Bilinçli Tüketici Olmanın Şartları

Posted On Mayıs 30, 2008

Filed under öneri

Comments Dropped leave a response

Evde Gıdaların Uygun Kullanımı ve Muhafazası

Et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini buzdolabında (0-4 derecede) muhafaza etmeliyiz. Buzdolabı dışında (daha yüksek sıcaklıkta) bekletmemeliyiz.
• Pişmiş gıdaları hemen tüketmeliyiz. Eğer daha sonra tüketilecek ise buzdolabında (10 derecenin altında) saklamalı ve bir defada tüketilecek olan miktarı ısıtmalıyız.
• Gıdaların temizliğinde deterjan gibi temizlik maddeleri kullanmamalıyız.
• Gıdaların pişirilmesinde dış yüzeyinin olduğu kadar içinin pişmiş olmasına da dikkat etmeliyiz.
• Sebzeler ve meyvelerin yıkama işlemini doğramadan önce bol suyla yapmalıyız. Aksi takdirde vitaminlerde kayıp olacaktır.
• Uygun saklama koşullarında saklanmaması nedeniyle küflenmiş gıdaların küflü kısımlarını atarak kalan kısmı kesinlikle kullanmamalıyız. Bozulma bütün gıdayı etkilemiştir (ör: salça ve yoğurt).
• Yumurtaları yıkamadan buzdolabına yerleştirmeli, pişirilmeden önce mutlaka yıkamalıyız.
• Meyveleri kesildikten yada suyu sıkıldıktan sonra hemen tüketmeliyiz. Aksi takdirde vitamin değerleri ciddi şekilde azalır.
• Patatesi, karanlık, serin, kuru ve hava akımı olan yerde saklamalı, üzerinde filizler oluşan patatesleri kesinlikle tüketmemeliyiz.
• Kuru yiyecekleri serin, karanlık, kuru ve havalandırılabilen yerlerde saklamalıyız.
• Dondurulmuş ürünler oda sıcaklığında değil +4-8°C’de çözündürülmeli ve bir kez çözündürülmüş ürün bir daha dondurulmamalıdır.
• Steril ürünler açıldıktan sonra mutlaka buzdolabında muhafaza edilmelidir.

Gıda Katkı Maddeleri

Gıda katkı maddeleri, kendi gıda olmayan, ancak gıdalara uygulanan işlem gereği zorunlu olarak katılan maddelerdir.
• Gıda katkı maddeleri dünyada 180’den fazla ülkenin kabul ettiği bir sistemle numaralandırılır. Bu numaraların hepsinin başında ‘Europe’-(Avrupa) sözcüğünün baş harfi olan ‘E’ harfi vardır.
• ‘E’ harfi ile başlayan katkı maddeleri gıdalar için belirlenmiştir. Kanunlarda belirtilen sınırları geçmediği sürece, yaşam boyu sağlık riski oluşturmadan kullanılabilirler. Bu nedenle Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan üretim izni almış ürünleri tüketmeliyiz.
• Her katkı maddesinin numarasının yanı sıra bir de adı vardır. (ör: ‘E110’ kodlu katkının adı sunset yellow’dur) Etikette numarası veya adı ile belirtilebilir.
• Gıda katkı maddeleri ile ilgili olarak internet ve faks aracılığıyla gelen asılsız haberlere inanmayıp konunun uzmanlarına danışmalıyız.(Ör:Gıda Mühendisleri Odası, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tübitak, Üniversiteler vb.)
• Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri; Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Gıda Tarım Örgütü (FAO)’nün ortaklaşa oluşturduğu uzmanlar komitesi tarafından sürekli olarak araştırılır. Bu araştırmalar sonucunda kullanımına izin verilir. Ülkemiz, her iki örgütün de asil üyelerindendir.

Gıda katkı maddelerinden; numaraları;

E100-200 arası olanlar renklendiricileri,
- E200-300 arası olanlar koruyucuları ifade eder.

• Ülkemizdeki kanunlara göre;
- İşlenmemiş gıdalar
- Bal
- Pastörize ve sterilize süt
- Aromalandırılmamış, doğal fermantasyonu durdurulmamış süt ürünleri
- Şeker
- Kuru makarna
- Doğal mineral sular ve kaynak suları, gibi gıdalarda katkı kullanımı;
- İşlenmemiş gıdalar
- Şişelenmiş ve ambalajlı sular
- Çikolatalı sütler
- Aromalandırılmamış fermente süt ürünleri
- Un ve benzeri öğütülmüş ürünler ve nişastalar
- Ekmek ve benzeri ürünler
- Domates salçası ve konserve domatesler
- Meyve suyu, nektarları ve sebze suları
- Kakao ürünleri ve çikolata ürünlerindeki çikolata kısmı gibi gıdalarda renklendirici kullanımı yasaktır.

Mikroorganizmaların Yararları ve Zararları

Yararları
• Mikroorganizmalar yaşamın önemli bir halkasını oluştururlar ve onlarsız hayat olamaz.;
• Yoğurt, ekmek ve turşu gibi pek çok gıdanın elde edilmesinde aktif olarak görev alırlar.
• Antibiyotiklerin elde edilmesinde yararlanılır
• Probiyotik gıdaların yapımında kullanılırlar.

Zararları
• Uygun koşullarda üretilmeyen ve muhafaza edilmeyen gıdalarda gelişerek bozulmalara ve dolayısıyla ekonomik kayıplara yol açarlar.
• Bozulma yapan mikroorganizmanın özelliğine göre hastalık oluşturabilirler ve bunun sonuncunda ölümlere yol açarlar. (ör: ABD’de her yıl yaklaşık 76 milyon kişi gıda zehirlenmesine uğramakta, 5000 kişi bunun sonucunda ölmektedir. Uğranılan kayıplar ise milyar dolar seviyesinde ifade edilmektedir.).
• Bazı mikroorganizmalar (ör: küfler) gıdalarda gelişerek oluşturdukları toksinlerle (zehirlerle) kansere ve buna bağlı ölümlere yol açarlar.

• Gıdaların bozulmadan durabileceği süreyi uzatmak, böylece tüketiciye taze gıdalar sunmak için belli yöntemler uygulanır.
• Kurutma: Mikroorganizmaların yaşaması ve aktif olması için ihtiyaç duyduğu suyun ortamdan uzaklaştırılmasıdır.(kurutulmuş sebze-meyveler)
• Oksijensiz ortamda tutma: kimi mikroorganizmaların yaşaması ve aktif olması için gereksinim duydukları oksijenin ortamdan uzaklaştırılmasıdır(ör:vakum ambalajlı salam, sosis vb.). Ayrıca oksijenin neden olduğu kimyasal tepkimeleri engellemek için vakum ambalaj kullanılır.
• Isıtma (ısıl işlem): Mikroorganizmaları öldürecek veya faaliyetlerini engelleyecek sıcaklıkta tutmaktır. Uygulanan ısıl işlem ile gıdalara da bulunan sağlığa zararlı mikroorganizmalar öldürülüp, zararsız mikroorganizmalar (belli sayıda ve güvenilir seviyede) gıdada kalabilir (ör: pastörize süt). Bu durumda gıdanın ömrü günlerle sınırlıdır. Uygulanan ısıl işlem ile gıdalarda bulunan tüm mikroorganizmalar öldürülebilir (ör: sterilize süt). Bu durumda gıdaların ömrü aylar-yıllar ile belirtilir.
• Tuzlama: Gıdaları hiç ısıtmadan, tuzlama yöntemi ile koruyabiliriz. Ortamda belli bir miktarda tuz bulunması, mikroorganizmaların faydalanacağı suyu azalttığından, gıdanın tazeliği bozulmadan dayanabildiği süre uzar (ör: pastırma, salamura balık, beyaz peynir vb.).
• Katkı maddeleri ile koruma: yasalarla kullanımına izin verilen miktarlarda gıdalara katılarak hem bozulmalar önlenir hem de gıda maddesine daha iyi bir yapı kazandırılır. (ör: sucuk, sosis vb.).
• Işınlama: Dünyada yeni uygulanan bir yöntemdir. Ülkemizde de uygulamaları oldukça yenidir. Gıdalardaki mikroorganizmaların insan sağlığına zarar vermeyecek biçimde ışınlar ile yok edilmesi veya azaltılmasıdır. Birçok gıdaya uygulanabilir. Ancak özellikle ısıtma, tuzlama vb. işlemlerin yapılamadığı ürünlere uygulanır.(ör: baharatlar). Bu yöntemin en büyük avantajı gıdaları, doğal yapılarını ve besin öğelerini bozmadan korumasıdır.
• Soğutma ve dondurma: Gıda maddeleri soğukta (+4°C) veya –18-26°C gibi daha düşük sıcaklık derecelerinde muhafaza edilerek bozulmalara ve zehirlenmelere neden olan mikroorganizmaların faaliyetleri en düşük düzeyde tutulur.

Gıdaları Ambalajlama

Gıdaların üretimlerinden tüketimlerine kadar olan süreç içerisinde, gıdaları uygun koşullarda saklayarak, dışardan gelebilecek çeşitli kimyasal/mikrobiyolojik/fiziksel bulaşıcıları önlerler.
• Herhangi bir şekilde zarar görmeleri durumunda içindekileri koruyamadıklarından sağlam materyalden yapılmalıdır. Bu amaçla çoğunlukla gıda endüstrisinde ambalaj materyali olarak cam, plastik, kağıt ve metal kullanılmaktadır.
• Gıda ile doğrudan temas ettiğinden ambalaj materyalinin seçiminde çok dikkatli davranmalıyız.
• Tek kullanımlık(geri dönüşümsüz) ambalajları kesinlikle yeniden gıdanın taşınması ve korunması amacıyla kullanmamalıyız.
• Depozitolu ambalajların yıkanarak/ çalkalanarak geri verilmesine özen göstermeliyiz.
• Ambalajları plastik, cam, kağıt ve metal olarak ayrı ayrı toplayarak atmalıyız.
• Ambalajların üzerinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın üretim izni, tarih ve sayısı bulunmasına dikkat etmeliyiz.
• Ambalajlanmış gıdanın ambalajını, gıdanın bitiminden sonra başka bir gıdanın saklanması için kullanmamalıyız.
• İç metal yüzeyi aşınmış, çizilmiş ve kararmış konserve kaplarda bulanan gıdaları tüketmemeliyiz.
• Gıdaları saklarken gazete kağıdı gibi gıdalarla temas etmemesi sarmamalıyız.

• Yasal olarak gıdaların ambalajlı ve etiketli satışa sunulması gerekmekte olup gıda maddelerinin etiketindeki
- Gıda maddesinin adı
- İçindekiler
- Net miktarı
- Firma adı, adresi ve üretildiği yer
- Son tüketim tarihi
- Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından alınmış üretim iznini gösteren tarih ve sayısının olup olmadığını kontrol etmeliyiz.
• Dondurulmuş ürünlerin evde dondurucularda saklanması gerekir. Alışverişte en son bu ürünleri satın almalı ve en kısa sürede dondurucuya koymalıyız.
• Satın alındıktan sonra son kullanma tarihi geçmemiş olsa bile gıda maddesinin ambalajı açıldığı anda bozulma, küflenme, renk değişikliği veya kokusunda değişiklik varsa böyle gıdaları tadına bakarak kontrol etme yoluna gitmemeli, ürünü tüketmeden iade etmeliyiz.
• Herhangi bir istenmeyen durumla karşılaşıldığında Tarım ve Köy İşleri ve Tüketiciler Birliği’ne Tarım İl Müdürlüklerine şikayette bulunmalıyız.
• Alt ve üst kapakları
• Normal görüntüsünü kaybetmiş ve böylece bombaj (şişkinlik) oluşturmuş konserve kutuları almamalıyız.
• Etiket üzerindeki Bilgiler kontrol edilerek kullanım süresi geçmiş gıdaları tüketmemeliyiz.
• Vakum paketlenmiş ürünlerde vakum herhangi bir nedenle bozulmuş ise bu ürünleri tüketmemeliyiz.
>>>> YEMEK SİTEMİZ <<<<

About these ads

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.