SATICI

SaticiWordPress.com

İŞGALİN TÜRKÇESİ

Yazar: kafemiz
Yazı adresi: http://www.blogcu.com/kafemiz/13392301

İŞGALİN TÜRKÇESİ

Atina devleti Ege’de pek rngüzel çalışıyor. Onassis Vakfı burs dağıtıyor; kasabalarda yüksek paraya ev rnsatın alıyor ve şimdilik müze yapıyor. Kaymakamlar, belediye ve, ticaret odası rnreisleri “yardım” denince projecilikten dört köşe oluyorlar.rn rnAtina devletinin konsolosu da belde rnbelde geziyor. Belediye reisleri birden yörelerinde Rum evlerinin kalıntılarını rnkeşfediyorlar. Eskiden kalma Rum evleri varmış da, belediyenin reisi ve akıl rnverenleri, bu evleri onaracakmış da, Rum turistler gelecekmiş. Al sana Drahmiden rnçevrilme Euro!rn rnAklı önde gidenler, “Rum turistin rnManisa’nın Üçpınar beldesinde ne işi var?” diye sormuyorlar.rn rnAkhisarlılar “Sırası mı şimdi rnYunanlı vakıftan destek almanın?” demiyorlar. T.C. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, rnAkdeniz kıyılarımıza dek gidip “Ben Likyalıyım!” derse onlar da, nereden gelirse rngelsin alırız, diyorlardır belki. rn rnAmerika’daki Utah’ı anımsadınız. rnHani Türk ordusunu karıştıran “andıç raporu” sızıntısıyla ilgili soruşturmanın rnuzandığı ABD kentiydi. Ahir Zaman Azizleri İsa Mesih Kilisesi’nin kökleri rnUtah’tadır. Bu kilisenin bağlıları Mormonlar olarak bilinir. rn rnMormonlarrn rnTürkiye’de pek güzel çalışıyorlar. rnİsa Mesih misyonerleri sanılmasın ki, yalnızca yardımsever bir kiliseler rnzinciridir. Onların Amerika’da Başpiskoposluğa bağlı okulları, şirketleri, rnkilise için para derleyen (yıllık 100 milyon doların üstünde) örgütleri, rnHawaii’de şubeleri, Türkiye’de temsilcileri var. Geçmişe uzanıp ABD Senato rnraporlarına bakarsak Mormon-CIA dostluklarını da buluruz.rn rnHer nedense Manisa, Atina devletinin rnyanı sıra Mormonların da gözüne batmış. Kentte temsilcilikleri bile var. Kalkıp rnAmerika’dan geliyorlar ve yerli temsilcileriyle Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim rnBakanlığı’nın ilköğretim okuluna bilgisayar yardımında rnbulunuyorlar.rn rnŞu zenginler kenti Manisa’ya bakınız rnki, elin kilisesine muhtaç olmuş. Mormon teşkilatı, kente 150 tane tekerlikli rnsandalye armağan edecekmiş. MEB Müdürü Hasan Özdemir bu gelişmeleri olumlu rngörüyor ve “Vakıf yardımlarının misyonerlik çalışmaları ile ilgisi olduğunu rndüşünmüyorum” diyor. rn rnÇocuklar ve eğitim denilince, bin rnkere daha özenli olması gereken müdür, bir araştırmaya dayanarak mı söylüyor rnbunları? Öyle olsa “olduğunu düşünmüyorum” yerine “ilgisi olmadığını biliyorum” rndemesi gerekirdi. MEB müdürünün “ilimsel” dayanağı, kuşkuları boşa çıkarır rnnitelikte: rn rn”Söz konusu Vakfın Türkiye Müdürü rnManisalı. Durum böyle olunca Vakfın Türkiye’de yaptığı çeşitli yardımlarda rnManisa’nın ilk sırada yer almasından doğal bir durum yok!”rn rnAhir Zaman Azizleri İsa Mesih rnKilisesi şefkatini yalnızca Manisa’da göstermiyor. Çal Gücü gaztesinin haberine rngöre kilise, Türkiye Sakatlar Derneği Denizli Şubesi’ne de, “bir konteynır rndolusu malzeme” göndermiş. Şube Başkanı Sayın Osman Çiyancı, limandan taşıdığı rnmalzemeleri 5.000 engelliye dağıtacakmış. rn rn”Allah Mormonlardan razı olsun” rndiyecekken birden 1920’ye döndüm: rn rnİstanbul’u işgal eden İngilizler, rnİstanbul’da bir vakıf aracılığıyla kurbanlık koyun dağıtmaya başlamışlardı. O rnişlere aracılık edenler de İstanbulluydular; tıpkı Manisa ve Denizli’deki rntemsilciler gibi. rn rnAnlaşılmayan nokta şudur: Seçimler rnöncesinde kesenin ağzını açan Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı, okulları ya rnda engelli yurttaşları Ahir Zaman Azizleri İsa Mesih Kilisesi’nin insafına niçin rnterk etmiş? “Anadolu Kaplanı” olmakla övünen Manisalı ve Denizlili rnfabrikatörlerin, tüccarların cebinde akrep mi varmış? Bu yardım-yatırım işlerini hafife rnalmaya gelmiyor. Manisa-Salihli’den gelen ticaret odası dergisinde okudum: İlçe rnKaymakamı, “Salihli’nin adı ‘Sardes’ olsun” diyordu. Kaymakam derhal ‘Dahiliye rnVekili’ yapılmalı ve gerisi getirilmeli: İzmir yerine ‘Smyrna’, İstanbul yerine rn’Constantinople’, Kalkan yerine ‘Patara’, Batı Akdeniz Bölgesi yerine ‘Likya’ ve rnKaz Dağı yerine ‘İda’, Ege Bölgesi yerine ‘İonia’, Çukurova yerine ‘Klikya’ , rnDenizli yerine ‘Leodikia’ , Ege güneyine ‘Karia’ vb. rn rnKaymakam iyi niyetli olmalı; rnkasabanın gelirini düşünmüştür. İyi niyetle nereye gidildiğini görmek için biraz rntarih bilinci gerekiyor; ama Atinalıların ve yabancı kilisecilerin Manisa ve rnDenizli sevgilerinin kaynağını düşünmek öncelikle Manisalılara ve Denizlililere rndüşer; biz yine de iyi niyetlilere bir-iki soru yöneltelim:rn rn- Önüne gelenden yardım almayı hüner rnsayanlar yoldan geçenlerin çocuklarına, ailelerine insani yardımdır diyerek, rndurup dururken harçlık vermelerine, ne derler?rn rn- Rumlar, kasabaları, beldeleri, rnköyleri neden seviyorlar?rn rn- Atinalıların üç kuruşuna tamah rnedenler örneğin 5 Eylül’ü, 9 Eylül’ü kutluyorlar mı?rnBu olaylardan yakınan rnulusalcılara, milliyetçilere de anımsatma gereğini duyuyorum: Yıl 1919, aylardan rnAralık. Yurdun üstünde işgal karabulut Ankara soğuğunda Kumandan, yabancıların rnküstah, aşağılayıcı, acımasız davranışının gerekçelerini rnaçıklıyordu:rn rn”İşte bu gibi hükümetlerin hareket rntarzıdır ki milletimizi, geçmişini unutmuş; uygarlıkların sunduğu haklardan rnhabersiz, kansız, miskin bir millet olarak tanınmasına yol rnaçmıştır.”rn rnHükümet ve yabancılar haksızdır; ama rnKumandan asıl suçlunun ulus olduğunu da söylemekten çekinmiyordu:rn rn”Milletimizin kendisi hakkında böyle rnbir kanı uyanmasında pek büyük suçu vardır. Milletimizin suçu efendiler; merkezi rnhükümetin uygulamalarından dolayı Avrupa’nın namuslu olduğuna aşırı güven rnduymasıdır. rn rnİşte bu suçtan dolayıdır ki rn(milletimiz) kendi değerini, yeteneğini, erdemini unutmak durumuna rndüşmüştür.” rnrn rnKumandan o zaman haklıysa; şimdi “Ne rnyapalım?” diye sormak yerine; ulusun eylemli olarak saldırıya karşı çıkması, rnsaldırganı da, işbirlikçisini de, aymazını da caydırmaz mı? rn rnNot: Kumandanın konuşmasındaki bazı rnbölümleri ‘Osmanlı jargonu’ndan Türkçe’ye çevirdim. Ayrıca Patara’daki rnAmerikan-Yahudi-Yerli patırtısının ayrıntıları için şimdilik bkz. Savaşmadan rnYenilmek… İŞGALİN TÜRKÇESİ

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Nisan 13, 2008 by in ege, işgal, vakıf.
%d blogcu bunu beğendi: