktir. Burada sunu da hemen ifade etmeliyim ki, yanlisiniz sizi umitsizlige itip de tovbe, istigfar azminizden caydirmasin. Zira Rabbimiz sirkten baska her turlu yanlisi bagislamaktadir. Yeter ki yanlisin sahibi vazgecme azminde ve kararinda samimi olsun. Bu samimi azim ve karar sahibini gerginlikten kurtarip rahatlatacaktir.

2- Sayet gerginliginiz kendinizin degil de sahit olduklarinizin yanlisindan kaynaklaniyorsa yine gerginlikten kurtaran careniz vardir. O care de, yanlisin sahibine bildiginiz dogrunuzu, vicdani muhasebeye sebep olacak yumusaklikta ifade etmektir. Bu ifade ve anlatim sirasinda kullanacaginiz olcu: "Akla kapi ac, iradeyi elden alma!" olcusudur. Muhatabin aklina, mantigina, vicdanina bildiginiz dogruyu duyurmakla yetinin, sonra da ben gorevimi yaptim gerisi Rabbimin takdirine kalmistir, diyerek gerginliginizi uzerinizden atin. Hâlâ atamiyorsaniz o zaman kendi teslimiyet ve tevekkulunuzu kontrol edin. Siz Allah adina degil nefis hesabina gerginlesiyor olabilirsiniz…

3- Insanlarin dogru cizgide olmasini istemeniz imanin geregidir. Ancak, istediginiz cizgide olmadigi takdirde gerilimi zihninizde bekletmeniz imanin geregi degildir. Bu sebeple gerilime girdiginiz anlarinizda Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelen ayetin su ikazlarini hatirlayin. ‘Sen sevdiklerini hidayete erdiremezsin. Ancak Allah dilediklerini hidayete erdirir!‘… Hidayet olayi tumuyle Allah’in hikmetine bagli bir tasarruftur. Kimin ne zaman cizgisini duzeltecegini ancak Allah’in hikmetli takdiri tayin eder! Oyle ise insanlari istedigin cizgiye cekmenin senin elinde olmadiginin farkinda ol. Sen sadece, sana duseni yap, akla kapi ac, iradeyi elden alma. Vazifeni yap, vazife-i Ilahiye’ye karisma!. Sunu da unutma ki, sefkat-i Ilahiye’den fazla sefkat, sefkat degildir!. Ilahi irade olmadan kimse kimsenin hidayetine sebep olamaz. Bilal-i Habesi’nin hidayete erme yorumunu hep hatirla.. Bilindigi uzere Bilal-i Habesi Mescid-i Saadet’te tefekkurde iken zaman zaman cosar ve "Allah Allah!.." diyerek feryadi basar. Bilal’in bu cosmalarindan rahatsizlik duyan Hazret-i Omer, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e durumu bildirir: Bilal mescitte bizim sukunetimizi bozuyor, der. Efendimiz Bilal’i cagirip sukuneti bozma sebebini sorunca soyle aciklama yapar Bilal:

-Ya Resulallah! der, Rabbim sana her seyi vermis, ancak insanlari hidayete erdirme salahiyetini vermemis, hidayet tasarrufunu zatinda tutmustur. Sayet hidayete erdirme salahiyetini sana vermis olsaydi, sen once etrafi cok genis olan devlet buyuklerini, kabile reislerini hidayete erdirmeye yonelirdin, bu kimsesiz Bilal’i hidayete erdirmeye sira gelir miydi bilemem. Ama Rabbimin lutfuna bak ki, koskoca devlet buyukleri, kabile reisleri, halen hidayetten mahrum haldeler. Kimsesiz Bilal ise imanla sereflenmis, senin huzurunda sohbetlerini dinlemekte, mescidinde ibadetlerini yapmakta.. Iste bu nimeti dusununce kendimi tutamayip: "Allah Allaaah!.." diye sukur feryatlariyla sakinlesmeye calisiyorum. Kendimi tutamayip da yukselttigim bu sukur seslerimden dolayi kardeslerim beni bagislasinlar…

Evet, bir insanin dogru cizgisini bulup hidayete ermesi, tamamiyla Rabbimizin takdir ve tasarrufundadir. O’nun uygun buldugu zaman ve mekanda tecelli edecektir. Oyle ise, siz de size ait olmayan seyde bosuna gerilime girmeyin. Sadece vazifenizi yapin, vazife-i Ilahiye’ye karismayin. Sonrasi Ilahi takdirindir, deyip rahatlayin.

AHMED SAHIN Zaman-22/05/2007

–~–~———~–~—-~————~——-~–~—-~
  >>>>  DİNİ SİTEMİZ  <<<<
-~———-~—-~—-~—-~——~—-~——~–~—

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Mayıs 18, 2008 by in DİNİ BİLGİLER, insAnlar ve yaşam, söyleşi.
%d blogcu bunu beğendi: