Balkon Sebzeleri için Damla Sulama Yöntemi

NOT;Tatile gidenler için önerilir
 
Hem bir süre evde olmadığımız durumlar için, hem de bitkileri az su ile hayatta kalmaya alıştırmaya çalıştığımızdan, damla sulama yöntemini balkonda uygulamaya çalışdık. Birkaç farklı yöntem denedik. Gece gündüz sıcaklık farkları, hortumların sıcakta genleşmesi, suyun sıcakta buharlaşıp şişelerdeki basıncı arttırarak çok akması gibi başarısızlıkla sonuçlanan denemelerimizden sonra en kontrollu olduğunu gözlemlediğimiz yöntemi bulduk.
5 ve 8 litrelik pet şişelere; her üç bitkiye bir şişe gelecek şekilde; en dipten küçük delikler açtık. (Salatalıklar daha çok su istediği için üç salatalığa sekiz litrelik, her üç domatese ise 5 litrelik pet şişeler hazırladık.) Bu deliklere serum hortumları geçirdik, hortumların etraflarını silikon tabancasıyla silikon sıkarak yalıttık. Şişelerin kapaklarına birer küçük delik açtık, bu önemli bir detay, kapakta delik olmazsa şişeler bir süreden sonra iç basınç azalmasından deforme oluyorlar, su da akmıyor.


Serum hortumlarının en ucuna serum muslukları taktık. Damlama sıklıklarını ayarladık. Her bitkinin; hem saksısının boyuna hem de bitkinin boyuna bağlı olarak ihtiyaç duyduğu su miktarı farklı, bu sebeple en önemli aşama muslukların damlama sıklığını doğru ayarlayabilmek.


Beş litre su üç orta boy dometes bitkisi için (baştan saksı tabaklarını suyla doldurduktan sonra) sıcaklığa da bağlı olarak 7-8 gün süresiyle yeterli sulama sağlayabiliyor. Ancak üzerinde çiçek olan ve sebze vermeye başlamış bitkilerde damla sıklığı daha fazla olmalı; buna bağlı olarak da suyun kullanım süresi daha kısa olacaktır. Üzerinde çok çiçek ve sebze olan domatesler için beş litre suyu 5 günde verecek şekilde musluk ayarı yapmak daha uygun olabilir. 5 litreyi beş günde verme durumunda, sıcak ve kurak zamanda çiçekli ve sebzeli bitki başına günlük su kullanım miktarı 0,35 lt gibi bir miktar oluyor, bunun belirli bir kısmı da buharlaşmaya gidiyor.

ORKİDELER (Orchidaceae)

 

ORKİDELER (Orchidaceae)

Orkideler narin, cazip güzellikte, egzotik görünüşlü çiçekleri ile bütün dünyada en kıymetli çiçeklerin başında yer alır. Bu çiçeklerin uzun ömürlü ve dayanıklı olması kesme çiçek olarak değerini daha da artırır.
Orkide sanılanın aksine sadece tropik bölgelerde yetişmez. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20.000 den fazla orkide çeşidi mevcuttur. Mesela Anadolu ve Kıbrıs’da yetişen bir çok orkide cinsi vardır. Bunların bir bölümü "Sahlepgiller" olarak tanınır. Ülkemize has sahlep tozu bu bitkilerin yumrularından elde edilir.

Yazımızın konusu olan orkideler ise tropik veya yarı tropik iklimlerde yetişen ve süs bitkisi olarak kullanılan cinslerdir.
Bu orkidelerin çoğu tabii olarak ağaç üstlerinde yaşayan fakat parazit olmayan bitkilerdendir. ( Epiphytes)
Bu cinsler çiçekçilikte ilerlemiş ülkelerde, uygun sera şartları sağlanarak yıllardır yetiştirilmektedir. Hatta bir çok amatör meraklı kendi imkanları ile sera şartları hazırlayarak zengin canlı koleksiyonlar meydana getirmiş, bu işi hobi olmaktan çıkararak amaç edinmişlerdir. Biz sade vatandaşların ise ev bitkisi olarak orkide yetiştirebilmesi yakın zamanlara kadar akla bile gelmezdi. Fakat son zamanlarda yine batıdan başlayan bir akımla ev şartlarında en kolay yetişen orkideler keşfedildi veya melezleri üretildi. Adım başı rastlayabileceğimiz büyük marketlerde, seralarda satışa sunuldu. Bu işin heveslileri günden güne çoğaldı. Artık salonumuzda başdöndürücü güzellikleri ile bu zarif çiçeklerin boy göstermesi hiç de hayal değil..
Orkideler diğer bitkilerden daha fazla ilgi bekler. Ancak onları ev şartlarında hayatta tutmak pek zor değildir. Önemli olan en uygun ortamı sağlayarak bol çiçek açmalarını sağlamaktır.

Orkide yetiştirmenin kuralları genel özellikler taşıdığı için aşağıda ana başlıklar halinde belirtildi.
Cinsine göre değişen özellikler ise her bitkiyi tanıtan bölümde ayrıca anlatılıdı.

GENEL KURALLAR

                                                                                                               Orkide yetiştirmeye yeni başlanıyorsa mutlaka üzeri bol tomurcuklu ve birkaç çiçeği açmış olgun bir bitki satın alınmalıdır. Bitkiyi almadan önce evde en uygun ortam ve şartlar ayarlanmalı, mevsim kış ise eve getirene kadar soğuktan muhafaza edilmelidir. (Çiçeğin naylon muhafazasının üzerine gazete kâğıdı sarılabilir.)

ISI: Güzel ve uzun ömürlü çiçekler için orkidelerin gece ve gündüz arasında 6-8 derece bir ısı farkına ihtiyaçları vardır. Cinsine göre biraz değişmekle beraber, gündüz:20-25, gece:16-17 derece idealdir.

IŞIK: Direkt güneş almayan bol ışıklı, aydınlık bir yer lazımdır. Sabah veya akşam güneşi alan bir pencerenin yakını idealdir. Penceredeki bir tül perde ışığı yeteri kadar filtre edecektir. Kış aylarında yapay ışık kullanılabilir. Floresan lambalar bu durumda yeterlidir.Yalnız, ışığı direkt bitkiye değil de, başka bir yerden bitkinin üzerine yansıyabilecek şekilde yerleştirmek gerekir. Bitkinin günde 12-14 saat ışık alması çiçek yapımını hızlandırır.

  • Yapraklar ışık açısından iyi bir göstergedir. Koyu yeşil, yumuşak yapraklar bitkinin az ışık aldığını, cinsine göre sarımsı-yeşil veya kızarmış yapraklar ışığın fazla geldiğini gösterir. Yeterli ışık alan orkidenin yaprakları açık , canlı bir yeşil olur.
  • Orkideler yandan değil, tepeden gelen ışıktan daha çok hoşlanırlar.

  • SULAMA: Musluk suyu kireç ve klor taşıdığı için sprey veya sulama suyu olarak kesinlikle uygun değildir. Yağmur suyu veya memba suyu kullanılmalı, su oda sıcaklığında olmalıdır. Saf su gerekli mineralleri taşımadığı için kullanılmaz. Çoğu cinslerde iki sulama arasında üst toprağın hafif kuruması beklenir.Toprağın tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Toprak ıslak değil, nemli olmalıdır. Yaprak ve çiçekler ıslatılmadan sulanır. Saksı tabağında su biriktirilmez. Orkideler genelde ağaç üstlerinde veya geçirgen ormanaltı çürüntülerinde yetiştikleri için çok iyi drenaj gerektirirler.
    • Sulama ve püskürtme daima sabahları yapılmalıdır . Akşam sulamalarında bitki kurumaya fırsat bulamaz ve hastalanır.

NEM: Yüksek nem oranı şarttır. Bir püskürtücü ile yapraklarına her sabah ılık su püskürtülmeli,çiçekler ıslanmamalıdır. Daha iyi bir metod çakıllı tepsi kullanmaktır. Bu aynı zamanda drenaj problemini azaltır ve bitkiyi sıcak tutar. İki metod aynı anda kullanılabilir.

BESİN: Orkideler için hazırlanmış bir sıvı gübre ile yaz aylarında 2, kışın 4 haftada bir beslenir. Aşırı gübreleme faydadan ziyade zarar verir. Önerilere dikkatle uymalıdır.

SAKSI DEĞİŞTİRME: Bitki sağlıklı görünüyorsa mümkün olduğu kadar saksı değiştirilmemelidir. Saksıdan çıkan birkaç kök önemli değildir. Değiştirme yapılacaksa çiçeksiz bir döneme denk getirilir. (Normal toprak kullanılmaz. Bulunabilirse orkide için hazırlanmış özel torf kullanılmalıdır.( ağaç kabuğu, yaprak çürüntüsü, yosun ve bitkisel kömürden hazırlanmış karışımlardır).
Uygun torf bulunamazsa bahçe ürünleri satan her yerde bulunabilen hindistan cevizi lifleri kullanılabilir. Yeni saksı eskisinden sadece bir numara büyük olmalıdır.
HAVALANDIRMA:
Orkideler aşırı sıcak, kuru ve havasız ortamları hiç sevmez. Kış aylarında bile havadar mekan ister. Ancak hava cereyanından korumak şarttır. Pencere önleri bu yüzden pek ideal değildir. Bulunduğu ortam bitkiye direk rüzgar gelmeyecek şekilde her gün havalandırılır. Cam açılamadığı zaman vantilatör çalıştırılması da gerekli sirkülasyonu sağlayacaktır. Bitkiler ilkbahar sonlarında korkmadan dışarı çıkarılabilir. Orkideler bundan hoşlanır ve sağlıklı gelişir. Balkon veya bahçenin rüzgardan korunaklı, gölge bir yerinde havalar soğuyana kadar tutulabilir.Güneş yaprakları yakabileceğinden gölge şarttır. Gölge yoksa koyu renk bir tül veya şemsiye ile de korunabilir.

Orkideler çiçeksiz iken de dikkatle sulanıp bakılmalıdır. Orkidelerin çiçekleri geçtikten hemen sonra sapları 2-3 boğum üzerinden kesilir.

Orkidelerin çiçeklenme zamanı cinsine göre değişir. Aşağıda belirtilen zamanlar şartlara göre değişebilir.

Yapraklarda kahverengi nokta veya lekeler

Lekeler sert ise direkt gün ışığından olabilir. Lekelere dokunulmaz. Bitki biraz gölgeye çekilir. Lekeler yumuşaksa mantar demektir. Hasta dallar derhal kesilip alınır.

Büyüme bozukluğu

Dallar yan veya aşağı sarkarak büyüyorsa ışık veya sulama yetersiz olabilir.

Küflenme
Yapraklarda küflenme görünüyorsa serin ortamda aşırı nemlendirme yapılıyor olabilir. Akşamları sulama ve püskürtmeden kaçınılmalıdır.

Çiçek açmayan bitki

Bakımı doğru yapılıyor ve bitki sağlıklı ise daha fazla ışık gerektiğini gösterir. (Yapay ışık)
Gece-gündüz yeterli arasında ısı farkı yoksa çiçeklenme olmayabilir. Zira bitkinin tomurcuk yapabilmesi için gün ışığında ürettiği besini gece dinlenme sırasında depolaması gerekir. Gece yüksek ısı varsa bu besin harcanır. Dolayısı ile tomurcuk yapamaz.

Tomurcuk dökülmesi

Büyük ihtimalle sulama yetersiz veya ortam fazla kuru olabilir. Yeni alınmış bitkilerde çok görülür.

Hijyen

Bitkinin sararmış yaprak ve çiçek sapları mutlaka steril bir makasla kesilmelidir.

Böcek türü zararlılar orkidelerde pek görülmez. Seyrek olarak kabuklu bit olursa alkollü bir pamukla temizlenir.

SOĞANLI BİTKİLERİN EVDE YETİŞTİRİLMESİ

SOĞANLI BİTKİLERİN EVDE YETİŞTİRİLMESİ

Baharı salon veya mutfağınızda açan mis kokulu sümbüllerle karşılamak ister misiniz? Öyle ise üç günde soluveren kesme çiçekler yerine saksıda yetiştireceğiniz soğanlı bitkilerle haftalarca bu güzelliğin keyfini sürebilirsiniz.
Bunun için bir alışveriş merkezinin bahçe bölümünü ziyaret etmeniz yeterli.. Eylul ayından itibaren bahçe soğanları satılmaya başlanıyor. Ev için safran (crocus) ve sümbülün her çeşidi,nergis ve lalelerin kısa boylu ve erken açan cinsleri uygundur.
Saksıların dibine drenaj için kiremit parçaları veya çakıl koyun. Yarıya kadar toprak doldurun. Soğanları birbirine değmeyecek şekilde bastırmadan yerleştirin.. Üzerine soğanlar örtülünceye kadar toprak ekleyin. Hafifçe bastırın ve sulayın. Saksıları soğuk ve karanlık bir yere yerleştirin. Bodrum,camekanlı balkonda bir dolap içi olabilir veya saksıların üzerine siyah naylon poşet geçirebilirsiniz. Saksıları 2 ay kadar öylece bırakın. Ara sıra kontrol edin.Toprağı kurumuşsa biraz sulayın.
6-10 hafta içinde soğanlar uç verecektir. Karanlıktan önce gölge,bir iki gün sonra da aydınlık bir yere alın.Yapraklar uzayıp tomurcuk sapları kendini gösterince saksıyı evde direkt günışığından uzak aydınlık bir yere yerleştirin. Düzenli olarak sulayın.Saksıları ara sıra çevirin. Çiçekler bittikten sonra saksıları dışarı çıkarabilirsiniz. Yapraklar kuruyuncaya kadar sulamaya devam edin. Soğanları kuru bir yerde saklayın. Sonbaharda bahçeye ekebilirsiniz.
Alacağınız soğanlar çürüksüz,hastalıksız olmalıdır. Sümbülleri tek dikebilirsiniz ancak diğerlerini grup halinde dikerseniz daha gösterişli durur. Paketin üzerinde çiçek açma tarihi yazar. Farklı zamanlarda açan soğanlar seçerseniz,şubattan mayısa kadar sürekli çiçek elde edebilirsiniz.

Eski kütüphaneden çiçeklik…

 
      Eski kütüphanenizi kullanmıyorsanız ve evinizde bol miktarda çiçeğiniz gelişigüzel yerlerde durup, zaman zaman canınızı sıkıyorsa size bir önerimiz var. Kütüphaneyi solvent bazlı bir boya ile boyayın.
     
     Bozuk va pürüzlü yerleri zımparalamayı, yağlı boyayı iyi havalandırılan bir yerde yapmayı unutmayın. Tüm çiçeklerinizi içine yerleştirin. Hem daha şık dururlar hem de derli toplu bir kış bahçeniz olur.
     
Bitkilerinizin sağlıklı yetişmesi için bilmeniz gereken sırlar
Kaktüs: Kaktüslerinizi gün ışığı alan bir yerde, torflu toprak içerisinde kuru kalmayacak biçimde çiçekli bitkilerde çiçeklerine su püskürtmeyecek şekilde yetiştirmelisiniz.

Aşk merdiveni: Gün ışığı gereklidir, ama bahar ve yaz aylarında direk güneş ışığından korunmalıdır. Toprağı nemli olmalı, ama asla üstten sulanmamalıdır. Sulama, saksı dibinden yapılmalıdır. Yapraklarına su püskürtülmelidir.

Aechmea: Gelişme döneminde 22 derece sıcaklık ve direkt güneş ışığı almayan bir ortam gereklidir. Dinlenme döneminde ise su azaltılarak serin bir yerde bulundurulmalıdır.

Bonsai: Nem oranı yüksek bir ortamda, torflu toprak içerisinde kuru kalmayacak şekilde, ancak az sulanmalıdır. Gelişme döneminde yapraklara su serpilmelidir.

Dieffenbachia: Kısmen nemi yüksek bir ortam ister. Gelişme döneminde 20-25 derece, kışın ise 15-16 derecelik sıcaklıkta yetiştirilmelidir. Yazın yapraklara bolca ılık su püskürtülmelidir. Dinlenme döneminde toprak nemli tutulmalıdır.

Orkide: Yaz aylarında direkt güneş ışığından sakınılması gereklidir ama genelde bol ışık ister. Çiçeklerine su püskürtülmeden, haftada bir kez sulanmalıdır. 18-22 derece sıcaklıkta yetişmektedir.

Huzurlu evler yaratmanın pratik yöntemleri

İş hayatı ve trafik derken gün içinde stressiz kalmak çok zor! Herkesin ortak arzusu ise yoğun bir günün ardından evde dinlenebilmek. Bu ayki House Beautiful dergisi huzurlu bir mekan için önerilerde bulundu.

* Duygusal denge için güneş evinize alabildiğine girmelidir. Işığın ulaştığı yöne mobilyalarınızı yerleştirin. Ağır perdeler yerine, ince ve şeffaf olanları kullanın.

* Toprak tonları konforu, olgunluğu ve tabiatla bağlantıyı çağrıştırır. Kahverengimsi sarı, saman, haki, kahvemsi gri ve taş renkleri ortama otantik bir hava katar. Ev-ofisler, eğlence mekanları ve mutfaklarda kullanılan tabiat renkleri makinelerin soğuk etkisini yumuşatır.

* Sarı, turuncu ve kırmızı gibi sıcak renkler uyarıcıdır. Nabız atışını hızlandırdığı, heyecan ve endişe duygusunu çağrıştırdığından yoğun aktivite alanları için uygundur.

Romantizmi ifade eden pembe ve tonları ise yatak odaları için idealdir.

Cennet ve evren
* Beyaz, maneviyatı ve meditasyonu temsil eder. Yaratıcılığı destekler, diğer renkleri açığa çıkarır. Beyaz bir mekandaki sarı detaylar mutluluğu çağrıştırır ve aile birliğini temsil eder.

* Mavi gökyüzünü; deniz ise cennet ve evreni hatırlatır. Toz mavisinden koyu kobalt tonlarına kadar olan renkler, endişeyi ve stresi azaltır. Daha koyu tonlar ise konsantrasyonu destekler. Dinlendirici bir mekan için maviyi toprak tonlarıyla kombinleyebilirsiniz.

* Mutfak ve

yemek odasını düzenlerken iştah artıracak renk ve kokuları seçmeye özen gösterin. Kırmızı, sarı ve turuncu tonları iştah artırır, mavi ise azaltır.

Dağınıklığa dikkat
* Evde güven hissini güçlendirmek için antre ve merdivenlerde gece ışıkları, evin dışında harekete duyarlı aydınlatmalar, yatak odanızın yakınında duman ve karbon monoksit dedektörleri kullanın.

* Dağınıklık stresi körükler. Bu yüzden özellikle çok fazla dağılan odalarda bolca depolama ünitesi bulundurun.

* Sağlıklı ve deliksiz bir uyku; huzurlu ve abartıdan uzak mekanlarda gerçekleşir. Yatak odanızı çevresel
Huzurlu evler yaratmanın pratik yöntemleri

İş hayatı ve trafik derken gün içinde stressiz kalmak çok zor! Herkesin ortak arzusu ise yoğun bir günün ardından evde dinlenebilmek. Bu ayki House Beautiful dergisi huzurlu bir mekan için önerilerde bulundu.

* Duygusal denge için güneş evinize alabildiğine girmelidir. Işığın ulaştığı yöne mobilyalarınızı yerleştirin. Ağır perdeler yerine, ince ve şeffaf olanları kullanın.

* Toprak tonları konforu, olgunluğu ve tabiatla bağlantıyı çağrıştırır. Kahverengimsi sarı, saman, haki, kahvemsi gri ve taş renkleri ortama otantik bir hava katar. Ev-ofisler, eğlence mekanları ve mutfaklarda kullanılan tabiat renkleri makinelerin soğuk etkisini yumuşatır.

* Sarı, turuncu ve kırmızı gibi sıcak renkler uyarıcıdır. Nabız atışını hızlandırdığı, heyecan ve endişe duygusunu çağrıştırdığından yoğun aktivite alanları için uygundur.

Romantizmi ifade eden pembe ve tonları ise yatak odaları için idealdir.

Cennet ve evren
* Beyaz, maneviyatı ve meditasyonu temsil eder. Yaratıcılığı destekler, diğer renkleri açığa çıkarır. Beyaz bir mekandaki sarı detaylar mutluluğu çağrıştırır ve aile birliğini temsil eder.

* Mavi gökyüzünü; deniz ise cennet ve evreni hatırlatır. Toz mavisinden koyu kobalt tonlarına kadar olan renkler, endişeyi ve stresi azaltır. Daha koyu tonlar ise konsantrasyonu destekler. Dinlendirici bir mekan için maviyi toprak tonlarıyla kombinleyebilirsiniz.

* Mutfak yemek odasını düzenlerken iştah artıracak renk ve kokuları seçmeye özen gösterin. Kırmızı, sarı ve turuncu tonları iştah artırır, mavi ise azaltır.

Dağınıklığa dikkat
* Evde güven hissini güçlendirmek için antre ve merdivenlerde gece ışıkları, evin dışında harekete duyarlı aydınlatmalar, yatak odanızın yakınında duman ve karbon monoksit dedektörleri kullanın.

* Dağınıklık stresi körükler. Bu yüzden özellikle çok fazla dağılan odalarda bolca depolama ünitesi bulundurun.

* Sağlıklı ve deliksiz bir uyku; huzurlu ve abartıdan uzak mekanlarda gerçekleşir. Yatak odanızı çevresel gürültülerin uzağında bir yere taşıyın.

* Koton çarşaflar ve alçak yastıklar kullanın. Toprak rengi tonları, kuru dallar ve beyazlatılmış koton, huzurlu bir yatak odasında rahatlığı çağrıştırır.

* Kavisli formalar ve pamukla doldurulmuş yastıklar, rahatlamaya ve meditasyona uygun bir ortam yaratır.

* Floresan lambalarını, yumuşak ışık veren dolaylı aydınlatmalarla değiştirin. Sert ve aşırı parlak aydınlatmalardan kaçının.

* Yeşil gözleri dinlendirir, acıyı hafifletir, sağlığı ve dinlenmeyi çağrıştırır. Zeytin yeşilini ahşaplarla ve kızılımsı kahvelerle, denizköpüğü yeşilini kum ve mercan tonlarıyla kombinleyin.

Nilüfer

İkiçenekli bitkilerin çok meyveyapraklılar grubu olan nilüfergiller ailesi su bitkisidir. Bu ailede yaprak sapları uzun, kök sapları yatay durumlu olan su bitkileri bulunur. Yaprak ayası tam kenarlı yada taban kısmında yarılmıştır ve su üzerinde yüzer. Uçtaki tek olarak bulunan çiçekler de su üzerinde bulunur. Çiçek yapısında, dışta birkaç çanak yaprağı, en içtekileri biraz erkekorgan biçimine dönüşmüş çok sayıda taç yaprağı, esas erkekorganlar ve yumurtalıklar bulunur. Nilüfergiller bir çok cinsi kapsar. Nymphaea cinsinden nilüferler arasında, Batı Avrupa’ ya özgü tek tür olan beyaz nilüfer yada aksu gülü (Nymphaea alba) ile mavi nilüfer, Mısırlıların Mısır lotusu (bir nilüfer çeşidi) ve doğu Hintlilerin kırmızı nilüferi bulunur. Tüm Avrupa’ da çok rastlanan sarı nilüfer (Nuphar luteum) Nuphar cinsine aittir. Hindistan nelumbosu yada pembe lotus (Nelumbo nucifera) beyaz taçyaprakları ve anason kokusuyla en güzel çiçeklerden biridir. Bununla birlikte, boyu 30 sm’ ye ulaşan bu çiçek, ailenin en büyük bitkisi değildir. Gerçektende Victoria’ nın yapraklarının boyu 1 m’ yi aşar. Kalkık kenarları ve su üzerinde yüzebilmesi sayesinde, onlarca kilo ağırlığı batmadan kaldırabilir. Simgesel bitkiler olan nilüferler aynı zamanda yaralı da olabilirler. Mavi nilüferin ve özellikle Mısır lotusunun kökleri nişasta bakımından zengindir ve besleyici özelliği nedeniyle Mısır’ da hala besin olarak tüketilmektedir. Yenebilen tohumları da bir çeşit darı gibi kullanılmaktadır. Kökleri nişasta bakımından zengin olamayan beyaz nilüfer ancak önemli kıtlık durumlarında işe yara. Uzun süre sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılmış, daha sonralarıysa bir uyarıcı olarak değerlendirilmiştir. Günümüzdeyse hiçbir özel etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır.

Manolya

Limon çiçeği kokusunda iri beyaz çiçekli bir süs ağacıdır. İri parlak yeşil yaprakları vardır. Kuzey Amerika’ nın güneydoğu bölgeleriyle Güney Asya’ da tabi olarak yetişir. Çok makbul bir süs ağacı olduğundan parklarda bahçelerde yetiştirilir. Bir çok çeşitleri vardır. Kışın yapraklarını dökmeyen Amerika’ da yetişen bir manolya cinsinin yüksekliği 30 m ye erişir. Bizdeki manolyaların boyu ortalama 5 m kadardır. Bazı çeşitleri erguvana yada kırmızıya yakın renkte çiçekler açar. Manolya nazik bir bitkidir. Çiçeği koklanınca sararır. Fidanı da ilk yıllarda oldukça büyük bir özen ister. Büyük saksılarda yetiştirilen fidanlar sonradan kökleri zedelenmeden toprağı ile birlikte başka yere dikilir. Manolyalar 6-9 yıllıkken çiçek vermeye başlar. Kökleri yayvan toprağın yüzüne yakın olduğu için bellerken zedelememeye dikkat edilmelidir. Dökülen yaprakları dibindeki toprağa karışıp çürürse ağaç için iyi bir gübre olur. Manolyagiller bitkiler aleminin ayrı taç yapraklı ikiçeneklilerinin bir bitki familyasıdır. Manolya yıldız, anason gibi bitkiler bu familyadandır.

Orkide

Orkide bir çenekli bitkilerin salepgiller (Orchidaceae) ailesinden olan bitkilere verilen addır. Orkideler günümüzde, güllerin ve lalelerin yerini alan ‘lüks çiçekler’ olarak kabul edilirler. Bu çiçeklerin görkemli taç bölümleri e değerli kesimleridir. Dayanıksız ve yalnızca sıcak seralarda yetiştirilebilir egzotik kökenli bitki olmaları değerlerini daha da arttırır. Bununla birlikte, orkideler ovalık bölgelerden dağlara kadar her yerde yetişirler. Avrupa’ da yetişen türleri çoğunlukla çok güzeldir, ama çok seyrek olarak büyük çiçeklidirler. Orkideler, bitkibilimcileri güzellikleriyle değil, çok fazla evrim geçirmiş düzeyleriyle ilgilendirirler. Kuşkusuz, orkideler, yumurtalıkları alt durumlu olan, örnek olarak süsen bitkisinin alınabileceği zambakgillerden (Liliaceae) çıkmışlardır. Bununla birlikte, son derece değişmiş olan çiçekleri düzgün değil, ama yukarıdan aşağıya yada sağdan sola uzanmış olarak ‘bir bakışımlı’ dırlar ve taç yapraklarından biri (labellum = dudak) öbürlerinden çok farklı hale gelmiştir. Aynı zamanda, çiçekteki eşeysel öğeler kuvvetli bir evrimin etkisinde kalmışlardır. Çiçekte yalnızca iki (yada bir tek) erkekorgan kalmıştır. Erkekorganların hepsi dişiorganın boyuncuk bölümüyle kaynaşarak çiçeğin ortasında çok iyi görülen bir çeşit sütun oluştururlar. Bu değişiklikler çiçekler tarafından özellikle kendine çekilen böceklerle yapılan tozlaşmaya bağlıdır. Çiçektozu yığınları dişiorganın yüzeyi altına yerleşirler, buda çiçeğin kendi kendini döllemesini genellikle olanaksız hale getirir. Ama labellum üstüne konan böcek, bitkinin geliştirdiği yapışkan yüzeyler sayesinde, bu çiçektozu yığınlarının bitkinin başı üstünde toplanmasını sağlar. Böceğin başka bir çiçeğe konmasıyla çiçektozları dişiorganın tepecik bölümünün yüzeyine değerler ve böylece çapraz tozlaşmayı yani bitkilerin birbirini döllemesini sağlar. Orkidelerin bir başka dikkate değer özelliği, embriyoların gelişmesidir. Yumurtacıklar, ancak tozlaşmadan sonra gelişirler. Bu durumda çiçek bozulduğundan bahçecilikte açılmış durumdaki çiçekleri uzun süre saklamak için erkekorganlar kesilerek dölleme engellenir. Döllenmeden sonra, çok az farklılaşma gösteren, çok dayanıksız olan ve uzun süre çimlenme yeteneği olmadığı kabul edilen bir embriyo gelişir. Bu yüzyılın başında Noél Bernard embriyonun, çimlenmesi için özel bir mantarla kaplanması gerektiğini ortaya koydu. Daha sonra, embriyolar, mantar olmaksızın çimlendirilebildiler. Ama bunun için mantarın besleyici etkisini kanıtlayan, şeker bakımından zenginleştirilmiş bir ortam kullanıldı. Bu buluşlar, niteliklerini korumak üzere yaşatkan üremeyle elde edilen melezlerin çoğaltılabilmesine olanak sağladı. Yeni bitki doku kültürü yöntemleri daha geniş olanakların kullanılabileceğini düşündürmektedir. Orkidelerin yumruları çoğunlukla besin olarak kullanılır. Ama bu oranda yalnızca vanilyanın (Vanilla planifolia) bir değeri vardır; meyvesi mayalandırma yapıldıktan sonra kullanılır. Amerika kökenli olan vanilya bütün sıcak ülkelerde yetiştirilir. Tozlaşmayı sağlayan böceğin yokluğu, tozlaşmanın elle yapılmasını zorunlu hale getirir. Çünkü bitkinin olgunlaşması için döllenme zorunludur.

Papatya

Papatya baharda çiçek açan bir tür kır bitkisidir. Anthemis ve matricaria diye iki cinsi ve pek çok türü vardır. Papatya çiçekleri bileşikgillerdendir. Sarı papatya kenar yaprakları da sarı olan papatya türüdür. Papatya falı, tutulan niyeti olacak olmayacak diye art arda söylerken, papatyanın taçyapraklarını birer birer kopararak bakılan faldır. Kokulu papatya (Anthemis nobilis) çayırlarda, ekinler arasında yaygın, çok yıllık bir bitkidir. Çiçeklerinin kuvvetlendirici, uyartıcı, ateş ve solucan düşürücü, adet söktürücü, spazm giderici etkisi vardır. Çay gibi haşlanarak suyu kullanılır. Midenin ağır çalışması ve zor sindirme hallerinde tavsiye edilir. Küçük papatya (matricaria chamomilla) bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Kuru veya işlenmemiş topraklarda çok yetişir, kuvvetli bir belsem kokusu verir. Kurutulmuş çiçekleri kaynatılarak kuvvetlendirici ve sindirici içkiler halinde kullanılır. İt papatyası (Anthemis cotula) çalı görünüşünde çok dallı, yaprakları çok parçalı, bir yıllık otsu bir bitkidir. Meyveleri çok küçüktür. Genellikle tarlalarda, kır yerlerde biter. Çok kuvvetli pis bir kokusu olduğundan, hayvanlar yemez.

Lavanta

Lavanta kokulu bir süs bitkisidir. Akdeniz ülkelerinde yabani olarak yetişir. Boyunun uzunluğu 1 m civarındadır. Ballıbabagiller familyasındandır. Çiçekleri mavi ya da mor olur. Çok güzel kokulu olan bu çiçeklerin esansından lavanta kokusu yapılır. Lavanta adı Latince yıkamak anlamına gelen ‘lavo’ sözünden gelmiştir. Eski Romalılar banyo sularına lavanta bitkisinin yapraklarını, çiçeklerini koydukları için bitki bu ad ile anılmıştır. Kurutulmuş lavanta çiçekleri bir torba içinde çamaşırların arasına konur. Böylece güzel kokularının çamaşırlara sinmesi de sağlanabilir

Küpe Çiçeği

Küpe gibi sarkık çiçekleri olan bir süs bitkisidir. Nemli, gölgelik yerlerde yetişir. Anayurdu Meksika’nın yüksek dağları, Güney Amerika ile Yeni Zelanda adasıdır. Çoğu küpe çiçeği kırmızı, pembe, mor ve beyaz çiçek açar. Avrupalılar küpe çiçeğini ilk olarak Güney Amerika İspanyol sömürgesi Yeni Grenada’da görmüşler, önce İngiltere’ye sonra da 1830’a doğru Fransa‘ya getirmişlerdir. Çiçek kısa zamanda yayılmış parklarda, bahçelerde, evlerde yetiştirilmeye başlanmıştır. Küpe çiçeği gölgelik ve rüzgarsız yerleri sever, çiçekleri uzunca bir zaman dökülmeden kalır. 50 kadar çeşidi vardır. Küpeçiçeğigiller familyasındandır.

Kasımpatı

Kasımpatı iri katmerli çiçekleri olan bir süs bitkisidir. Kasımpatı çiçeğine “Krizantem” de denir. Son bahardan kışa kadar çiçek açar. Çiçekleri türlü renklerde olur, büyüklükleri görünüşleri de cinsine göre değişir. Küçük kasımpatı çiçekleri çok güzel birer düğmeye benzer. Büyüklükleri toparlak görünüşlü çok gösterişlidir. Bileşikgillerden olan kasımpatı çelikten yetiştirilebilir. Bunun için nisanda alınacak çelikler önce saksıya dikilir, kök salmaya başladıktan sonra iyi gübrelenmiş kumlu bir toprağa aktarılır. Kasımpatı çiçeği sık sık su ister. Bitki büyüdükçe yeni sürgünlerin ucu koparılmalıdır. Bu bitkinin daha gür büyümesini, dal budak salmasını sağlar.

Bahçe işleri ile daha dinç,daha sağlıklı olunabilir..

Çiçekle, ağaçla, toprakla uğraşırken belki çok fazla enerji harcayıp
zayıflamazsınız ama, sinirden, stresten kurtulursunuz. Temiz hava alıp rahatlarsınız. Kafanızı rahatsız eden pek çok sorunu unutup ferahlarsınız.

Gazetelerde, televizyonlarda sağlık uzmanları insanları uyarıyor. Çağımızın hastalıkları olan stres, tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve şişmanlığa karşı sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşam öneriyorlar. Şunu çok yiyin, bunu az yiyin gibi yeme-içme önerilerinin yanı sıra en çok sözü edilen ise hareketli bir yaşam.

Hareketsizlik, çağımız insanın en büyük sorunu. Asansörler, yürüyen merdivenler, yaşamı kolaylaştıran mutfak aletleri, taksiler, otobüsler, dolmuşlar. Kent insanının yürümesini, koşmasını kısacası enerji harcamasını engelleyen çağdaş kolaylıklar aynı zamanda bizi hasta da ediyor.

Sağlıklı bir yaşam için hareket etmeli, enerji harcamalı, kaslarımızı çalıştırmalıyız. Bunun için çeşitli yöntemler var. Halı sahada futbol oynayabilir, spor salonlarında aletli jimtastik yapabilir, parklarda, uygun yerlerde yürüyüp koşabiliriz.

Sağlıklı bir yaşam için gazete yazılarında televizyon konuşmalarında pek gündeme getirilmeyen bir yöntem daha var. Bahçede, balkonda, terasta çiçekle, toprakla uğraşmak da sağlık açısından çok yararlıdır. Çiçekle, ağaçla, toprakla uğraşırken belki çok fazla enerji harcayıp zayıflamazsınız ama, sinirden, stresten kurtulursunuz. Temiz hava alıp rahatlarsınız. Kafanızı rahatsız eden pek çok sorunu unutup ferahlarsınız.

Bahar geldi. Bitkiler uyandı. Varsa eğer hemen bahçeye inin. Toprağı kabartın, kurumuş, otları, dalları ayıklayın. Çarşıya gidip çiçek tohumu, fide, fidan alın. Gelin onları bahçeye dikin, sulayın. Bahçeniz yoksa üzülmeyin. Aynı işleri balkonda ve terasta da yapabilirsiniz. Saksıda, çeşitli çiçekler hatta nane, maydonoz, dereotu, soğan gibi hemen her gün kullandığınız bitkileri yetiştirebilirsiniz. Komşunuza, annenize, arkadaşınıza balkonda saksıda yetiştirdiğiniz maydonoz ya da naneden bir demet hediye etmenin keyfini bir düşünün hele. Bu keyif, tansiyona da iyi gelir şekere de.

Yapı marketlerin bahçe reyonlarında çeşitli sebze ve çiçek tohumlarının paketi 1-2 YTL’den satılıyor. Saksı fiyatları ise 2-3 YTL. Hadi hemen gidip birkaç saksı, biraz da tohum alarak işe başlayın. Unutmayın, işleyen demir ışıldar.

Peyzaj:Kendi bahçenizi düzenleyin..

Bahçe düzenleme uzun yıllar eğitim gerektiren bir alan olması sebebiyle;burada bu mesleği uzun uzadıya öğretme olanağı maalesef bulunmamaktadır.Bununla birlikte bahçenizi düzenlerken size yardımcı olacak ipuçlarını burada bulabilirsiniz.

Herşeyden önce ekonomik durumunuz elveriyorsa bahçenizi bu konuda uzman birisinin düzenlemesi her zaman en doğrusu olacaktır.
Bu alanda çalışan çok sayıda peyzaj firması bulunmaktadır. Bunun yanında çok daha fazla vasıfsız çalışana rastlamak mümkün. Bir bina yaparken mutlaka inşaat mühendisine müracat edilmesine rağmen, bahçe yapımında hayati tehlike arzetmemesi sebebiyle
o kadar titiz davranılmamaktadır. Oysa eğer para ödüyorsak karşılığını alıp almadığımızı bilmeliyiz.

Bahçe düzenlemesinde yapılan yanlışlar çok sonra anlaşılacağından maalesef iş bittiğinde düzenlemeyi yapanın sadece düzenlemedeki estetik anlayışı yada çok ciddi mimari hataları ortaya çıkacaktır. Asıl hatalar belki yıllar sonra anlaşılacaktır.
Bu işi çokça yapan bahçıvanlardan çok azı doğru bilgilere sahiptir. Piyasada bir peyzajcı yada bu konuda uzman ziraat mühendisinin yanında bir kez bahçe düzenlemesine katılıp ertesi gün bu işe soyunan bir yığın vasıfsız kişiye rastlamak mümkün. Oysa yeterli bilgi birikimine sahip olmayan bir kişi ancak gördüğünü uygular
fakat hangi bitki neden seçilmiştir çoğunlukla bilmez heryerde aynı uygulamayı yaparki buda kısa sürede yapılan masrafları ve emeği boşa çıkarır.
Burada dikkat edlecek tek şey estetik değil aynı zamanda bitkilerin iklim ve toprak istekleri ve yapının bitkilerle uyumlu oluşudur.

Bahçemizi Kendimiz Düzenleyeceksek Nelere Dikkat Etmeliyiz!!

*Önce bahçemizin bir krokisini çıkarmalıyız. Bu kroki üzerine aldığımız ölçümleri yazmalıyız. ( bahçenin eni,boyu, sınırıların binaya olan mesafesi varsa diğer yapı ve ağaçlar krokide belirtilmelidir.)
*Kroki üzerinde ruzgar koridorları, güneşlik ve gölgelik alanlar, bina girişi, varsa yol , gizlenmesini istediğimiz kötü görüntüler , gürültü merkezleri ,görmek istediğimiz manzaralı yön vs. belirtilemelidir.
*Sonra kroki üzerinde karalamalar yaparak kafamızdaki düzenlemeyi önce kağıt üzerinde gerçekleştirebiliriz.
*İlk yapılması gereken İstenmeyen görüntü yada gürültü gelen bölümlerin perdelenmesidir.(Örneğin karşınızda mezarlık var görmek istemiyorsunuz yada gürültülü bir cadde geçiyor gürültüyü kesmek istiyorsunuz bahçenin o yöndeki sınırına bitki perdesi oluşturabilirsiniz. bunun için yüksek ve yoğun tekstürlü , herdemyeşil bitkiler seçmelisiniz. )
*Bitki seçerken ana prensip bahçe sınırına doğru büyük bitkiler eve yaklaştıkçada daha alçak bitkilerin seçilmesidir. Uzaktaki birkiler yakındaki süs bitkileri için aynı zamanda fon oluşturacaktır.
Bahçenizin en uygun yerine gölge elemanları düşünebilir, yürüme yolları yada süs havuzu ve varsa çocuklara bir oyun alanı için yer belirleyebilirsiniz.
*Bahçenizde sebze yetiştirmek için bir köşe ayırabilirsiniz, bu eve uzak ve çalılar yada ağaçlarla perdeleyeceğiniz bir yerde olmalıdır.
*Bahçenizin ana çerçevesini çizdikten sonra bitki seçimine başlayabilirsiniz.

Bahçenizi düzenlerken estetiğin kuralları geçerli olacaktır.
Bunlar:

1-Orantı (Gerek bitkiler ile yapı arasında, gerekse bitkilerin birbirileriyle orantılı olması. Örneğin küçük bir bahçede yapının yakınına dikilen büyük bir ağaç hem görsel ve hemde fonksiyonel olarak rahatsız edici olacaktır.)
2-Uyum ( Yapı ile bahçe arasında ve bitkilerin birbirileriyle ilişkilerinde bir uyum olmalıdır. Bu uyum gerek tarz olarak gerek geometrik olarak ve gerekse renk olarak düşünülmelidir. )
3-Simetri ( Simetride estetik anlamda insanda hoş bir duygu yaratır. Örneğin; bina girişine iki yana simetrik dikilen bitkiler )
4-Denge (Oranlar , yapılar, kütleler ve boşluklar arasında bir denge oluşturmak göze güzel görünecektir.)
5-Tarz ( Bahçenizin bir kişiliği olmalıdır. bitkilerin rastgele fırlatıldığı bir mekan olmaktan çok ,birbirine uyan ,benzer tarzda malzemelerin seçilmesiyle ve bu malzemelerinde bahçenin ve binanın mimari tarzıyla uyumlu olması ve uygun yerde kullanılması ile mümkündür. Örneğin bir Japon bahçesinde kayrak taşı, salkım söğüt gibi malzemeler daha natürel ve rahatlatan bir ortam yaratmaya yönelik olup bu benzer mimarideki bir villanın bahçesinde çok uygun duracaktır.)
Evin giriş yolunun iki yanına abartısız bir düzenleme yapılmalı ve asıl özen arka bahçeye gösterilmelidir.
Eve uzak bölümlere büyük bitkileri yakınlarada küçük bitkileri seçmelisiniz. Bunu yaparken mesela salon yada mutfak
penceresinden görünen bölüme kışında güzel görünen bitkileri düşünmelisiniz.
İlk önce inşaat işleri tamamlanmalı daha sonra bitkilendirmeye başlanmalıdır.
Toprak kötü ise üst toprak değiştirilebilir ve iyi drene edilirse sonuç alınabilir. Önce büyük ağaçlar , sonra çalılar ve nihayet yer örtücüler ve çiçekler dikilmeli ve en son çim ekimi yapılmalıdır. Çim sulaması zamanla bıktırıcı gelebilir bu anlamda istenirse çim ekiminden önce otomatik sulama tertibatı döşenebilir.
Eve en yakın yerden bahçe sınırına gidildikçe bitki boyu büyümelidir.
Bitkiyi tanımak önemlidir aldığınız bitki çok küçük olabilir fakat bitki materyali inşaat malzemesi gibi değildir, yıldan yıla değişir bitki seçerken büyüdüğünde alacağı şekil ve boy dikkate alınmalıdır.
Küçük bitkiler daha ekonomik gelebilir ama bahçeyi ilk düzenlediğinizde bahçeniz birşeye benzemeyebilir. Bu moralinizi bozmasın en geç 5 yıl içinde bahçeniz güzel görünmeye başlayacaktır.

Tüm bunlar düşünülürken bitki seçiminde bitkilerin iklim ve toprak istekleri, gölgeye töleransları gözönünde bulundurulmalıdır.

Çok özetle sunduğumuz bu bilgiler bahçenizi düzenlerken yardımcı oalcaktır fakat toprak ve bitki bilgisi önemlidir. Doğru bitkiyi seçmek için mutlaka satın almadan önce bitki hakkında bilgi edinmelisiniz.

Bahçe İçin Aksesuarlar

Kimileri yoğun iş temposunun altında ezilirken kimileri de bahçesindeki şezlonga uzanıp keyif yapıyor. Bu keyfi daha da doyumsuz kılmak için bahçeleri dekore ederken her detayı gözden geçirmek gerekiyor. Önce bahçenizde nasıl bir ortam oluşturmak istediğinize karar verin. Örneğin dinlenmek için evinizin sakin ve fazla güneş almayan bir bölümüne hamak kurabilirsiniz.

Ekim alanı yaratın
Bahçenizi ekip biçmeye meraklıysanız sebzelerinizi yetiştirmek için kendinize bir alan belirleyebilirsiniz. Ayrıca küçük çocuklarınız varsa, bahçenin bir bölümüne minik bir oyun parkı kurabilirsiniz. Bu arada rahat ve dayanıklı bahçe mobilyaları ve renkli bir görüntü oluşturmak için bahçe aksesuvarları seçmeyi de unutmamak gerekiyor.

Bu sezon pek çok markanın koleksiyonunda yer alan rengarenk yemek takımları, çiçekli çatal-bıçak takımları, cıvıl cıvıl masa örtüleri ve meyve kaseleri bu iş için birebir. Ayrıca yemek sırasında servis arabaları da işinizi kolaylaştırır.

Ağaç kavuğundan mum
Özellikle hava karardıktan sonra meşale, kandil, hasır lambalar ve dekoratif mumlarla bahçenize romantik bir hava katabilirsiniz. Bu arada doğal ağaç kavuğundan yapılan mumlar bahçesine egzotik bir hava katmak isteyenler için iyi bir alternatif.

Bahçede gündüz saatleri vakit geçirmeyi en sevdiğiniz köşelere, şemsiye ya da tenteler yerleştirin. Ayrıca taşınabilen şemsiyeler de işinizi görebilir. Tentelerin de yağmurlu yaz günlerinde en büyük kurtarıcınız olacağını aklınızdan çıkarmayın.
Bu arada kuş kafesleri de bahçelerin dekorasyonuna farklı bir hava katıyor. Bu kafeslerde kuş beslemeniz de gerekmiyor. İsterseniz kafesin içine mum ya da çiçek koyarak dekoratif bir obje olarak kullanabilirsiniz.

Bitki problem ve çareleri

*Bitki problemleri ve çareleri
Bitkiler ışık isteklerine göre doğru yerleştirilmelidir. Güneş seven çiçekler gölgede açmaz. Gölge sevenler ise güneşli yerde kavrulur ve çabucak ölür.

Fazla rüzgâr da bitkileri rahatsız eder. Saksı bitkilerinde aşırı sulama sebebiyle çürüme problemi sık görülür. Mantar ve böcekler saksı bitkilerinde de görülür. Hastalık fark edildiği anda ilaç yapılmalıdır.

Tırtıl ve salyangozlar elle toplanıp yokedilir. Karıncalar bitkilere çok zarar verir. Görüldüğü zaman granül şeklinde satılan karınca ilacı az miktarda saksı toprağına serpilir.

Beyaz sinek özellikle sardunya, cam güzeli, begonya ve küpe çiçeklerine musallat olur. Mücadelesi zordur. Görüldüğü anda ilaç yapılır ve kurtulana kadar üç günde bir tekrarlanır. Yaprak bitleri (aphid),kabuklu(scale) ve unlu bitler(mealybug) için ev yapımı karışımlar da çok etkilidir.

*Alınacak tedbirler
Steril toprak kullanmalı, eski saksılara dikim yapılmadan önce sıcak suyla iyice yıkamalıdır. Satın alırken sağlam bitkiler seçilmeli,güvenilir yerlerden alışveriş edilmelidir.

Hastalığa zemin hazırlamaması için bitkilerin solmuş çiçekleri, kuru yaprakları düzenli temizlenir. Saksılarda çıkan otlar derhal temizlenmeli, toprakta kuru yaprak vs. bırakılmamalıdır.

Hastalıklı bitkiler sağlam olanlardan uzaklaştırılır ve ilaçlanır. Düzelmezse yokedilir. Toprağı yeniden kullanılmaz. Havadar mekan, düzenli bakım ve besleme hastalıkları azaltır.

Saksı bitkileri için önemli detaylar

Çocukluk hatıralarımızda yer alan fesleğen,ıtır,küpe çiçekleri, pencerelerden salkım salkım sarkan karanfiller veya sakız sardunyalarını artık pek göremiyoruz ama geniş bir kullanım alanı bulması yüzünden saksı bitkileri günümüzde de rağbet görüyor.

Balkon, teras veya pencere önünde yetiştirdiğimiz çiçekler bahçe hasretini bir nebze azalttığı gibi evimizin güzelliğine katkıda bulunuyor. Tercihimiz ister hevesle aldığımız bir saksı fesleğen isterse teras dolusu kalıcı bitkiler olsun hayatımıza bir renk getirerek bizi tabiata yaklaştırıyor.

Saksı bitkileri deyince aklımıza hep klasik çiçekler gelir. Oysa saksıda yetişebilen bitkiler tahmin edemiyeceğimiz çeşitliliktedir. Her geçen gün bahçe bitkilerinin saksıda yetiştirmeye uygun boyutta olanları üretiliyor. Doğru saksı,uygun toprak seçimi ve uygun bir ortam ve bakım sağlamak kaydıyla meyve,sebze, herdem yeşil veya yaprak döken birçok çalı ve sarmaşık cinsini balkonumuzda yetiştirmek mümkün.

Saksı bitkileri bahçe düzenlemesinde de hatırı sayılır bir yere sahiptir. Bahçemizin toprağı bazı bitkilere uygun olmayabilir. Bu türleri uygun toprak kullanarak saksıda yetiştirebiliriz. Hassas çiçekleri veya kışın kapalı yerde korunması gereken kalıcı bitkileri bahçe olsa bile saksıda yetiştirmek daha iyi olur.
Saksı seçimi
Saksı seçimi önemlidir. Toprak saksıların iyi özellikleri tabii manzarası ve gözenekli olması sebebiyle toprağın aşırı su tutmasını önlemesidir. Sukulent ve kaktüs türleri için çok iyidir. Ancak hafif ve kolay kırılmayan plastik saksıları şahsen daha kullanışlı buluyorum.

Pencere önü veya balkon demirlerine monte edilecek saksılar emniyetli olmalı, sulama sırasında da problem çıkarmamalıdır. Duvarlara takılabilecek çiçeklikler ve askılı saksılar yer kazandırması açısından iyidir. Büyük ve kalıcı bitki dikilecek saksıların plastik olması daha uygundur. Böylece yer değiştirme gerektiğinde fazla zorluk çıkmaz.

Saksı seçilirken büyüklüğünün dikilecek bitkiye uygun olmasına dikkat edilmelidir. Sığ olanlar daha çok kısa köklü mevsimlik çiçeklere uygundur. Özellikle çalı türü kalıcı bitkilerde büyük saksı kullanmak gerekir.

Toprak seçimi
Saksılarda bahçe toprağı kullanılmamalıdır. Hazır dış mekan toprak karışımları steril ve hafif olmaları açısından çok uygundur. İyice çürümüş bahçe kompostu da biraz iyi toprak ve kum karıştırılarak saksılarda kullanılabilir. Kaktüs cinsleri fazla kumlu, asitli toprak seven bitkiler ise humuslu toprağa dikilir.

Hindistan cevizi torfu
Bahçe merkezlerinde tuğla gibi sıkıştırılmış hindistan cevizi lifleri satılıyor. Her kalıbı derin bir kapta 4 litre suyla ıslatıp bekletiyorsunuz. Bir müddet sonra çözülerek hacmi 7-8 kat büyüyor. Gayet hafif ve mükemmel bir torf haline geliyor. Bu torf ekilecek bitkinin cinsine göre sıvı besin takviyesi yapılarak bir çok bitkide kullanılabilir. Tohum ekiminde veya fidelerin şaşırtılmasında hafif oluşu ile çabucak filizlenmeyi ve köklenmeyi sağlar.

Sulama
Sulama saksı bitkileri için önemlidir. Her bitki su ihtiyacına göre düzenli sulanır. Yalnız aşırı sulama topraktaki besin maddelerinin akıp gitmesine sebep olur. Su verildiği zaman alttaki drenaj deliğinden hafifçe sızması yeterlidir.

Sardunya, sukulent denilen yaprakları etli bitkiler ve kaktüs cinslerine toprakları hafifçe kurumadan su verilmemelidir.

Dikim sırasında saksı diplerine 1 cm kalınlığında çakıl veya kırık tuğla parçaları konarak drenaj sağlanmalıdır. Sulama sabah güneş çıkmadan veya akşam üstü yapılır. Çok soğuk su iyi değildir.

Çiçek Yetiştirme Yolları

Bahçe ve balkonlarımızda yetiştirdiğimiz çiçekleri çeşitli yollardan temin ederiz. En kolayı bir seraya gidip gözümüze kestirdiğimiz, hoşumuza giden çiçekleri satın almaktır. Az miktarda bitki gerekiyorsa bu yol en mantıklısı olacaktır.

Eğer büyük bir balkon veya bir bahçemiz varsa fazla sayıda bitki gerekir. Bu durumda çiçeklerimizi çeşitli metodlarla kendimiz yetiştirmemiz daha ekonomik olur. Çiçeklerimizi tohumla, çelik veya kök sürgünlerinden yetiştirebiliriz.

Tohumla yetiştirme
Tohumla bitki yetiştirmek biraz karmaşık bir iştir. Bütün tohumlar aynı şekilde ekilmez. Bitkisine göre ekim zamanı,ısı ve ortam farklılıkları gösterir. En çok mevsimlik ve iki yıllık çiçekler tohumdan yetiştirilir.

Dayanıklı mevsimlik çiçekler
Yıllık çiçeklerin bir kısmının tohumu Eylül ayında asıl yerine ekilir. Bunlar sonbaharda çimlenir ve soğuktan korkmadan kışı geçirirler. İlkbaharda gelişir ve çiçek açarlar. Bu cins çiçekler yer değiştirmekten hoşlanmazlar. Yalnızca sık fideler seyreltilir ve kalanlar oldukları yerde büyütülür.

Bu türler genellikle ilkbahar ve erken yaz döneminde açan cinslerdir ve çoğunlukla bir kere ekilince ertesi yıllarda tohumları dökülerek kendiliklerinden çıkarlar. Mevsimlik hezaran, sarı nergis, çörekotu, tatlı bezelye, bekâr düğmesi ve godetya bu tür çiçeklerdir. Bu türler nisan ayında ekilebilir ancak çiçek verimleri düşük olur.

Hassas mevsimlik çiçekler
Daha geç açan mevsimlik çiçekler ise tohumları Mart ayında sıcak bir yerde ekilerek yetiştirilir. Erken çiçek almak için bu şarttır. Dışarı ekilmek istenirse hava ısınıncaya kadar yani Nisan sonlarına kadar beklemek gerekir. Bu durumda çıkan fideler ancak yaz ortalarında çiçeklenir.

Birinci metod: Tohumlar 15-18 c. sıcaklıkta ve aydınlık bir yerde ekilir. Saksı veya en az 5 cm derinlikte tepsilere hazır torfla doldurulur. Tohumlar serpilir. İri tohumların üstü hafifçe örtülür. Toz gibi ince olanlar ise örtülmez, hafifçe bastırılır. Püskürteçle sulanır. Üzerine bir cam kapatılır. Kahverengi bir kağıt konur. Cam her gün çevrilir. Tohumlar çimlenince önce kağıt, bir kaç gün sonra da cam kaldırılır. Fideler gerçek yaprakları çıktıktan sonra küçük kese veya saksılara şaşırtılır.

İkinci metod: Tohumlar aynı şekilde saksıya ekilir. Üzerine şeffaf bir naylon torba geçirilir. Ilık ve gölge bir yere konur. Tohumlar çimlenince torba kaldırılır ve saksı aydınlık bir yere konur. Aynı şekilde fidelenir.

Begonya, cam güzeli, ateş çiçeği, petunya,aslanağzı, mine ve buz çiçeği böyle ekilir. Kadife, kral kızı, horoz ibiği ve kozmos gibi fazla hassas olmayan bazı mevsimlikler nisan ayında dışarıya ekilir. Fideler çıkınca asıl yerlerine şaşırtılır.

Tohumları dışarıda yetiştirme
Daha çok iki yıllık ve kalıcı çiçekler için uygundur. Bu cinsler ilk yıl yaprak ve kök geliştirir. Ancak ertesi yıl çiçek açarlar. Tohum ekmek için Mayıs ayı en uygun zamandır.

Hafif gölge bir yer seçilir. Yanmış gübre ile beraber kazılmış ve iyice işlenerek inceltilmiş toprağa tohumlar serpilir. Çok ufak tohumlar örtülmez, hafifçe bastırılır. İri tohumlar için toprakta çizgiler açılır. Fazla derin açılmamalıdır. Tohumlar bu çizgilere seyrekçe serpilir ve hafifçe örtülür. Tohumlar süzgeçli kova ile düzenli olarak sulanır. Çıkan fideler Eylül ayında istenen yerlere fidelenir.

İki yıllık çiçekler: Yüksük otu, ay gülü, çan çiçeği ve hüsnüyusuf.

Ömürlü çiçekler: Haseki küpesi, ezan çiçeği, Acı bakla, ömürlü karanfil ve gülhatmi türleri böyle yetiştirilebilir.

Bütün bunlardan farklı şekilde ekilen tohumlarda vardır. Mesela hercai ve aslanağzı tohumları Ağustos sonuna doğru ekilir. Çıkan fideler 4-5 hafta sonra yerlerine şaşırtılır. Aslanağzı olduğu yerde de kalabilir.

Kök sürgünlerinden yetiştirme
Ömürlü çiçekler ve bazı soğanlı çiçekler için için en uygun usuldür. Zira bu şekilde bitkiden çiçek almak için bir yıl beklemek gerekmez. Hemen o yıl açar. Mesela seradan beğendiğiniz ömürlü çiçeklerden az sayıda alırsınız. Bitki gelişip çoğalınca köklerinden ayırıp yeni bitkiler elde edebilirsiniz.

Ayrıca ömürlü çiçeklerin bir kısmı 3 yılda bir sonbaharda sökülüp kökleri ayrılarak yeniden dikilirse bitki tazelenir ve ömrü uzar. Kök ayırma ilkbahar veya yaz sonunda yapılır. Etli kökleri keskin bir bıçak kullanarak ayırabilirsiniz. Çok iri bitkileri ise çatal belle hafifçe yerinden oynatmak gerekebilir.

Çelik ile yetiştirme
Bazı ömürlü çiçekler çelikle yani bitkiden kesilmiş dalı köklendirerek yetiştirilebilir. İki çeşit çelik olur:

Kök çeliği ile: Yıldız çiçeği, hezaran, şakayık ve acı bakla kök çeliğiyle yetişir. Bitkinin dibinden fışkınlayan taze dalları köke dokunmadan ya elle hafifçe çekerek,kopmuyorsa bıçakla kesilerek ayrılır. Kesilen çeliğin üzerinde ana daldan küçük bir parça bulunursa daha çabuk köklenir. Çelik saksıda köklendirilir.

Uç çeliği ile: Bitkinin çiçeksiz ve taze bir dalı 5-10 cm kesilir. Toprak önce bir çubukla delinir. Çelik yerleştirilir. Toprak hafifçe sıkıştırılır ve sulanır. Gölgede köklendirilir. Çelikler susuz bırakılmamalı ama çürüyecek kadar da aşırı sulanmamalıdır.

Bahçe sorunlarına pratik çözümler

Bahçe sorunlarına pratik çözümler

Bahçe ve çiçeklerinizle ilgili kafanızı kurcalayan sorunlar elbette zaman zaman oluyordur. İşte o sorunlar ve çözümlerine birkaç örnek…

Bir arkadaşımın muhteşem bir begonyası var. Ondan bir parça alırsam, evimde dikebilir miyim? Aynı begonyayı ben nasıl üretebilirim?
Arkadaşınızın begonyasından alacağınız bir tepe çeliği, üzerindeki fazla yaprakları temizleyerek su dolu bir bardakta bekletin. Suyun içine dalan küçük saçak kökleri takip edin. Çoğalıp geliştiğinde, temizliğinden emin olduğunuz bir iç mekan toprağına dikin ve köklerin sarması için asla susuz bırakmayın.

Balkonuma ve bahçeme gül ekmek istiyorum. Bunun en kolay yolu nedir?
Eğer siz üretmek istiyorsanız, mart ayının başında güllerden çıkan budama artıklarını temiz bir kum içine dikebilirsiniz. Budama artıklarından çıkan bu dalların ne çok ince ne de çok yaşlı olanlarından bir çelik yapın. Çeliklerin üzerinde en az üç göz olmasına dikkat edin.

Yeni bir yazlık aldım. Bahçemin çevresi meşe ağaçlarıyla kaplı. Meşelerin çevresine bitki dikmenin riskli olduğu doğru mu?
Her bitki gölgede iyi yetişemeyeceğinden, meşe ağaçlarının gölge yaratması riskli sayılabilir. Ama meşe gölgesinde de yetişen bitkiler bulmak çok zor değil; sadece çok fazla çeşit ve alternatif yok. Tercihinizi ona göre yaparsanız sorun çıkmayacaktır.

Bahçemi saran sinek ve böceklerden nasıl kurtulabilirim?
Bahçe içinde ıslak bir alan varsa, öncelikle ondan kurtulmak lazım. Bahçemizde sinek davet eden bitkiler varsa, onları da azaltabiliriz. İlaçlama da bir yöntem ama doğayı korumak adına, en çaresiz olduğunuz durumda başvurmalısınız.

Evimin kuzeye bakan tarafı günde sadece üç saat güneş görüyor. Buraya ne dikebilirim?
Üç saatlik kuzey yönünden güneş ışığı alan bu bölgeye bambu, ormangülü, açelya, ortanca, aralya, aküba, Afrika zambağı, şakayık ekebilirsiniz. Bu çiçeklerin hepsi uzun ömürlü olduklarından ortama kolayca uyum sağlarlar.

Çimlerimin üzerinde sürekli mantar ürüyor. Bunun sebebi ne? Nasıl kurtulabilirim? Çime zarar verir mi? Zehirli olup olmadığını nasıl anlarım?
Bir mantarın zehirli olup olmadığını amatör bir göz anlayamaz. Genelde çim alanda oluşan şapkalı mantarlar zehirlidir. Fakat bahçeye zararı yoktur. Çocuklarımız ve hayvanlarımıza zarar verebilir. Elle toplamaktan başka bir çare yok. Bu mantarlar sulama ya da yağmurun çok yoğun olduğu durumlarda ürerler. İlacı yoktur.

Bahçede en sevdiğim çiçeklerim gölgede kalıyor. Köpeğim de burada yatmayı çok seviyor ve çiçekleri mahvediyor. Bu bölgeyi çitlemek istemiyorum. Köpeğimin buraya girmesini nasıl engellerim?
Güzel bir bahçe için eğitilmiş bir köpek şart. Eğer köpeğiniz gölgedeki çiçeklerin üzerine yatıyorsa, onun için alternatif bir gölge mekanı yaratmalısınız. Çiçekli alanın kenarına caydırıcı biberiye ya da lavantadan bordür oluşturabilirsiniz.

Yeni ektiğim çimlerimde yer yer sararmalar var. Ne yapmalıyım?
Kötü haber; belirtiye bakılırsa, artan ısılar nedeniyle taze çiminiz direnç kazanamadan çürüyor demektir. İlk olarak sulamayı azaltın. Sonra da bir uzman kontrolünde uygun bir fungusitle ilaçlayın.

Sardunyalarımın yaprakları çiçeklerinden çok daha fazla. Daha çiçekli olması için ne yapabilirim?
Sardunyalarınızın çiçekli ya da yapraklı olması tamamen cinsi ile ilgilidir. Ancak çiçekleri daha çok olsun diye birtakım gübreler mevcut. Bunları kullanabilirsiniz. Yine yapraklarının daha güçlü olmasını arzu edenler de yaprak gübresi tercih edebilirler. Bu gübreleri büyük marketlerden ve çiçekçilerden temin edebilirsiniz.

Aylara Göre Bakim

AYLARA GÖRE BAKIM

Bahçe ve çiçek bakımı; hergün, belirli zaman ve mevsimlerde ve gerektikçe olarak sınıflandırılabilir. Söz konusu bakım tedbirleri mevsim dönemleri içerisinde aylara bölerek anlatmadan önce, yurdumuzda mevsimlerin bölgeler itibarı ile farklı zamanlarda başladığını ve farklı seyrettiğinin unutulmaması gerekir. Bu nedenle bulunduğunuz yerin iklim özelliklerini mutlaka gözönünde bulundurunuz.

OCAK
Kötü havalar boyunca, saksılardaki ve tahta sandıklardaki bitkiler sulanmaz; ama soğukların daha ılımlı olduğu Ege ve Akdeniz yörelerinde sıcaklık 10 derece, havada kuru olduğu zaman az miktarda sulama yapılabilir.
Gül ağaççıklarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi, güllerde erken bir tomurcuklanma görülürse hemen budamaya başvurulması gerekir. Tırmanıcı bitkilerin dolandıkları kafes biçiminde yapıları onarma işlemine bu bitkilerin tomurcukları çıkmadan başlanmalıdır; bahçedeki bu tür yapıların üstünde biriken kar temizlenir ve hem tırmanıcı bitkilerin, hem taşıyıcı çatıların durumu gözden geçirilir. Genellikle toprak yüzeyinde rüzgar, az sulama ve soğuk nedeniyle çok tehlikeli bir kabuk oluşur; sık sık kırılıp yok edilmezse, bitki köküne zarar vermesinin yanı sıra, çürümeye, hayvansal ve bitkisel asalakların yayılmalarına yol açar.

ŞUBAT
Çiçek vermeyi kesen ağaççıklar ve yeniden çiçek veren gül fidanları budanır. Ayın sonuna doğru lüksürlerin ilk budamaları yapılır. Yeniden düzenlenecek alanlar bellenir. Camlı bölmelerde yıllık otsu bitkiler ekilir; floks, mavi sukeneviri, petunya, hintgülü, menekşe, zinya, aslanağzı,vb. Özel bir ekme bölümü yoksa bu işlem Mart-Nisan aylarında yapılmalıdır.
Çim alanlarda kış gübrelemesi önceki aylarda yapılmadıysa bu ay yapılmalıdır.

Şubat ayı, balkonu düzenlemeye başlamak, konuma elverişli bitkileri seçmek için en uygun aydır. Evde camlı bölmelerde yada üstü kapalı sandıklarda bitki yetiştiriliyorsa, tehlikeli olabilecek oranda nem birikmesini önlemek ve bitkilerin solumalarını sağlamak için cam ve kapakları sık sık açılmalıdır: Bu işlem gündüzleri yapılmalı ve cam ile kapakların açılmaları, bir saatten çok sürmemelidir. Güller Ocak ayında budanmamışsa budama bu ay yapılmalıdır.

MART
Kış aylarında bitkileri korumak için toprağa serilen saman, turba, bitki yaprağı, vb.’den oluşan örtüler son kez yenilenmelidir.Sonbaharda yada kış boyunca tohum olarak ekilen bitkilerin yerlerine dikilmesine de Mart ayında başlanır. Tırmanıcı bitkilerin sarıldıkları yerlerdeki bağlar, bağlantı yerleri elden geçirilir. Ayın sonuna doğru sardunyaların ve öbür çok yıllık bitkilerin saksıları bol gübreli yeni çürük toprağı kullanılarak değiştirilir. Bitkiler don olayından zarar görmüşlerse yenilenirler. Morsalkım bitkisi budanır. Mart ayında fazla nemini kaybetmeye başlayan toprağın tava gelmesi ile üzerinde her türlü derin işleme veya çapa işlemi yapılabilir. Bitkilerin yıllık gübre ihtiyacının ilk yarısı bu dönemden itibaren Nisan sonuna kadar verilmelidir. Kullanılacak organik gübrenin yanında metrekareye 30 gr. gelecek şekilde yapay kompoze gübrenin toprağa saçılıp hafif bir çapa ile toprakla karışmasını sağlamak ve sulamak, verilecek organik gübrenin besince takviye edilmesi açısından faydalı olacaktır

NİSAN
En son gül fideleri yerlerine dikilir. Çiçek açan yada güzel yapraklı ağaççıkların dikimine başlanır. Bir havuza yada akvaryuma su altında yaşayan bitkilerin (nilüfer,su sümbülü) yerleştirilmelerine geçilir.
Yaz aylarında çiçek açan yıllık bitkiler (Petunya, mine, ninya, karanfil, camgüzeli, godetya,, vb.) tahta sandıklara ekilir.

Çok yıllık otsu bitkiler ( gündüzsefası, aslanağzı, anbrietia, dimorphoteca, ayçiçeği,vb.) dikilir. Glayörün, soğanlı begonyanın, yıldızçiçeğinin, soğanları toprağa gömülür.

Çiçeklenmeleri yeni bitmiş tırmanıcı bitkilerin ve ağaççıkların budanmasına başlanır. Asalaklara karşı ve çiçekleri korumaya yönelik ilaçlama uygulanır. (Özellikle güllerde bu ay; küllenme mantar hastalığı başgösterebilir; tomurcukları ve yeni yaprakları saran bu mantar, boru biçimine getirerek yaprakların solmalarına yol açar.

Tohum ekilen yetiştirme sandıklarının yada nazik bitki türlerinin bulunduğu saksıların üstleri, gölgelenmelerini sağlayacak bir üst örtü ile kaplanır. Gölgeleme örtüsü saydam muşambadan yapılır

Bu aydan başlayarak sıcaklık ve kuraklığa duyarlı türlerde, saksı toprağının üstleri bir tabaka turbayla kaplanır ve bu bitkilerin sulanması azaltılır.

MAYIS
İlk baharda ekilen soğanların (sümbül, lale, nergis, safran) yıllık otsu bitkilerin ve çiçek veren çok yıllık bitkilerin (çuhaçiçeği, papatya, menekşe, unutmabeni, cerastium) çiçek vermesi biter. Ağaçsıların ( horçiçeği, kiraz, rodedondron, açelya vb.) çiçek vermeleri de sona ererve yeşillikle kaplanırlar ; güller çiçek açmaya başlar. Balkona sardunya,ağaçminesi gibi bitkilerin yanına çiçek veren yada yapraklı ağaçsılar ve tırmanıcı bitkilerde yerleştirilebilir. Balkon çok güneş alıyorsa perde, hasır yada naylon örtülerin uygun biçimde yerleştirilmesiyle ışığı kıran bir düzen kurulmalıdır. Bitkinin yapısal özelliklerine, iklime, kullanılan saksı ve toprak cinsine uygun bir sulama rejimi saptanmalıdır. Bitkilerin aşırı güneşli saatlerde sulanmamaları, sulama suyunun soğuk olmaması çok önemlidir.
Yeşeren soğanların bulunduğu yetiştirme sandıklarına yeni çiçeklerin ekilmesinde iki yola başvurulur: Soğanlar yetiştirme sandıklarında bırakılarak, ayrıca yeni tohumlar ekilir; soğanlar sandıktan alınıp bir kenarda bekletilir ve sandıklara yeni çiçekler ekilir.

HAZİRAN
Tırmanıcı bitkilerin dalları, tırmandıkları yapıya rafya ipiyle bağlanır. İlkbahar sonunda çiçek açan türlerin tohumları toplanmaya başlanır. (Tohumlar güneşli günlerde güneş altında toplanmalı ve kurumaları için gölgelik bir yerde gazete kağıdı üzerine serilmelidir.)
Bitki çiçeklerinden elden geldiğince yararlanılmak isteniyorsa, çiçeklerin taçları solmaya başladığında saplarının ortasından kesilir, biçme denilen bu işlem hem otsu bitkilere, hemde ağaçsılara, hemde yarıağaçsılara uygulanır ve başka goncalar oluşturacak çok sayıda yeni tomurcuğun açmasını sağlar; ayrıca kokulu bitkilerde, tam çiçeklenme dönemine girmelerini geciktirmek için taç goncaları oluşturması açısından çok önemlidir.

TEMMUZ
Bitkilere verilen su artırılmalı ve asalakların oluşmamasına özen gösterilmelidir. Asalak görüldüğünde hemen asalakları yok eden bir ilaçla gerekli koruma önlemleri alınmalıdır; ilaçlamada en önemli nokta, hangi ilacın hangi asalak için etkili olduğunun bilinmesidir. Yaprakların alt yüzlerinde pas renginde toz halinde bir örümcek ağı görülmesi, kırmızı örümcek bulunduğunu gösterir. Temmuz ayında yapılması gereken önemli bir işlemde ayıklama işlemidir; (Kuru ve sararmış yaprakların, küçük ve zayıf dalların, solmaya yüz tutan taçların makasla kesilerek temizlenmesi). Güllerde , aşılı ağaççık ve süs çalılarında dipten çıkan ybani sürgünlerin kesilmesi gereklidir. Ayrıca geçen çiçeklerin temizlenmesine devam edilir. Bu iş güllerde geçen çiçekten sonraki ilk sağlıklı yaprağın üzerinden kesmek suretiyle yapılır.
Yıldız çiçeklerindeki ikinci goncalr kesilip, yalnızca ilk açan ana goncalar bırakılır. (Böylece taçlar daha büyük olacaklardır.)

Temmuz ayı ; ayrıca ağaççıkların daldırma dalı yada dallandırma çubuğu yöntemi ile çoğaltılmalarına en uygun aydır. Leyalak ve güllerde gözaşısı ile üretim zamanıdır.

Yaz boyunca çiçek açan ağaççık ve çalı fomlu bitkilere, yazlık çiçeklere, özellikle güllere besin takviyesi yapılmalıdır. Çiçeklenme dönemi sonunda gübreleme işlemine son verilmelidir.

AĞUSTOS
Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi son ermiştir. Ön hazırlığı yapılmış ağaç nakilleri bu ayın ikinci yarısından itibaren gerçekleştirilebilir.
Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: ay boyunca iki kez “sarı lekelerin” oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan arındırılır.

Nilüfer vb. bitkilerin bulundukları havuzlar eski yaprakların ve solan çiçeklerin çürüyüp suyu zehirlemelerini önlemek için düzenli bir biçimde temizlenir.

Yeşil ağaççık ve çalı formlu bitkilerin ikinci budaması bu ayın yarısından itibaren başlanarak yapılır. Çit bitkilerininde budaması yapılmalıdır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen bir budama yapılmalıdır.

Ağustos sonu ile Eylül sonu arası durgun gözaşısı zamanıdır.

Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere devam edilir.

Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp (kefekilenme) bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık alınmalıdır.

Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin ” dinlenmeye alınması” na, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır. Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler. Sonra, bitkinin hem yaprakları, hem toprağı bolca sulanır, geceleri çiy olan bölgelerde, bitkiler gün battıktan sonra sulanmamalıdır.

EYLÜL
Ağustos ayında tatile çıkılmış ve bitkiler susuzluktan etkilenmişlerse, budanmalıdırlar. Budamadan sonra, bahçe sopasıyla toprağın sert ve tıkız tabakası kaldırılarak bitki iyice beslenip, bolca sulanmalı, sonrada organik yada mineral gübreyle gübrelenmelidir.
Bitkinin yeni bir çiçek verme dönemine girmesi istendiğinde, bolca budanmalı, yaprakları her 5 günde bir üçkez ıslatılmalı, yapraklar ıslatılırken suyun içerisine hormon uyarıcı bir madde koyulmalı, haftada iki kez kökten yapılan sulamada flor bazlı bir madde kullanılmalı, arkadan hemen demir sülfat ve su karışımından oluşan sulama suyuyla, haftada 2 kez bir başka sulama yapılmalıdır.(Bu iki değişik sulama bitkinin normal sulamasına ek olarak gerçekleştirilmelidir.) Çok önemli işlemlerden biride saksıların temizlenmesidir; bitki çıkartılıp, toprak boşaltılır içine yeni toprak konulmadan önce saksı iyice yıkanır ve mikroptan arındırılır.

Sonbahar yağmurları ile toprak işleme tavına gelir, ekim dikim yapılmasa bile toprağın kışı işlenmiş olarak geçirmesi yararlı olur.

Sonbahar hatta ilkbaharda dikilecek fidanların yerlerinin hazırlanması faydalı olur.

Sonbahar dikimlerinin erken yapılmasında fayda vardır. Kış öncesinde dikilen fidanlar köklerini çalıştıracak zaman bulabilirseler kış şartlarına daha mukavim olacaklardır. Bu arada topraksız fidanların Kasım ayında dikilmesi gerektiğini unutmayınız. Özellikle boylu ve dallı fidanların dikim sonrasında rüzgardan etkilenmelerini önlemek için fidan gövdesine zarar vermeden gergi yapmak gereklidir. KIşlık çiçek fidelerini ve baharda açan soğanlı çiçekler dikilebilir. Büyük ağaç nakilleri gerçekleştirilebilir.

Baharda dikilen soğanlı çiçeklerin soğanları bu ayda, özellikle kuru havalarda sökülür. Kuru ve havadar yerlerde saklanır.

EKİM
Bahçenin durumuna göre yapmak istediğiniz işlere göre krizma (derin işleme), belleme, çapa veya fidan çukuru açılması gibi her türlü toprak işlemesi için Ekim ayı ideal aydır. Toprak işlenmeden önce orgnik gübre verilmesi ideal olur.
Kökleri kap içerisinde topraklı her türlü fidan dikimi yapılabilir. Yine kışlık çiçek fidelerinin, baharda açan lale, sümbül, nergis gibi soğanlı çiçeklerin dikimine devam edilir. Adonis, gündüzsefsı, kahkahaçiçeği, kazayağı, kuşotu, floks ekilebilir.

Sardunyalardan çelik alınarak üretimleri yapılabilir, baharda dikilmiş soğan ve yumrulu bitkiler ilk donlardan önce sökülmelidir; (begonya, yıldız, kına, glayör vb.)

Çok yıllık otsu bitkilerin ve ğaççıkların saksılarındaki toğrğın yüzey bölümü yenilenip, yerine yeni, gübreli toprak konur. Küme halinde yada tırmanıcı özellikte yeni ağaççıklr dikilir.

En narin bitkilerin toprak yüzeyleri turba yada ambalajlarda yararlanılan saman kullanılarak kaplanmaya başlanır; daha az dayanıklı bitkiler balkonun en havadar ve güneş alan bölümünde toplanır.

KASIM
Hava ve toprak koşulları uygun olduğu sürece her türlü toprak işleri yapılır. Kış öncesinde yabansı otların ayıklanması ve bitki diplerinin kabartılması uygun olur, ayrıca kök diplerin torf, yaprak çürüntüsü kompost, v organik gübre ile örtülmesi kış şartlarına hazırlık açısından yararlı olur.
Gerek kökleri kap içerisinde topraklı, gereks çıplak köklü fidanların dikimi için bu ay idealdir. Dikimler toprak kar ve don yüzünden işlenmez hale gelincey kadar sürdürülebilir.

ARALIK
Bu ay dikim ayı olduğu kadar budama ayıdır da. Sonbahar budaması özellikle çiçeklerini baharda meydana getirdikleri sürgünler üzerinde veren ağaççık ve süs çalıları için önemlidir.

Güllerde budama, dal ve sürgünlerin yarı yerinden kesilmesiyle yapılırken diğer bitkilerde budama şekli, bitkinin cins ve ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Bu dönemde budanan dal ve sürgünlerin uçları kışın donabilir. O zaman bu ölü uçların baharda yeniden kesilmesi gerekir

Alintidir…

Ev Bitkileri

YAPRAKLI SALON BİTKİLERİ

http://www.humeyraozdamar.net/basresim/cyperus1.jp g

Fazla ışık ve özel ısı ihtiyaçları olan çiçekli ev bitkilerinin aksine, yaprakları için yetiştirdiğimiz bitkilerin bakımı daha kolay ömürleri daha uzun olur. Her mekana göre bir yapraklı bitki mutlaka bulunur. Yalnız salonlarımızı değil,dışarıdan ışık alabiliyorsa mutfak,banyo ve ev girişlerini bitkilerle süsleyerek yuvamıza bambaşka bir hava kazandırabiliriz.

Tabii ki bu konuda dikkate almamız gereken bazı noktalar var. Öncelikle seçtiğimiz bitkinin büyüklüğü mekana uygun olmalı,hareketlerimizi kısıtlamamalı. Önemli olan aldığımız zamanki değil,ileride ulaşacağı boyutlardır.

Işık isteği çok önemlidir. Bitkiye istediğiniz kadar iyi bakın,ışık yeterli değilse netice alamazsınız. Düz yeşil yapraklı olan bitkiler,çizgili,benekli veya farklı renkte olanlardan daha az ışık isterler.

Isı da çok önemlidir. Bu tür bitkiler oda sıcaklığında rahatlıkla yetişirler. Yalnız ani ısı değişikliği ve cereyan zarar verir.

Sulama yeterli olmalıdır. Bazen fazla su,bitkiyi susuz kalmaktan daha çabuk öldürebilir. Sulamadan önce bitkinin toprağını kontrol edin. Kurumaya yüz tutmuş ve ufalanıyorsa sulayın.İstisnalar dışında saksının dibinde su birikmesine izin vermeyin. Çürümeye sebep olabilir.Daima ılık ve dinlenmiş su kullanın.

Bir diğer nokta yeterli nem sağlanmasıdır. Hiç fark ettiniz mi bilmem,kuaför ve kuru temizleyici salonlarında çok gür yetişmiş bitkilere rastlarız. Sebebi, yeterli neme sahip bir ortamda bulunmalarıdır. Yapraklı salon bitkilerinin anavatanı genelde tropik bölgeler olduğu için bu ihtiyaçları giderilmezse yaprakları uçlarından kurumaya başlar,solgun ve donuk bir renk alır.Böylece dekoratif özelliğini büyük ölçüde kaybeder. Her gün ince bir püskürteçle bitkileri nemlendirin.Bunun içinde mutlaka kireçsiz su kullanın.

Toz bitkilerin amansız düşmanıdır. Mücadele gerektirir. Kimilerini arada bir yıkayabilirsiniz. Yalnız bu sırada hırpalamamaya dikkat edin. Geniş yapraklı bitkilerin yapraklarını arada bir ıslak bir süngerle silebilirsiniz. Bu işlemi yaparken süngeri sık sık yıkayın. Yapraklar iyice kuruyunca yaprak cilası sıkın. Böylece bitki hem kolay tozlanmaz,hem de olduğundan gösterişli bir hal alır.

Cilayı hiçbir zaman çiçekli veya tüylü yapraklı bitkilerde kullanmayın. Üzerindeki talimatları dikkatle okuyun.

Bitkilerinizi düzenli olarak besleyin. Çubuk veya sıvı gübre kullanabilirsiniz.

Hastalık ve zararlılara karşı tedbirinizi baştan alın. Daima güvenilir yerlerden alışveriş yapın. Gelişigüzel toprak kullanmayın. Ayrıca iyi bakılan,havadar mekanlarda yetişen bitkiler kolay hastalanmaz.

Ev bitkilerinde önemli bir nokta da bunların çoğunun zehirli olmasıdır. Evde küçük çocuk veya ev hayvanı bulunuyorsa seçim çok dikkatli yapılmalıdır.

Bazı bitkiler ise bizi birtakım zehirlerin zararlarından korur. Buna en güzel örnek Eğrelti Otu’dur. Mobilya cila ve boyalarında bol miktarda bulunan Formaldehit isimli çok zehirli bir madde sürekli havaya karışarak solunum yoluyla bünyemize yerleşir. Eğrelti Otu ise bu zehiri emerek havayı temizler. Orta boy bir bitki yirmi metrekarelik bir odanın havasını temizlemeye yeter.

——————————————————————————–

realist13-08-2007, 17:01
ÇİÇEKLİ SALON BİTKİLERİ

http://www.humeyraozdamar.net/basresim/potclivia2. jpg

Yaprakları için yetiştirilen salon bitkilerinin çoğu tabii ortamlarında çiçek açar,hatta meyve verenleri de vardır. Ancak ev şartlarında bu nadiren görülür.

İç mekanda çiçeklenebilen salon bitkileri ise bulunduğu yere farklı bir hava getirir.Adeta bahçeyi evimize taşır. Özellikle kış aylarında çok pahalı olan kesme çiçeklerin yerine alacağımız mevsimlik bir kaç saksı çiçekli bitki evimizi haftalar boyu süslemek için idealdir.

Bu bitkiler birkaç gruba ayrılır.

Gerçek ev bitkileri

Mum çiçeği, gardenya, Afrika menekşesi, cam güzeli, begonya türleri, anthurium, phalaenopsis ve bromeliad türleri gibi bitkiler oda ısısında gayet güzel yetişir ve açar. Ömürlerini ev şartlarında memnuniyetle geçirirler.

Bir çok kaktüs cinsi de evde kalıcı olarak yetiştirilebilir.

Soğanlı ve rizomlu bitkiler:

Frezya, gelin soğanı (ixia), amaryllis,gloxinia, soğan begonyaları ve kaladyum gibi soğanlılar türüne göre uygun mevsimlerde ev şartlarında yetiştirilebilir,çiçek açar ve mevsimi geçtiğinde kurur. Saklanan soğanları ertesi yıl tekrar dikilebilir.Klivya gibi bazı soğanlılar ise kalıcı yapraklara sahiptir.

Lale, sümbül, nergis,safran ve sıklamen gibi daha çok dışarıda yetişen soğanlar ise serin bir yerde yetiştirilir. Tomurcuklandığı zaman içeri alınarak, çiçekleri açıp bitene kadar manzara ve güzel kokuları ile evi şenlendirirler.

Limonluk Bitkileri de diyebileceğimiz Açelya, sineralya, onbiray çiçeği, çanta çiçeği ve kalanşo gibi bitkiler gerçekte iç mekan bitkisi değildir. Bunlar en iyi 10-15 c. ısıda yetişir. Çiçekli dönemlerinde iç mekana alınır,çiçekleri geçtikten sonra tekrar kapalı ama ısıtılmayan bir ortama çıkarılırlar. Bir kısmının ömrü zaten çiçek açtıktan sonra sona erer. (sineralya, çanta çiçeği)

Çiçekli salon bitkileri yapraklılardan daha hassas ve ışık istekleri daha fazladır. Çiçekli dönemlerinde bol su ve düzenli beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Hastalık ve zararlılara daha fazla maruz kalırlar. Böyle durumlar çabuk fark edilerek gerekli ilaçlama yapılmalıdır.

http://www.humeyraozdamar.net/basresim/potclivia2. jpg

Bu Çiçegin adı nedir?

Çiçek Bakımı

Unutmayın ki, çiçekleriniz canlı ve onların yaşamını uzatmak sizlerin elinde.
İşte size keyifle yapacağınız birkaç öneri;
Cam vazo tercih edin.
Vazonuzun içi tertemiz olmalı.
Vazonuza uygun oranda su koyun. Normal buketler için yarım litre su (2 bardak) yeterli. Daha büyük buketler için daha fazla su koyun. Vazonuza ağzına kadar su ile kesinlikle doldurmayın. Vazonun altında 4-5 parmak su olması yeterlidir. Çok su dalları yumuşatır ve çiçeğin su çekmesini engeller.
Kesme çiçek besinini suda eritin. Bu besin çiçeklerin vazo ömürlerini uzatır.
Tüm dalların altından 3-4 cm keskin bir bıçakla çapraz kesin.
Çiçek dallarının suyun içinde kalan kısımlarındaki yaprakları temizleyin .
Vazonuza çiçeklerinizi zevkle yerleştirdikten sonra , direk güneş ışığından ve esintili yerlerden uzak bir yere koyun.
Vazodaki suyu 3-4 günde bir değiştirin.
Dalların suda kalan kısımlarını ( yumuşamıştır ) tekrar kesip, varsa kurumuş yaprakları ve çiçekleri temizleyin.

Ev çiçekleri bize nasıl zarar verebilirler?

Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de çiçeklerle aynı odada uyumanın, havadaki oksijen azalacağı için zararlı olabileceği konusunda genel bir inanış vardır. Aslında bu doğrudur ama sanıldığı kadar tehlikeli değildir.
Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden farklı, iki ayrı işlemdir.
Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır. Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın devam eder.
Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar.
Ortalama yetişkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru değildir.
Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit. Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16′dır. Yani her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6′sı vücudumuzda oksijen olarak kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570 litre civarındadır.
Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar. Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından, nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.
Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkar-dıkları fazla oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın içindeki oksijen miktarı yanında o kadar a/dır ki sağlığımızı etkileyebilmesi mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığını/ varsa başka tabii…

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.